Learn how to use saçlı in a Turkish sentence. Over 58 hand-picked examples.
O uzun saçlı kız Judy'dir.
Translate from Turkish to English
Bożena, güzel ötesi sarı saçlı bir kızdır. Ayrıca o, bizim okuldaki en güzel öğrencidir.
Translate from Turkish to English
Ayrılacak son kişi soluk yüzlü,düz siyah saçlı, uzun bir adamdı.
Translate from Turkish to English
Siyah saçlı güzel kız parkta idi.
Translate from Turkish to English
Onun saçlı uzun.
Translate from Turkish to English
O uzun saçlı.
Translate from Turkish to English
O çocuk siyah saçlı.
Translate from Turkish to English
Ben uzun saçlı bir kız gördüm.
Translate from Turkish to English
Uzun saçlı o kız Judy'dir.
Translate from Turkish to English
Parkta siyah saçlı, güzel bir kadın vardı.
Translate from Turkish to English
Sarı saçlı bir kız seni görmeye geldi.
Translate from Turkish to English
Sarı saçlı bir kız sizi görmeye geldi.
Translate from Turkish to English
Tom'u uzun saçlı olarak daha çok seviyordum.
Translate from Turkish to English
Uzun saçlı bir kız gördüm.
Translate from Turkish to English
O kır saçlı adam Tom'un babası.
Translate from Turkish to English
Mary'yi uzun saçlı genç bir adamla konuşurken gördüm.
Translate from Turkish to English
Parkta siyah saçlı güzel bir kız vardı.
Translate from Turkish to English
Siyah saçlı güzel bir kız parktaydı.
Translate from Turkish to English
Tom gri saçlı mı?
Translate from Turkish to English
Hiç kızıl saçlı birini tanıyor musun?
Translate from Turkish to English
Uzun saçlı kıza bak.
Translate from Turkish to English
Tom, hangisini tercih edersin, uzun saçlı kızları mı yoksa kısa saçlı kızları mı?
Translate from Turkish to English
O altın saçlı bir kızdı.
Translate from Turkish to English
Uzun boylu, uzun siyah saçlı güzel kadınları severim.
Translate from Turkish to English
John kızıl saçlı bir kadını öptü.
Translate from Turkish to English
Oradaki uzun saçlı kıza bak.
Translate from Turkish to English
Mary koyu saçlı uzun ince bir genç kadındı.
Translate from Turkish to English
O koyu saçlı İtalyan bir kızla evlendi.
Translate from Turkish to English
Kazakistanlı Adil, Neandertallerin kızıl saçlı olduklarına inanıyor.
Translate from Turkish to English
O çok kısa saçlı.
Translate from Turkish to English
O sarı saçlı ve mavi gözlü güzel bir kızdır.
Translate from Turkish to English
Biz koyu tenli insanlardan daha kolayca yanan mavi gözlü kırmızı saçlı kimselerin güneş ışığına karşı duyarlı olduğunu hepimiz biliyoruz.
Translate from Turkish to English
Tom kızıl saçlı biridir.
Translate from Turkish to English
Kuyruklu yıldız adı "uzun saçlı" anlamına gelen Latince kelime Cometa'dan gelmektedir.
Translate from Turkish to English
Gitar çalan uzun siyah saçlı, uzun boylu adam kim?
Translate from Turkish to English
Tom kızıl saçlı, değil mi?
Translate from Turkish to English
Ben kızıl saçlı olmaktan hoşlanırım.
Translate from Turkish to English
Tom kıvırcık siyah saçlı.
Translate from Turkish to English
O gri saçlı mı?
Translate from Turkish to English
Mary sarışın saçlı oğlana aşık.
Translate from Turkish to English
O uzun, yumuşak kahverengi saçlı, uzun boylu, zayıf bir kızdı.
Translate from Turkish to English
Kısa siyah saçlı küçük bir kız gördün mü?
Translate from Turkish to English
Tom bana kızıl saçlı kızın kim olduğunu sordu.
Translate from Turkish to English
O kahverengi saçlı.
Translate from Turkish to English
Uzun saçlı kız Mary'dir.
Translate from Turkish to English
Kel olmakla ilgili güzel şeylerden biri, asla kötü bir saçlı bir gününün olmamasıdır.
Translate from Turkish to English
Tom kısa saçlı daha iyi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Kel ölür, sırma saçlı olur; kör ölür, badem gözlü olur.
Kıvırcık saçlı bir çocuğu gördünüz mü?
Kıvırcık saçlı bir çocuk gördünüz mü?
Uzun saçlı kız Mary.
Kız arkadaşım kızıl saçlı.
Ali'nin yanındaki sırma saçlı kim?
Kız arkadaşım kıvırcık saçlı.
Burada kızıl saçlı olan tek kişi Tom.
Burada kızıl saçlı tek kişi Tom.
O siyah saçlı adam ne yapıyor?
Kıvırcık saçlı kız benim kızım.