Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sıkıntılı"

Learn how to use sıkıntılı in a Turkish sentence. Over 34 hand-picked examples.

Sıkıntılı günlere karşı biraz para biriktirmelisiniz.
Translate from Turkish to English

Hava çok sıkıntılı;sanırım kısa süre içinde gök gürleyecek.
Translate from Turkish to English

En sıkıntılı olan en iyinin yozlaşmasıdır.
Translate from Turkish to English

Sıkıntılı bir gün için bir şey saklayın.
Translate from Turkish to English

Telefonsuzluk sıkıntılı bir durum.
Translate from Turkish to English

Evliliğin sıkıntılı.
Translate from Turkish to English

Sıkıntılı bir gece geçirdim.
Translate from Turkish to English

Sıkıntılı görünüyorsun.
Translate from Turkish to English

Tom sıkıntılı görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom sıkıntılı.
Translate from Turkish to English

Şikâyet etmekten başka hiçbir şey yapmıyorsun! Sıkıntılı bir dönem geçiren tek kişi sen değilsin.
Translate from Turkish to English

Tom sıkıntılı bir gece geçirdi.
Translate from Turkish to English

Senin umursamaz tavırların yüzünden sıkıntılı günler bizi bekliyor.
Translate from Turkish to English

İnsanları kendi aralarında iyi ve kötü olarak ayırmak saçma. İnsanlar neşeli ya da sıkıntılı olabilir.
Translate from Turkish to English

Meryem Hanım o günlerde de sıkıntılı bir dönem yaşıyordu.
Translate from Turkish to English

Bu dönemde gazetecilik yapmak biraz sıkıntılı.
Translate from Turkish to English

Bugünümüz biraz sıkıntılı, ama elbet aşacağız.
Translate from Turkish to English

Böyle sıkıntılı bir zamanda bizi yalnız mı bırakacaksın?
Translate from Turkish to English

Tom hiç sıkıntılı görünmüyor.
Translate from Turkish to English

Tom çok sıkıntılı görünüyor.
Translate from Turkish to English

Hükümetin mali durumu sıkıntılı.
Translate from Turkish to English

Bu sıkıntılı bir durum.
Translate from Turkish to English

Mary'nin sıkıntılı bir geçmişi var.
Translate from Turkish to English

Tom'un sıkıntılı bir geçmişi var.
Translate from Turkish to English

Tıpkı senin gibi, bu sıkıntılı günlerde uyumadım.
Translate from Turkish to English

Tom derinden sıkıntılı.
Translate from Turkish to English

Bu çok sıkıntılı.
Translate from Turkish to English

Tom sıkıntılı bir çocukluk geçirdi.
Translate from Turkish to English

Sami'nin sıkıntılı bir geçmişi vardı.
Translate from Turkish to English

Tom sıkıntılı görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Tom sıkıntılı olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom'un sıkıntılı olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English

Sandalyenin ayaklarından biri sıkıntılı.
Translate from Turkish to English

Sıkıntılı zamanlarda tanrıya yakar.
Translate from Turkish to English