Learn how to use süreli in a Turkish sentence. Over 29 hand-picked examples.
Kısa-süreli iş arıyorum.
Translate from Turkish to English
O, üniversitede öğrenim yapabilmek için kısa-süreli bir işte çalıştı.
Translate from Turkish to English
Karım kısa süreli çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Süreli bir iş bulmak zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English
Babam asla uzun süreli dinlenmez.
Translate from Turkish to English
Çok uzun süreli alma.
Translate from Turkish to English
Uzun süreli yağışlı hava bitkiler için kötüdür.
Translate from Turkish to English
Güzellik kısa süreli zulümdür.
Translate from Turkish to English
Güzellik kısa süreli tiranlıktır.
Translate from Turkish to English
Kumanda panelinin uzun süreli kullanımdan kaçının. Göz yorgunluğunu önlemek için, oyunun her saati boyunca yaklaşık 15 dakikalık bir mola verin.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary uzun süreli sakinlerdir.
Translate from Turkish to English
Eğer eşiniz bir vatandaş ise uzun süreli bir vize almak daha kolay olabilir.
Translate from Turkish to English
Kısa süreli belleğimin çok kötü olduğunu unutmuşum.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary Boston'un uzun süreli sakinleri.
Translate from Turkish to English
Mary uzun süreli erkek arkadaşı ile evlendi.
Translate from Turkish to English
Uzun süreli işsizlik çok sinir bozucu ve moral bozucu olabilir.
Translate from Turkish to English
Asla uzun süreli duş almıyorum.
Translate from Turkish to English
Fadıl, Leyla'nın uzun süreli bir hayranıydı.
Translate from Turkish to English
Fadıl uzun süreli dönemlerle ortadan kaybolmaya başladı.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla ile uzun süreli bir ilişki yaşıyordu.
Translate from Turkish to English
Ali kısa süreli bir sakatlık yaşadı, ama oyuna devam edebilecek durumda.
Translate from Turkish to English
Sami uzun süreli bir aile arkadaşıydı.
Translate from Turkish to English
Lisanslar on beş yıl süreli olacak.
Translate from Turkish to English
Jonuz, kısa süreli görevi kabul eden tek adaydı.
Translate from Turkish to English
Bu sınırlı süreli bir teklif.
Translate from Turkish to English
Uzun süreli zenginlik çare bulma yeteneğini öldürür.
Translate from Turkish to English
William, kız arkadaşıyla uzun süreli bir ilişki içindedir.
Translate from Turkish to English
İsrail yıllardır halkını uzun süreli bir savaşa hazırladı.
Translate from Turkish to English
Bu süreli yayınlardan hangisini tercih edersiniz?
Translate from Turkish to English