Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sıkıntısı"

Learn how to use sıkıntısı in a Turkish sentence. Over 55 hand-picked examples.

Su sıkıntısı nedeniyle, banyo yapamadım.
Translate from Turkish to English

Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.
Translate from Turkish to English

2010 yılında, H1N1 aşısı sıkıntısı vardı.
Translate from Turkish to English

Ciddi gıda ve yakıt sıkıntısı vardı.
Translate from Turkish to English

Yakıt sıkıntısı vardı.
Translate from Turkish to English

Bölge su sıkıntısı içinde.
Translate from Turkish to English

Şu an nakit sıkıntısı çekiyorum.
Translate from Turkish to English

Bakar bakmaz bir sıkıntısı olduğunu anlamıştım.
Translate from Turkish to English

Her zaman nakit sıkıntısı çekiyor.
Translate from Turkish to English

İthal petrol sıkıntısı vardı.
Translate from Turkish to English

Yükselmiş kiralar için kısmen şiddetli konut sıkıntısı suçlanacaktır.
Translate from Turkish to English

Hindistan'da şimdi gıda sıkıntısı var.
Translate from Turkish to English

Hiçbir kaya sıkıntısı yok.
Translate from Turkish to English

Sürekli para sıkıntısı var.
Translate from Turkish to English

Bu yaz ciddi bir su sıkıntısı çekiyoruz.
Translate from Turkish to English

Can sıkıntısı onun en kötü düşmanı.
Translate from Turkish to English

Can sıkıntısı çok büyük bir sorundur.
Translate from Turkish to English

İş sıkıntısı yok.
Translate from Turkish to English

Bu bölgede su sıkıntısı çekiliyor.
Translate from Turkish to English

Can sıkıntısı en lüks şeylerden biridir.
Translate from Turkish to English

Düzenli olarak açık havada çalışan kişiler uykusuzluk sıkıntısı çekmezler.
Translate from Turkish to English

Erkek kardeşim osteoporoz sıkıntısı çekiyor.
Translate from Turkish to English

Mühendis sıkıntısı şirketimizin gelişimine büyük dar boğaz.
Translate from Turkish to English

Hâlâ nakit sıkıntısı çekiyoruz.
Translate from Turkish to English

On yıl sonra dünya çapında bir petrol sıkıntısı olduğunu varsayalım. Sanayileşmiş ülkelere ne olurdu?
Translate from Turkish to English

Bu alanda bir su sıkıntısı var.
Translate from Turkish to English

İşgücü sıkıntısı bizim için büyük bir sorun oluşturur.
Translate from Turkish to English

Onlar krize yanıt vermek için para sıkıntısı çekiyorlar.
Translate from Turkish to English

Bu şehirde ciddi bir su sıkıntısı var, yani biz bazen banyo olmaktan vazgeçmeliyiz.
Translate from Turkish to English

Artık yiyecek sıkıntısı yok.
Translate from Turkish to English

Fon sıkıntısı nedeniyle projemiz başarısız oldu.
Translate from Turkish to English

Tom'un her zaman nakit sıkıntısı oluyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un arkadaş sıkıntısı yok.
Translate from Turkish to English

Ona göre, insanlar su sıkıntısı çekeceği zaman yakında gelecektir.
Translate from Turkish to English

Buğday sıkıntısı var.
Translate from Turkish to English

Aşırı bir su sıkıntısı var.
Translate from Turkish to English

Leyla'nın sıkıntısı bitmedi.
Translate from Turkish to English

Tom'un sıkıntısı bitmedi.
Translate from Turkish to English

Leyla'nın taşradaki sıkıntısı yeni başlıyordu.
Translate from Turkish to English

Tom'un kazanmak için sıkıntısı yoktu.
Translate from Turkish to English

Sıcak para sıkıntısı esnafı zorluyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un bir sıkıntısı var.
Translate from Turkish to English

Tom para sıkıntısı yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Tom para sıkıntısı çekiyor.
Translate from Turkish to English

O her zaman para sıkıntısı çeker.
Translate from Turkish to English

Para sıkıntısı çekiyor galiba.
Translate from Turkish to English

Ulaşım sıkıntısı yaşadığınızı duymuştum.
Translate from Turkish to English

Kıyafetleri sağa sola dağılmışken, tüm sıkıntısı yüzüne yansımıştı.

Evimiz ulaşım sıkıntısı olmayan bir yerde.

Alt yazıda senkron sıkıntısı var.

Mutfakları epey geniş olduğundan yer sıkıntısı çekmeden çift kapılı bir buzdolabı aldılar.

İki temel sıkıntı vardır: Biri geçim, diğeri can sıkıntısı.

Dizel yakıt sıkıntısı nedeniyle artık araba kullanmıyorlar.

Doğru zamanda yaşanan can sıkıntısı bir zeka belirtisidir.

Kralların sıkıntısı hakikatı duymak istememeleri.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English