Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sınıfta"

Learn how to use sınıfta in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Son hafta 5 öğrenci sınıfta yoktu.
Translate from Turkish to English

Lütfen sınıfta koşma.
Translate from Turkish to English

Lütfen sınıfta koşmayın.
Translate from Turkish to English

Bu sınıfta kırk öğrenci var.
Translate from Turkish to English

Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!
Translate from Turkish to English

Sınıfta az sayıda çocuk vardı.
Translate from Turkish to English

Öğrenci sınıfta uyukluyordu.
Translate from Turkish to English

Tom ve kız arkadaşı aynı sınıfta.
Translate from Turkish to English

Tom her zaman tasarruf yapmak için ekonomi sınıfta uçuyor.
Translate from Turkish to English

Biz aynı sınıfta İngilizce öğrenimi görmekteyiz.
Translate from Turkish to English

Zaman zaman sınıfta uyuyakalırım.
Translate from Turkish to English

Onun denemesi, sorunun sadece yüzeysel bir analizini yaptı, bu yüzden sınıfta en yüksek notu aldığında ona gerçekten büyük bir sürpriz olmuştu.
Translate from Turkish to English

Kız kardeşin hangi sınıfta?
Translate from Turkish to English

O, sınıfta öğrendiğini deneyde uyguladı.
Translate from Turkish to English

Öğretmen öğrencilerinden birini sınıfta gürültü yapmakla suçladı.
Translate from Turkish to English

Öğretmen Tom'un sık sık sınıfta bulunmamasından endişeliydi.
Translate from Turkish to English

Onun yanında, ben bizim sınıfta en hızlı koşucuyum.
Translate from Turkish to English

Bizim sınıfta belli bir çocuktan etkileniyorum.
Translate from Turkish to English

Benim sınıfta herhangi bir diğer öğrenciden daha yaşlıyım.
Translate from Turkish to English

Onlar dün sınıfta değildi.
Translate from Turkish to English

Akademisyen öğrenciler sınıfta başkalarına yardımcı oldu.
Translate from Turkish to English

Tom şimdi beşinci sınıfta.
Translate from Turkish to English

Tom o kadar zeki ki sınıfta kendini gösteriyor.
Translate from Turkish to English

Tom sınıfta en çalışkan öğrencidir.
Translate from Turkish to English

Tom sınıfta bir parti olması için teklifte bulundu.
Translate from Turkish to English

Tom sınıfta Mary'nin yanında oturdu.
Translate from Turkish to English

Küçük Johnny sınıfta osurdu.
Translate from Turkish to English

Bu sınıfta 40 öğrenci var.
Translate from Turkish to English

Gürültülü sınıfta kendimi duyuramadım.
Translate from Turkish to English

Tom bizim sınıfta en iyi öğrencidir.
Translate from Turkish to English

Senin İngilizcen bu sınıfta olamayacağın kadar çok iyi.
Translate from Turkish to English

Benim sınıfta geçen yıl Brezilyalı bir kız vardı.
Translate from Turkish to English

Arkadaşım Henry dün sınıfta değildi, ve ben de.
Translate from Turkish to English

Kate bizim sınıfta herhangi bir diğer öğrenciden daha akıllı.
Translate from Turkish to English

Bob, bizim sınıfta İspanyolca konuşabilen tek öğrenci.
Translate from Turkish to English

Kate bizim sınıfta en zeki öğrenci.
Translate from Turkish to English

Sizin sınıfta Percy adında biri var mı?
Translate from Turkish to English

Mademki sen ondan bahsediyorsun, Tom'u bugün sınıfta gördüğümü hatırlamıyorum.
Translate from Turkish to English

Onlar sınıfta.
Translate from Turkish to English

O onuncu sınıfta.
Translate from Turkish to English

Biz sınıfta İngilizce konuşuyoruz.
Translate from Turkish to English

Sınıfta konuşma.
Translate from Turkish to English

Sen sınıfta yemek yer misin?
Translate from Turkish to English

Sınıfta yalnızdım.
Translate from Turkish to English

O, onuncu sınıfta okuyor.
Translate from Turkish to English

Sınıfta en hızlı o koşabiliyor.
Translate from Turkish to English

Ben sınıfta yemek yerim.
Translate from Turkish to English

O, sınıfta yoktu.

Sessiz ol. Sınıfta konuşma.

O, sınıfta en uzun boyludur.

Onu sınıfta yer misin?

Tom'u sınıfta horlarken duydum.

Mary okulda bir yıl sınıfta kaldı.

Tom Mary'nin sınıfta horladığını duydu.

Sınıfta asla tekrar konuşmayacağım.

Sınıfta en uzun boylu olan kişiyim.

Sınıfta uyumaya izin verilmez.

Bizim sınıfta kırk beş öğrenci vardır.

Sınıfta en aptal çocuktur.

Bu sınıfta hiç bulunmadım.

Sınıfta hiçbir çocuk Bill'den daha uzun değildir.

Öğrenciler sınıfta toplandı.

Sınıfta sadece üç kız var.

Sınıfta birbirinizle konuşmamalısınız.

Sınıfta bazı öğrenciler vardı.

Sınıfta çizgi roman okurken yakalandı.

Açık ara farkla sınıfta en iyi şarkıcıydı.

O sınıfta düzenli devam gereklidir.

Bu sınıfta erkeklerden daha fazla kız var.

Sınıfta kendimi duyuramadım.

Geçen hafta beş öğrenci sınıfta yoktu.

Sınıfta kalan çok az sayıda öğrenci vardı.

Tom kaçıncı sınıfta?

Bu sınıfta kaç çocuk var?

Profesör, sınıfta öğrencileri uyurken yakaladı.

İngilizceyi sınıfta en iyi konuşuyor.

Birkaç öğrencinin geleceğini umuyorduk, fakat sınıfta kimse yoktu.

Sanırım sınıfta bir şey bıraktım.

Tom sınıfta bir cam kırdı.

Öğretmen sınıfta Fransızca konuşmamıza izin vermedi.

Öğretmen sınıfta sadece Fransızca konuşmamıza izin verirdi.

Tom sınıfta.

Sınıfta kalmadım.

Sınıfta sigara içemezsin.

Tom ve Mary şimdi sınıfta yalnız başına.

Sınıfta uyuyakaldı ve horlamaya başladı.

Sanırım sınıfta daha fazla dikkat etmelisin.

Öğrenciler sınıfta.

Bu sınıfta 35 öğrenci var.

Ceketimi sınıfta bıraktım.

Tom'un sınıfta uyanık kalma sorunu var.

Beşinci sınıfta olan oğlum Shizuoka'dan Nagoya'daki bir ilkokula transfer oldu.

Tom bana sınıfta birinin olup olmadığını sordu.

Sınıfta en yüksek puanı aldın.

Öğretmenimiz sınıfta yaramazlık yaptığı için Tom'a kızdı.

Tom bazen sınıfta uyur.

Tom sınıfta en uzundur.

Sınıfta kimse yok.

Sınıfta mesajlaşırken yakalandığı için Mary'nin telefonuna el konuldu.

Sınıfta çalmaya başladıktan sonra Öğrenci cep telefonuna el koydurdu.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English