Learn how to use sıvı in a Turkish sentence. Over 40 hand-picked examples.
Kazadan sonra ilk bir ay sadece bir çubuk vasıtasıyla sıvı şeyler içebildi.
Translate from Turkish to English
Buz erirse, sıvı olur.
Translate from Turkish to English
Ama ben duş musluğunu açmak için çalıştığımda, bu siyah kabarcıklı sıvı dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English
Madde katı, sıvı veya gaz olarak bulunabilir.
Translate from Turkish to English
Bu saydam sıvı zehir içerir.
Translate from Turkish to English
Bu saydam sıvı bir tür zehir içerir.
Translate from Turkish to English
Çok sıvı içmelisin.
Translate from Turkish to English
Bir arabada kaç tane sıvı kullanılır?
Translate from Turkish to English
Bir miktar sıvı ofisimize sızıyor.
Translate from Turkish to English
Bu sıvı zamk yerine kullanılabilir.
Translate from Turkish to English
Bagajınızda herhangi bir sıvı veya kesici alet var mı?
Translate from Turkish to English
Şişede mürekkep yerine, ne olduğu belirsiz bir sıvı vardı.
Translate from Turkish to English
Kabın içinde sıvı bir şey vardı ama su gibi değildi.
Translate from Turkish to English
Şişede mürekkep yerine bir tür garip bir sıvı vardı.
Translate from Turkish to English
Çöp sepetinde garip, kötü kokulu kahverengi bir sıvı vardı.
Translate from Turkish to English
Kazadan sonraki bir ay boyunca, sadece pipet kullanarak sıvı tüketebildi.
Translate from Turkish to English
O sıvı zararlıdır.
Translate from Turkish to English
Tom sıvı kaybından öldü.
Translate from Turkish to English
Doğru yemek yediğinden ve bol sıvı aldığından emin ol. Umarım yakında iyileşirsin!
Translate from Turkish to English
Europa ve Enceladus'un, yüzeylerinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanusa sahip oldukları düşünülmektedir.
Translate from Turkish to English
Madde; katı, gaz veya sıvı olabilir.
Translate from Turkish to English
Alkole bazen sıvı cesaret denir.
Translate from Turkish to English
Bu madde, sıvı haldedir.
Translate from Turkish to English
Ben kalıptan çok, sıvı sabunu tercih ederim.
Translate from Turkish to English
Limon suyu, asidik bir sıvı örneğidir.
Translate from Turkish to English
Amonyak çok güçlü bir kokusu olan renksiz bir sıvı veya gaz.
Translate from Turkish to English
Ben yiyecek yemiyorum. Ben sadece sıvı içiyorum.
Translate from Turkish to English
Hava çok sıcak olduğu zaman sıvı kaybını önlemek için çok su içmen gerekir.
Translate from Turkish to English
Leyla'nın sıvı kaybı kas kramplarına neden oldu.
Translate from Turkish to English
Su, sıvı bir maddedir.
Translate from Turkish to English
Europa'nın yüzey altında sıvı suya sahip olduğu düşünülmektedir.
Translate from Turkish to English
Bir madde katı, gaz veya sıvı olabilir.
Translate from Turkish to English
Banyoda sıvı sabun var.
Translate from Turkish to English
Ellerini sıvı sabunla mı yıkarsın?
Translate from Turkish to English
Hong Kong'da olmazsa olmaz denebilecek iki sıvı gıda vardır: Kanton çorbası ve congee. İlginçtir ki çorba olan ne kadar bol malzemeli ve koyu kıvamlı olsa da hep "içilir", congee ise ne kadar hafif kıvamlı olursa olsun hep "yenir".
Translate from Turkish to English
Güçlü bir bağışıklık sistemi için bol sıvı tüketin, dengeli beslenin, uyku düzeninize dikkat edin.
Translate from Turkish to English
Bu güçte bir işlemciyle sıvı soğutma kullanmak daha iyi olur.
Translate from Turkish to English
Bu yapışkan sıvı tutkal olarak kullanılabilir.
Translate from Turkish to English
Asit karın boşluğunda aşırı serbest sıvı birikiminin tıbbı adlandırmasıdır.
Translate from Turkish to English
Bilim adamlarının cevaplamaya çalıştığı pek çok soru arasında Mars'ta sıvı su olup olmadığı ve güneş sisteminin nasıl oluştuğu yer alıyor.