Learn how to use sır in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Açığa çıkartılmayacak hiçbir sır yoktur.
Translate from Turkish to English
Sır tutabilir misin?
Translate from Turkish to English
O sır sonsuza dek saklanamaz.
Translate from Turkish to English
Onu sır olarak saklamak için ona söz verdim.
Translate from Turkish to English
O, asla sır saklayamaz.
Translate from Turkish to English
Bu kazaya neyin sebep olduğu tam bir sır.
Translate from Turkish to English
Onu sır olarak tutmalıydın.
Translate from Turkish to English
Sana söyleyemem. Bu bir sır ve eğer sana söylersem artık sır olmaz.
Translate from Turkish to English
Tom ve benim aramdaki sır aydınlandı.
Translate from Turkish to English
Onun kendini niçin öldürdüğü hâlâ bir sır.
Translate from Turkish to English
Sanırım onun karısını öldürme nedeni hâlâ bir sır.
Translate from Turkish to English
Bunu bir sır olarak saklayalım.
Translate from Turkish to English
Bu bir sır, bunu kendinize saklayın.
Translate from Turkish to English
Bu seninle benim aramda bir sır, bu yüzden ağzından kaçmasına izin verme.
Translate from Turkish to English
Onu sana sır olarak söyledim, öyleyse niçin Jane'e ondan bahsettin?
Translate from Turkish to English
Tom bir sır bile saklayamaz.
Translate from Turkish to English
Bunu bir sır olarak saklayın.
Translate from Turkish to English
O bir sır.
Translate from Turkish to English
Sır dışarı sızdı.
Translate from Turkish to English
Sana bir sır söyleyeceğim.
Translate from Turkish to English
Onu bir sır olarak saklar mısın?
Translate from Turkish to English
Sana bir sır anlatayım.
Translate from Turkish to English
Lütfen bunu bir sır olarak sakla.
Translate from Turkish to English
Sır dışarıya nasıl sızdırıldı?
Translate from Turkish to English
Sır onlara açıklandı mı?
Translate from Turkish to English
Onun şiiri niçin bitirmediği bir sır.
Translate from Turkish to English
Sola giden yol bir sır.
Translate from Turkish to English
Bu sizin ve benim aramda sır.
Translate from Turkish to English
Sır hâlâ çözülmeden duruyor.
Translate from Turkish to English
Onlara ne olduğu hâlâ bir sır.
Translate from Turkish to English
Herhangi bir sır keşfedemediler.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'den asla bir sır saklayamadı.
Translate from Turkish to English
Onun kendini niçin öldürdüğü hâlâ sır.
Translate from Turkish to English
Bu sır değil.
Translate from Turkish to English
Bu şiiri Shakespeare'in yazıp yazmadığı muhtemelen bir sır olarak kalacak.
Translate from Turkish to English
O bir sır değil.
Translate from Turkish to English
Sır nedir?
Translate from Turkish to English
Sana bir sır vereceğim.
Translate from Turkish to English
Sır saklayabilirim.
Translate from Turkish to English
Sır saklayabilir misin?
Translate from Turkish to English
Lütfen bunu sır olarak sakla.
Translate from Turkish to English
Büyük sır nedir?
Translate from Turkish to English
Sır olarak kalsın, tamam mı?
Translate from Turkish to English
Onun hasta olduğu aramızda sır olarak kalsın.
Translate from Turkish to English
Asla sır tutamam.
Translate from Turkish to English
Tom'dan sır saklamam.
Translate from Turkish to English
Büyük sır yetiştirme tarzında gizli.
Translate from Turkish to English
Ve yaşananlar hep sır olacak.
Translate from Turkish to English
Bunu sır olarak saklayın lütfen.
Translate from Turkish to English
Onun onu yazıp yazmadığı her zaman bir sır kalacaktır.
Translate from Turkish to English
Onun ölümünün sebebi bir sır olarak kalır.
Translate from Turkish to English
Sır ünlü filozofun mezarında gömülü kaldı.
Translate from Turkish to English
O bir sır olarak kalacak.
Translate from Turkish to English
Tom sır tutabilir.
Translate from Turkish to English
Onun neden karısını öldürdüğünün sır olduğunu düşünüyorum.
Sır neydi?
Sır ne idi?
Bu bir sır.
Gizem bir sır olarak kalacak.
Onu bir sır olarak saklamalıyım.
Onu bir sır olarak saklamam gerekiyor.
Onu bir sır olarak saklamak zorundayım.
Tom sır saklayamaz.
Tom sır tutmakta iyi değildir.
Tom canı isterse sır tutmakta iyidir.
Bir sır bilmek ister misin?
Bunu sonsuza kadar bir sır olarak tutamayacağız.
Tom'un sizinle aynı fikirde olmadığı bir sır değil.
Bazı insanlar arkadaşlar arasında herhangi bir sır olmaması gerektiğini söylüyorlar.
Onu bir sır olarak saklamalıydık.
Tom sır tutmada iyi değildi.
Tom'un Mary'yi sevmediği bir sır değil.
Bunu bir sır olarak saklayabileceğini düşünmedim.
Onun bir sır olarak saklanacağını sana söylediğimi düşünüyordum.
Tom sır saklamayı bilir.
Onu bir sır olarak saklamaya çalışıyorduk.
Tom ve Mary evliliklerini bir sır olarak tuttular.
Bu tam olarak bir sır değil.
Sen bana bildiklerini anlat ben de sana bildiklerimi anlatayım aramızda sır kalmasın, olur mu?
Yemin ediyorum sadece birbirimizin arasında sır olarak kalacak.
Sana küçük bir sır vereceğim.
Bir sır tutabilir misin?
Bazı şeyleri sır olarak tutmak senin görevindi, değil mi?
Tom hastalığını bir sır olarak tutuyor.
Bunun bir sır olduğunu düşünüyordum.
Sana bir sır verebilir miyim?
Sana bir şey söylemek istiyorum ama bir sır. Söylemeyeceğine söz ver.
Sana küçük bir sır söyleyeceğim.
Sır açığa çıktı.
Hiç sır tutamadım.
O yerin nerede olduğunu bilmek istiyorsun, değil mi? O bir sır olarak kalır.
Bu sır.
Mary, Tom'a sır saklayıp saklayamayacağını sordu.
Sana bir sır vereyim.
İyi ki sizler sır tutamıyorsunuz.
Çok şükür sizler sır tutamıyorsunuz.
Sözde bunu sır olarak saklayacaktık.
Kadınların tutabilecekleri tek sır, hakkında bilmedikleri bir şeydir.
Bunu bir sır olarak tutamayacaksın.
Bana bir sır anlatma sırası sende.