Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sıcak"

Learn how to use sıcak in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Hava bugün sıcak.
Translate from Turkish to English

Bugün hava sıcak.
Translate from Turkish to English

Bugün hava çok sıcak.
Translate from Turkish to English

Sıcak suyun tümünü kullanma.
Translate from Turkish to English

Çorba aşırı sıcak.
Translate from Turkish to English

Bu soğuk değil, sıcak.
Translate from Turkish to English

Bugün hava korkunç sıcak.
Translate from Turkish to English

Bugün hava çok sıcak, değil mi?
Translate from Turkish to English

Hava bugün özellikle çok sıcak.
Translate from Turkish to English

Bugün, bu yılın en sıcak günüdür.
Translate from Turkish to English

Burası çok sıcak. Klimayı açayım mı?
Translate from Turkish to English

Bir bardak sıcak çorba beni rahatlattı.
Translate from Turkish to English

Öylesine sıcak bir gündü ki yüzmeye gittik.
Translate from Turkish to English

Birkaç gün hava sıcak kaldı.
Translate from Turkish to English

Dünün aksine bugün hava hiç sıcak değil.
Translate from Turkish to English

Bu çiçekler sıcak ülkelerde yetişir.
Translate from Turkish to English

Onlar otobüsten indiler ve sıcak güneşte iki kilometre yürüdüler.
Translate from Turkish to English

Hiçbir gözün ona acımadığı ve hiçbir sıcak elin onun ağrıyan bacaklarını yatıştırmadığı cezaevinin gizli bölümündeki hayranlık uyandıran genç bir kadına yapılan insanlık dışı zulümlerle ilgili ilginç bir kayıt hâlâ korunuyor.
Translate from Turkish to English

Çorba son derece sıcak.
Translate from Turkish to English

Onu ziyaret ettiğim zaman, sıcak karşılandım.
Translate from Turkish to English

Bana başka bir sıcak havlu getirir misin?
Translate from Turkish to English

Sıcak havluların var mı?
Translate from Turkish to English

Onlar, odanın çok sıcak olmasından şikayetçi oldular.
Translate from Turkish to English

Bu eldivenler onun ellerini sıcak tuttu.
Translate from Turkish to English

New York havası yaz mevsiminde sıcak ve nemlidir.
Translate from Turkish to English

Sıcak çorba yemeyi severim.
Translate from Turkish to English

Çorba o kadar çok sıcak ki onu içemem.
Translate from Turkish to English

O tavaya dokunmayın! O çok sıcak.
Translate from Turkish to English

O, yaşlı kadına sıcak bir gülümseme fırlattı.
Translate from Turkish to English

Onlar bizi sıcak bir şekilde karşıladı.
Translate from Turkish to English

Harika! Kahve sıcak.
Translate from Turkish to English

Biz sıcak karşılandık.
Translate from Turkish to English

Sıcak bir karşılamayla ağırlandık.
Translate from Turkish to English

Bizi sıcak karşıladılar.
Translate from Turkish to English

Kalabalıki ailem bana sıcak bir karşılama yaptı.
Translate from Turkish to English

Tom sıcak köriyi sever.
Translate from Turkish to English

Bu sıcak Yaza dayanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'den içecek sıcak bir şey istedi.
Translate from Turkish to English

Tom bu sıcak havadan usandığını söylüyor.
Translate from Turkish to English

Hava sıcak olmuştu.
Translate from Turkish to English

İki taraf, sıcak yaz güneşinde saatlerce mücadele ettiler.
Translate from Turkish to English

İstek başkanlık kampanyasında sıcak bir siyasi sorun haline geldi.
Translate from Turkish to English

O sıcak, samimi bir toplantı oldu.
Translate from Turkish to English

Yeni başkan, sıcak ve samimi bir insandı.
Translate from Turkish to English

Onun insanlara sıcak davranışı onu oldukça popüler yapmıştı.
Translate from Turkish to English

Başkan Taft arkadaşına sıcak bir veda mektubu yazdı.
Translate from Turkish to English

Keşif, 1896 yılında sıcak bir Ağustos gününde gerçekleşti.
Translate from Turkish to English

Tom'a sıcak bir kabul verildi.
Translate from Turkish to English

Tom gününe genellikle sıcak bir fincan kahveyle başlar.

Tom Mary'ye dışarıda oynanmayacak kadar sıcak olduğunu söyledi.

Tom bana bir bardak sıcak çikolata yaptı.

Tom sıcak banyoda oturuyorken karda pencereden dışarı baktı.

Tom küveti sıcak su ile doldurdu.

Bu politik problem sıcak tartışmalara neden oldu.

Çok sıcak olduğu için Tom uyuyamadı.

Tom'un orada sıcak karşılanmadığını fark etmesi uzun zaman almadı.

Tom'un bütün istediği güzel sıcak bir banyo idi.

Onun sıcak kişiliği güzelliğine çekicilik katıyor.

Yarın tekrar sıcak olacak mı?

Yarın sıcak olacak.

Yarın sıcak olacak mı?

Yüzü kırmızıydı ve o sıcak ve rahatsız hissediyordu.

Dün gece çok sıcak değildi.

Ayaklarımızı sıcak tutmak için ayaklarımızı yer değiştirmek ve hareket ettirmeye devam etmek zorunda kaldık.

Bu sıcak havaya katlanamam.

Gabriel sadece sıcak çorba ve biraz şeri içti.

Gabriel sıcak çorba ve biraz şerinin dışında bir şey almadı.

Tom sıcak bir kızartma tavasında parmaklarını yaktı.

Tom buradaki sıcak ve bunaltıcı yazlara dayanamıyor bu yüzden dağlara gidiyor.

Tom çorbanın yeterince sıcak olmadığını şikâyet etti.

O çok sıcak.

Oda sıcak.

Neden bu kadar sıcak?

Bu ceket sıcak tutuyoır.

Kahveyi sıcak severim.

Bu sıcak bir gündü.

Sıcak giysiler giyin.

Bu güzel ve sıcak.

Hava burada çok sıcak.

Onun sıcak bir kalbi vardır.

Hava dayanılmaz sıcak.

Oradaki sıcak mı?

Bu çay çok sıcak.

Hava çalışılmayacak kadar çok sıcak.

Hava benim için çok sıcak.

Hava orada gerçekten çok sıcak.

O çok sıcak bir gündü.

Bu odada hava sıcak.

Bu oda çok sıcak.

Hava bugün oldukça sıcak.

Bugün oldukça sıcak.

Sıcak öğle yemekleri alabiliriz.

Yakında hava daha sıcak olacak.

Çok sıcak değil mi?

Çok sıcak oldu.

Hava sıcak ve nemli.

Kaloriferi tamir ettiklerine memnunum, ama şimdi de çok sıcak.

Yüzmek için yeterince sıcak.

Bugün hava sıcak değil mi?

Çorba çok sıcak.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English