Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sağır"

Learn how to use sağır in a Turkish sentence. Over 96 hand-picked examples.

Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
Translate from Turkish to English

Sürekli gürültü bizi sağır etti.
Translate from Turkish to English

Helen Keller, kör sağır ve dilsizdi.
Translate from Turkish to English

Tom'un bir kulağı sağır.
Translate from Turkish to English

Sen sağır mısın?
Translate from Turkish to English

Sağır mısın?
Translate from Turkish to English

Kaza sonucu sağır oldu.
Translate from Turkish to English

Sağır değilim.
Translate from Turkish to English

Tom sağır.
Translate from Turkish to English

Koko, sağır insanların dili olan işaret dilinde 500 kelimeden daha fazla biliyor ve kullanıyor.
Translate from Turkish to English

Tom da sağır.
Translate from Turkish to English

Beni kulağı sağır sanmanız çok çirkindi.
Translate from Turkish to English

Sağır insanlar işaret diliyle konuşabilirler.
Translate from Turkish to English

Sağır ve dilsiz insanlar iletişim kurmak için işaret dilini kullanabilirler.
Translate from Turkish to English

Sağır mısın ya da aptal mısın?
Translate from Turkish to English

Sağır insanlar işaret dilinde sohbet edebilirler.
Translate from Turkish to English

Sağır sultan bile duydu.
Translate from Turkish to English

İşitmesi çok kötü, neredeyse sağır.
Translate from Turkish to English

Sağır-dilsiz insanlar işaret dili kullanarak konuşurlar.
Translate from Turkish to English

Tom sağır oluyor.
Translate from Turkish to English

Sen sağır mısın nesin?
Translate from Turkish to English

Sağır veya dilsiz misin?
Translate from Turkish to English

Sağır mısın yoksa bir şey mi?
Translate from Turkish to English

Tom sağır ama dudak okumayı biliyor.
Translate from Turkish to English

Tom sağ kulağından tamamen sağır.
Translate from Turkish to English

Zavallı çocuk sağır ve dilsiz doğdu.
Translate from Turkish to English

Tom sağır olmaya başlıyor.
Translate from Turkish to English

Sağır olmak nasıl bir şey?
Translate from Turkish to English

O kör sağır ve dilsizdi.
Translate from Turkish to English

Peruğun seni sağır yapar mı?
Translate from Turkish to English

Kadın neredeyse sağır.
Translate from Turkish to English

Gürültü sağır ediyordu.
Translate from Turkish to English

O, sağır ama dudak okumayı biliyor.
Translate from Turkish to English

Sağır oluyor olmalıyım.
Translate from Turkish to English

Ben sağır değil körüm.
Translate from Turkish to English

Muhtemelen Tom'un sağır olduğunu düşünüyorsun.
Translate from Turkish to English

Gürültü sağır ediyor.
Translate from Turkish to English

Sağır insanlar birbirleriyle genellikle işaret dili kullanarak konuşurlar.
Translate from Turkish to English

Birçok sağır insan "özürlü" olarak düşünülmekten hoşlanmazlar.
Translate from Turkish to English

Helen Keller kör, sağır ve dilsizdi.
Translate from Turkish to English

Her iki çocuk da sağır.
Translate from Turkish to English

Ben yemek yerken sağır ve dilsizim.
Translate from Turkish to English

Sağır edici bir gürlemeyle, roket uzaya fırlatıldı.
Translate from Turkish to English

O, tek kulakta yarım sağır.
Translate from Turkish to English

Tom'un ebeveyninin ikisi de sağır.
Translate from Turkish to English

Tanrım! Sen sağır mısın?
Translate from Turkish to English

Onun oğlu sağır.
Translate from Turkish to English

Tom sağır ve dilsizdir.
Translate from Turkish to English

O kör, sağır ve dilsiz.
Translate from Turkish to English

O, çanları çalarken sağır oldu.
Translate from Turkish to English

O, kör sağır ve dilsizdi.

Bazı sağır insanlar işaret dili kullanmamaya karar verirler.

Onları nerede sağır ettin?

Sadece sana söyledim. Sağır mısın?

Tom, tavsiyeleri sağır kulaklara düştüğünde hayal kırıklığına uğradı.

Sağır değil.

Sağır oluyorum.

Bir kulağım sağır.

Ben sağır doğmadım.

Gürültü kulakları sağır edici hale geliyor.

Sami sağır dilsiz bir kadınla çıktı.

Kemoterapi, Leyla'yı neredeyse sağır bıraktı.

Ben tamamen sağır oldum.

Böyle bağırma, o, sağır değil.

Tom neredeyse sağır.

Tom bana Mary'nin sağır olduğunu düşündüğünü söyledi.

Tom, Mary'nin sağır olduğunu söyledi.

Sami aniden kör ve sağır oldu.

Köpeğin sağır mı?

Tom neredeyse sağır, değil mi?

Tom sağır olacak, değil mi?

Tom sağır, değil mi?

Tom Mary'ye sağır gibi davranmayı bırakması gerektiğini söyledi.

Tom'un tek kulağı sağır, değil mi?

Tom sağır değil, ama Mary sağır.

Tom yaşlı ve sağır.

Sağır duymaz, uydurur.

Sağır oldular.

Amcam sağır.

Dayım sağır.

Eniştem sağır.

Tom'un sağır olduğunu biliyorum.

Tom sağır galiba.

Tom aynı zamanda sağır.

Tom aynı zamanda sağır da.

Sağır duymaz, uydurur; kaşar durmaz, vurdurur.

Tom sağır değil, değil mi?

Yolunda nasıl donuk ve acı sözlerime sağır hale geldin?

Sağır son Olimpiyat şampiyonuydu.

Sağır değildir ama sadece duymak istediklerini duyar.

Bir kulağı sağır.

Ali'ye bağırırken az daha kendi sesimden kulaklarım sağır olacaktı.

Mary'nin bir kulağı sağır, değil mi?

Ben sağır değilim; böyle bağırmaya gerek yok.

Bu adam sağır.

Tom'un neredeyse sağır olduğunu biliyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English