Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "saçını"

Learn how to use saçını in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Onların idamı için belirlenen günde, o sanki şölene gidiyormuş gibi saçını kesti ve giyinip kuşandı.
Translate from Turkish to English

Ben, o kızın kendisine yeni bir görünüm vermek için saçını kestiğini düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Kuaför konuğun saçını kesti.
Translate from Turkish to English

Saçını taramamı ister misin?
Translate from Turkish to English

Saçını kestirmesi ona 3000 yene mal oldu.
Translate from Turkish to English

O sabahleyin saçını tarar.
Translate from Turkish to English

Tom'un saçını kestirmesi gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Tom saçını havlu ile kuruladı.
Translate from Turkish to English

Tom iki haftadır saçını yıkamadı.
Translate from Turkish to English

Tom dün saçını kestirdi.
Translate from Turkish to English

Tom saçını kestirdi.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin saçını kesti.
Translate from Turkish to English

Tom saçını taradı.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin saçını ördü.
Translate from Turkish to English

Tom saçını fönledi.
Translate from Turkish to English

Saçını kestirmenin zamanı geldi de geçiyor bile, o çok fazla uzadı.
Translate from Turkish to English

Tom saçını fırçaladı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin saçını boyatıp boyatmadığını söyleyemedi.
Translate from Turkish to English

O saçını kestirdi.
Translate from Turkish to English

Ayda bir kez saçını kestirir.
Translate from Turkish to English

O saçını fırçalıyor.
Translate from Turkish to English

O, saçını kısa kestirdi.
Translate from Turkish to English

Tom saçını boyamak istiyor.
Translate from Turkish to English

O, saçını topuz yapar.
Translate from Turkish to English

Saçını kestirmelisin.
Translate from Turkish to English

Niçin saçını kurutuyorsun?
Translate from Turkish to English

Saçını hiç boyadın mı?
Translate from Turkish to English

Tom saçını koyu kahverengine boyadı.
Translate from Turkish to English

Saçını nerede kestirdin?
Translate from Turkish to English

O, her zaman saçını temiz tutar.
Translate from Turkish to English

Saçını ne sıklıkta yıkarsın?
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin uzun siyah saçını seviyor.
Translate from Turkish to English

Saçını süpürge etti, bir teşekkür bile görmedi.
Translate from Turkish to English

O, ayda bir kez saçını kestirir.
Translate from Turkish to English

Dışarı çıkmadan önce saçını tara.
Translate from Turkish to English

O, okula gitmeden önce saçını yıkardı.
Translate from Turkish to English

Berber onun saçını tıraş etti.
Translate from Turkish to English

Tom saçını kaybetmeye başladı.
Translate from Turkish to English

O, saçını dökmeye başlıyor.
Translate from Turkish to English

Saçını tarama zahmetine katlanmaz.
Translate from Turkish to English

Tom kırk yılda bir saçını tarama zahmetine katlanır.
Translate from Turkish to English

Kısaydı ve saçını kaybediyordu.
Translate from Turkish to English

Kız kardeşim her hafta saçını yaptırır.
Translate from Turkish to English

Kız kardeşim her sabah saçını yıkar.
Translate from Turkish to English

Saçını hemen kestirsen iyi olur.
Translate from Turkish to English

Büyük kız kardeşim her sabah saçını yıkar.
Translate from Turkish to English

Saçını taradı ve bir kurdele ile bağladı.
Translate from Turkish to English

Bir aynanın önünde saçını fırçalıyordu.
Translate from Turkish to English

Saçını severim.
Translate from Turkish to English

Tom saçını boyadı.
Translate from Turkish to English

Saçını kim kesti?
Translate from Turkish to English

Tom saçını siyaha boyadı.
Translate from Turkish to English

Tom saçını boyuyor.
Translate from Turkish to English

Berber, onun saçını kesti.
Translate from Turkish to English

Tom saçını kahverengiye boyadı.

Tom'un saçını boyayıp boyamadığını söylemek zor.

Saçını kestirmek için berbere git.

Saçını taradı.

Tom, Mary'nin saçını çekti.

Tom saçını yıkıyor.

Saçını kestir.

Yıllardır saçını siyaha boyuyor.

Saçını kesme!

Liisa saçını sarıya boyattı.

Saçını o şekilde seviyorum.

Tom saçını arkaya taradı.

Saçını boyarsın, değil mi?

Mary çantasından küçük bir ayna çıkardı ve saçını ve makyajını kontrol etti.

Saçını yıkatmak ister misin?

Saçını tıraş edersen, tekrar daha kalın uzayacaktır.

O, saçını düzeltti.

O, saçını ütüledi.

Mary makyaj yapmadan ve saçını yapmadan dışarı çıkamaz.

Tom saçını siyaha boyattı.

Ne sıklıkla saçını yıkarsın?

Mary bu öğleden sonra saçını yaptırdı.

Saçını omzuna attı.

Saçını pembeye boyadı.

Tom saçını yılda yaklaşık üç defa kestirir.

Kız saçını yıkadı.

Çocuğun saçını kesiyor.

Saçını taramaya ihtiyacı olmayan kişinin saçları yoktur.

Yavaş bir el hareketiyle onun bir tutam saçını kenara itti. Sonra, şefkatle ve yumuşak bir şekilde kulağının alt tarafından boynunu öptü.

Bugün saçını ütüleyen kız, yarın çamaşır makinesinde yıkanır.

Mary saçını fırçalıyor.

Saçını seviyorum.

Neden saçını fırçalıyorsun?

Kendi saçını kesen bir arkadaşım var.

Tom ve erkek kardeşi, genellikle birbirlerinin saçını keserler.

Tom'un annesi ona, gidip saçını kestirmesini söyledi.

Tom genellikle, senede sadece iki ya da üç kez saçını kestirir.

Tom annesinin, onun saçını tıraş etme biçimini sevmez.

Tom saçını tıraş ettirmek için, hastanenin yakınındaki berbere gitti.

Tom benden saçını kesmemi istedi.

Tom'un saçını kesen ben değildim.

Onun saçını kesmem.

Onun saçını tıraş etmem.

Tom Mary'nin at kuyruğu saçını çekti.

Birinin saçını kesmek gerçekten o kadar zor değil.

Saçını daha önce olduğu şekilden daha çok sevdiğimi düşünüyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English