Learn how to use saatlik in a Turkish sentence. Over 57 hand-picked examples.
Bir insanın gecede sadece iki saatlik bir uyku ile yaşayıp yaşayamayacağını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English
Altı saatlik tırmanıştan sonra, nihayet dağın zirvesine ulaşmayı başardık.
Translate from Turkish to English
George, son zamanlarda üç saatlik mücadeleden sonra yakaladığı 30 paundluk bir levreği tanımlıyordu.
Translate from Turkish to English
Yaklaşık bir saatlik yürüyüş bizi göle getirdi.
Translate from Turkish to English
İstasyon bir saatlik yürüyüş mesafesinde.
Translate from Turkish to English
Bir gecede sadece iki saatlik uykuyla bir insanın yaşayabilip yaşayamayacağını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un cezası 25 saatlik toplum hizmetiydi.
Translate from Turkish to English
Saatlik ücretin ne kadar?
Translate from Turkish to English
Tom'un eve gitmeden önce yapacağı yarım saatlik daha işi var.
Translate from Turkish to English
İki saatlik tartışmadan sonra bir anlaşmaya vardık.
Translate from Turkish to English
Saatlik olarak bir tekne kiralayabilirsiniz.
Translate from Turkish to English
Birkaç saatlik uyku sana iyi gelecektir.
Translate from Turkish to English
Her gün iki saatlik egzersiz yaparım.
Translate from Turkish to English
İstasyondan yaklaşık bir saatlik mesafede oturuyorum.
Translate from Turkish to English
On iki saatlik yolculuk beni çok yordu.
Translate from Turkish to English
Buenos Aires ve New Jersey arasında iki saatlik bir zaman farkı var.
Translate from Turkish to English
Biraz kestirmek için uzandım ve iki saatlik bir uykuya daldım.
Translate from Turkish to English
Tom'un bütün istediği sekiz saatlik kesintisiz uykuydu.
Translate from Turkish to English
Boston'dan yaklaşık üç saatlik bir mesafede yaşıyorum.
Translate from Turkish to English
Mary 16 saatlik bir kıtalararası uçuş sırasında, zamanından önce doğdu.
Translate from Turkish to English
Asgari ücret saatlik 2.13 dolar.
Translate from Turkish to English
Tom genellikle öğleden sonranın başlarında üç saatlik bir şekerleme yapar.
Translate from Turkish to English
Mülteciler çölde 18 saatlik yürüyüşe dayandılar.
Translate from Turkish to English
Birkaç saatlik bir uykuya ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English
Bir saatlik antrenmandan sonra iyi hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Bir insanın bir gecede sadece iki saatlik bir uykuyla yaşayabilip yaşayamayacağını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English
Bu üç saatlik bir bekleyiş olacak.
Translate from Turkish to English
Gece yarısından önce bir saatlik uyku gece yarısından sonra iki saatlik uykuya değer.
Translate from Turkish to English
Beş saatlik gezi yüzünden elimizi kaldıracak halimiz kalmadı.
Translate from Turkish to English
Konserdeki her dakikanın arkasında bir saatlik sıkı çalışma var.
Translate from Turkish to English
Tom'a şimdi dört saatlik bakım gerekiyor.
Translate from Turkish to English
Birkaç saatlik doğum sancısından sonra, güzel sağlıklı bir bebek doğurdu.
Translate from Turkish to English
Bir saatlik beklemeden sonra, roketin fırlatılışı iptal edildi.
Translate from Turkish to English
Ben okula gitmeden önce bir saatlik koşuya vakit ayırdım.
Translate from Turkish to English
Sadece üç saatlik bir uçuş.
Translate from Turkish to English
Tom saatlik ücret alıyor.
Translate from Turkish to English
Gece yarısından önce bir saatlik uyku gece yarısından sonra iki saatlik uykudan daha iyidir.
Translate from Turkish to English
Uçak üç saatlik bir gecikmeden sonra ayrıldı.
Translate from Turkish to English
Tom binlerce saatlik uçuş zamanı olan uzman bir pilottur.
Bir saatlik düşüncesizlik yıllarca gözyaşlarına neden olabilir.
Neler olduğu hakkında saatlik bir güncelleştirme istiyorum.
Fransız hükümeti, 2000 yılında zorunlu bir 35 saatlik çalışma haftası yaptı.
Araba, yarım saatlik sürüşten sonra bozuldu.
Ben bir saatlik süre içinde bu görevi bitirebileceğime bahse girerim.
Önümüzde 13 saatlik bir mücadelemiz var.
Bizim on ikiden bire kadar öğle yemeği için bir saatlik bir molamız var.
Boeing 747 dokuz saatlik bir uçuş için ne kadar yakıt taşır?
Birkaç saatlik kestirme seni iyi yapacaktır.
Bir saatlik yol bizi havaalanına getirdi.
Birçok şirket 8 saatlik bir çalışma günü uygular.
Biz saatlik bir tekne kiraladık.
Onların bir saatlik zaman sınırı vardı.
Bob çim biçmek için saatlik 3 dolar talep etti.
Ne kadar daha fazla saat çalışırsam, saatlik ücretim o kadar azalıyor.
Yanni süpermarkete yarım saatlik mesafede oturuyor.
Küreselleşme 24 saatlik ticarete yönlendirdi.
Anaokulu öğretmeni de dayanamıyor, geçen sefer Tom'un on saatlik derslerini de aldı.