Learn how to use sırayla in a Turkish sentence. Over 47 hand-picked examples.
Temel etiketleri sırayla öğrenelim.
Translate from Turkish to English
Onlar sahnede sırayla şarkı söylediler.
Translate from Turkish to English
Arabayı sırayla sürdük.
Translate from Turkish to English
Öğrenciler sırayla cevap verdi.
Translate from Turkish to English
Arabayı sırayla itmek zorunda kaldılar.
Translate from Turkish to English
Oraya giderken arabamızı sırayla sürdük.
Translate from Turkish to English
Kız kardeşim ve ben odamızı sırayla temizleriz.
Translate from Turkish to English
Sırayla yapacağız.
Translate from Turkish to English
Hepinizi sırayla dinleyeceğim.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary bulaşıkları sırayla yıkarlar.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary arabayı sırayla sürerler.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary sırayla çöpü çıkarırlar.
Translate from Turkish to English
Tom ve ben çocuklarınıza sırayla bakacağız.
Translate from Turkish to English
Tom ve ben arabayı sırayla sürdük.
Translate from Turkish to English
Her öğrenci sırayla diplomasını aldı.
Translate from Turkish to English
Her şey sırayla.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary köpeği sırayla yürüyüşe götürdüler.
Translate from Turkish to English
Babamız yatalak olduğu için ona sırayla baktık.
Translate from Turkish to English
Yolculuk boyunca John ve ben arabayı sırayla sürdük.
Translate from Turkish to English
Öğretmen öğrencileri alfabetik sırayla çağırdı.
Translate from Turkish to English
Arabayı sırayla sürelim.
Translate from Turkish to English
Odayı sırayla temizledik.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary arabayı sırayla sürdü.
Translate from Turkish to English
Bu işler parayla değil sırayla.
Translate from Turkish to English
Onlar arabayı sırayla sürdüler.
Translate from Turkish to English
Gerçekten Tom'la sırayla araba kullanma anlaşması yapmamalıydık.
Translate from Turkish to English
Jack ve ben cumartesi günleri ofiste sırayla çalışmayı kabul ettik.
Translate from Turkish to English
Sırayla kürek çekelim.
Translate from Turkish to English
Her şeyin sırayla olduğunu bulacağından eminim.
Translate from Turkish to English
Notaları doğru sırayla çalman gerekir.
Translate from Turkish to English
Sırayla otobüse binin.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary araba sürmeyi sırayla yaptılar.
Translate from Turkish to English
Eski kulübenin sadece bir yatağı vardı, bu yüzden biz hepimiz onun içinde sırayla uyuduk.
Translate from Turkish to English
Tom ve ben sırayla araba sürmeyi kabul ettik.
Translate from Turkish to English
Dün geceki piyango çekilişinde kazanan rakamlar sırayla 7, 18, 3, 41 ve 6 idi.
Translate from Turkish to English
Hayatımdaki en önemli insanlar sırayla karım, oğlum ve anne ile babamdır.
Translate from Turkish to English
Tom ve ben işe giderken sırayla araba kullandık.
Translate from Turkish to English
Tom ve ben Mary'ye sırayla baktık.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary sırayla yapıyorlar.
Translate from Turkish to English
Sırayla çeşmeden su içtiler.
Translate from Turkish to English
Sahnede sırayla şarkı söylediler.
Translate from Turkish to English
Her şeyi sırayla anlatacağız.
Translate from Turkish to English
Al yarısını sırayla.
Translate from Turkish to English
Dünyanın en gelişmiş süper bilgisayarını test etmek için önde gelen bilimadamları davet edilmiş. Herkes sırayla bilgisayarın olduğu odaya girip en zor soruları sorup birkaç saniyede cevabını alıp çıkıyormuş. Sıra Temel'e gelip uzun süre odadan çıkmayınca herkes meraklanıp odaya girerek Temel'e bilgisayara ne sorduğunu sormuşlar. Temel de "'Ne var ne yok?' diye sordum la uşaklar" demiş. Meğer bilgisayar evrende var olan ve olmayan sonsuz sayıdaki şeyi sıralamakla meşgulmüş.
Go oyununda, iki oyuncu ilk bölgelerini belirlemek için başlangıçta boş olan tahtaya sırayla siyah ve beyaz taşları yerleştirir. En çok bölgeyi fetheden oyuncu kazanan taraf olur.
Sırayla yemek yapalım mı?
"Sırayla bulaşıkları yıkayalım mı?" "Hayır, birlikte yıkayalım."