Learn how to use sıkma in a Turkish sentence. Over 21 hand-picked examples.
Pek çok kent yöneticilerinin uyguladığı kemer sıkma politikası son derece sevimsizdir.
Translate from Turkish to English
Tom'un boynunu sıkma dürtüsüne karşı koymak zordu.
Translate from Turkish to English
Ne? Biraz çorba ve kereviz, yiyeceğim bütün şey bu mu? Ben bir Zen rahip değilim.Ben böyle bir kemer sıkma diyetiyle yaşayamam.
Translate from Turkish to English
Bu aptal için canını sıkma.
Translate from Turkish to English
Canımı sıkma. Çalışıyorum.
Translate from Turkish to English
Canımı sıkma seni üzerim.
Translate from Turkish to English
Zaman, yumrukları sıkma zamanı değil, tokalaşma ve kardeşlik zamanıdır.
Translate from Turkish to English
Bir mali sıkma politikası yürürlüğe giriyor.
Translate from Turkish to English
Angela Merkel kemer sıkma taraftarıdır.
Translate from Turkish to English
İspanyol hükümeti ciddi kemer sıkma bütçesini duyurdu.
Translate from Turkish to English
Canımı sıkma!
Translate from Turkish to English
Mikroplar! Elimi sıkma!
Translate from Turkish to English
Sapları fazla sıkma.
Translate from Turkish to English
Sıkma canını Tom.
Translate from Turkish to English
Sıkma insanı.
Translate from Turkish to English
Canımı sıkma.
Translate from Turkish to English
Kemer sıkma politikası vatandaşı bezdirdi.
Translate from Turkish to English
Biri sana hak etmediğin şekilde hakaret etmişse ya üstüne alınıp canını sıkma ya da o lafı gerçekten hak edeceğin şekilde pozisyonunu güncelle. Birincisi elbette daha erdemli ama ikincisinin de kendine has bir zevki yok değil.
Translate from Turkish to English
Sıkma tatlı canını, okşa patlıcanını.
Translate from Turkish to English
Avamın cehaletini kafana takıp canını sıkma.
Translate from Turkish to English
Sıkma canını. Herkes yolunu bulmuş da bir biz mi sıkıntıdayız?
Translate from Turkish to English