Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "saçları"

Learn how to use saçları in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Koyu kahverengi saçları vardı.
Translate from Turkish to English

Gri saçları vardı.
Translate from Turkish to English

Piotr'un saçları siyahtır ama Lech'in saçları sarıdır.
Translate from Turkish to English

Lidia'nın sarı düz saçları var.
Translate from Turkish to English

Ayrıca Felicja'nın da sarı düz saçları var.
Translate from Turkish to English

Mary'nin beline kadar saçları var.
Translate from Turkish to English

Onun yeşil gözleri ve açık kahverengi saçları var.
Translate from Turkish to English

Saçları beyaza dönüştü.
Translate from Turkish to English

Babamın saçları ağarıyor.
Translate from Turkish to English

Papua Yeni Gine'de yaşayan birçok Melanezyalının çok kıvırcık saçları vardır, değil mi?
Translate from Turkish to English

Onun saçları sarı ve o genç görünüyor.
Translate from Turkish to English

İnsanlar dişleri olmadan, saçları olmadan, hayalleri olmadan doğarlar. Ve aynı şekilde ölürler: dişleri olmadan, saçları olmadan ve hayalleri olmadan.
Translate from Turkish to English

Bu genç adamın saçları mavi.
Translate from Turkish to English

Saçları yeniden uzadı.
Translate from Turkish to English

Tom'un koyu kahverengi saçları var.
Translate from Turkish to English

Tom'un saçları dökülüyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un dalgalı saçları var.
Translate from Turkish to English

Saçını taramaya ihtiyacı olmayan kişinin saçları yoktur.
Translate from Turkish to English

Altın saçları yaz rüzgarında dalgalanıyordu.
Translate from Turkish to English

Çok uzun ve güzel saçları vardı.
Translate from Turkish to English

Emily'nin sarı saçları var.
Translate from Turkish to English

Emily'nin kahverengi saçları var.
Translate from Turkish to English

Tom banyodan henüz çıktı ve saçları hâlâ ıslak.
Translate from Turkish to English

Hem Mary hem de Alice'in çok uzun saçları var.
Translate from Turkish to English

Onunla ilk tanıştığımda Tom'un uzun saçları vardı.
Translate from Turkish to English

Tom'un kızıl saçları olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English

Tom'un koyu saçları var.
Translate from Turkish to English

Onun uzun sarı saçları vardı.
Translate from Turkish to English

Mary'nin uzun, altın sarısı saçları var.
Translate from Turkish to English

Tom'un sarı saçları ve yeşil gözleri var.
Translate from Turkish to English

İsveç'teki herkesin sarı saçları ve mavi gözleri mi var?
Translate from Turkish to English

Sarı saçları pek uzun değildi.
Translate from Turkish to English

Saçları omuz hizasında.
Translate from Turkish to English

Mary'nin uzun güzel saçları var.
Translate from Turkish to English

Kırmızı saçları var bu yüzden ona "Havuç" lakabını taktılar.
Translate from Turkish to English

Onun saçları kırmızımsı. Bu yüzden onun lakabı Havuç.
Translate from Turkish to English

Tom'un omuz hizasında kırmızıya boyanmış saçları var.
Translate from Turkish to English

Tom'un açık kahverengi saçları var.
Translate from Turkish to English

Geçen sene saçları uzundu.
Translate from Turkish to English

Tom'un saçları ne renk?
Translate from Turkish to English

Tom'un omuz hizasında, kahverengi saçları var.
Translate from Turkish to English

Onu son görüşümden sonra Tom'un saçları ağardı.
Translate from Turkish to English

Onun platin sarısı saçları var.
Translate from Turkish to English

Onun dalgalı kahverengi saçları ve koyu renk gözleri var.
Translate from Turkish to English

O siyah saçları ve koyu renkte gözleri vardı.
Translate from Turkish to English

Kuzenimin sarışın kıvırcık saçları var.
Translate from Turkish to English

Onun çok uzun saçları var.
Translate from Turkish to English

Tom'un da Mary'nin de saçları at kuyruğu.

Mary'nin uzun sarı saçları ve mavi gözleri var.

Onun uzun ve düzensiz saçları bir aslan yelesine benzerdi.

Afrika'da kadınların daha kısa ve kıvırcık saçları var.

Mary'nin kısa, kıvırcık kahverengi saçları var.

Onun uzun saçları rüzgârda uçuştu.

Onun uzun sarı saçları rüzgârda uçuştu.

Mary'nin kumlu sarı saçları vardır.

Saçları omzunun üzerinden düştü.

Saçları yere ulaşacak kadar uzundu.

Onun koyu renk saçları ve koyu renk gözleri vardır.

Saçları döküldükten sonra aynalara küstü.

Onun koyu renk gözleri ve koyu renk saçları var.

Onun itaatsiz saçları var.

Onun saçları karmaşıktı.

Mary'nin pürüzsüz, parlak saçları vardır.

Onun saçları ateş kadar kırmızıydı.

On yaşındayken saçları beyazladı.

Kız kardeşimin saçları omuzlarına ulaşıyor.

Bu ihtiyarın saçları ağarmış.

Tom'un uzun, kıvırcık saçları vardır.

Onun saçları orijinal uzunluğu kadar tekrar büyüdü.

Jeannie'nin saçları gözlerinden daha maviydi.

Saçları beline inen bir kız gördüm.

Tom'un saçları arkaya taranmıştı.

Mary'nin uzun koyu renk saçları ve koyu renk gözleri var.

Tom ve Mary'nin ikisinin de koyu renk saçları var.

Tom'un kırmızı saçları ve çilleri var.

Tom'un beyaz saçları var.

Mary sarı saçları ve mavi gözleriyle güzel bir kızdır.

Tom'un mavi gözleri ve kıvırcık saçları var.

Şüphelinin koyu renkli saçları var.

En azından ne tür saçları vardı? Saç şekli nasıldı? - Dikkat etmedim.

En azından ne tür saçları vardı? Saç şekli neye benziyordu? - Dikkat etmedim.

Anne'in kızıl saçları ve ateşli bir öfkesi vardı.

Sami'nin saçları dökülüyor.

Leyla'nın koyu renk saçları vardı.

Leyla'nın dağınık kısa saçları vardı.

Maria'nın siyah, uzun saçları ve kahverengi gözleri var.

Tom'un kısa kahverengi saçları var.

Mary'nin uzun kahverengi saçları var.

Ne Tom'da ne de Mary'nin koyu renk saçları var.

Tom'un tıpkı babasınınki gibi kıvırcık saçları var.

Tom'un artık kısa saçları var

Tom'un uzun sarı saçları ve mavi gözleri var.

Mary'nin parlak pembe saçları var.

Saçları yüzünü gizledi.

Saçları yüzünü gizliyordu.

Tom'un giderek artan sayıda gri saçları var.

Bütün Asyalıların siyah saçları var mı?

Tom'un gür, sarı saçları var.

Tom'un saçları kıvır kıvır.

Tom'un dalgalı ve siyah saçları var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English