Learn how to use sıçan in a Turkish sentence. Over 18 hand-picked examples.
Bir sıçan yolu koşarak geçti.
Translate from Turkish to English
Gemide bir sürü sıçan var.
Translate from Turkish to English
Az önce bir keseli sıçan gördüm.
Translate from Turkish to English
Sıçan bıyıkları iğrençtir.
Translate from Turkish to English
Kıstırılmış bir sıçan bir kediyi ısırır.
Translate from Turkish to English
Başarılı bir şekilde mutfakta büyük bir sıçan yakaladı.
Translate from Turkish to English
Bir sürü sıçan var.
Translate from Turkish to English
Bir sıçan uzun, sivri dişleri ve uzun bir kuyruğu olan küçük bir hayvandır.
Translate from Turkish to English
Bugünün öğleden sonrası için yirmi sıçan karaciğeri aldığından emin ol.
Translate from Turkish to English
Tom caddeyi geçerken büyük bir sıçan gördü.
Translate from Turkish to English
Tom metroda bir sıçan gördü.
Translate from Turkish to English
Şahin bir sıçan yakaladı.
Translate from Turkish to English
O burgerde sıçan eti olmadığına emin misiniz?
Translate from Turkish to English
Kedi ayrıldığı zaman sıçan dans eder.
Translate from Turkish to English
Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz.
Translate from Turkish to English
Evli evine, köylü köyüne, evi olmayan sıçan deliğine.
Translate from Turkish to English
Azimli sıçan duvarı deler.
Translate from Turkish to English
Çin burçlarının on iki hayvanı, doğada bulunan on bir hayvan türünden gelir; sıçan, öküz, kaplan, tavşan, yılan, at, koyun, maymun, horoz, köpek ve domuz ve efsanevi ejderha; takvim olarak kullanılırlar.
Translate from Turkish to English