Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sabırsızlıkla"

Learn how to use sabırsızlıkla in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Babamla birlikte ava gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Tom Noeli sabırsızlıkla bekliyor.
Translate from Turkish to English

Tom bana sabırsızlıkla beklediği bir şeyi olmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Onu sabırsızlıkla bekleyeceğim.
Translate from Turkish to English

Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Sabırsızlıkla haber bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Onun hediyesini sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Mektubunu sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Tatili sabırsızlıkla bekliyoruz.
Translate from Turkish to English

Yaz tatilinde Bazı arkadaşlarımla Izu Peninsula etrafında yürümeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Ondan sabırsızlıkla haber bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Bana sabırsızlıkla neyi beklediğini söyle.
Translate from Turkish to English

Sizden sabırsızlıkla haber bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Gelişini sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Gelişinizi sabırsızlıkla bekliyoruz.
Translate from Turkish to English

Sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Translate from Turkish to English

Yaz tatilini sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Konsere gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Gelecek hafta seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Baharın gelişini sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Size tekrar hizmet etmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.
Translate from Turkish to English

Yeni Yıl tatilini sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Doğum günü partisini sabırsızlıkla bekliyor.
Translate from Turkish to English

O akşamki randevuyu sabırsızlıkla bekliyordu.
Translate from Turkish to English

Raporla ilgili yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Çok geçmeden seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Sabırsızlıkla acil cevabını almayı bekliyoruz.
Translate from Turkish to English

Onu sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Tom sabırsızlıkla bekliyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un yıllık ziyaretini her zaman sabırsızlıkla bekleriz.
Translate from Turkish to English

Tom sabırsızlıkla bekledi.
Translate from Turkish to English

Tom sabırsızlıkla oturdu.
Translate from Turkish to English

Yeni romanını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Bunu sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'la yine buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'la tenis oynamayı gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Bunu tekrar yapmayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Ne yalan söyleyeyim, ikinci bölümünü de sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Sabırsızlıkla gelecek tatilleri bekliyoruz.
Translate from Turkish to English

En kısa sürede fiyat teklifini almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Translate from Turkish to English

Tom onu sabırsızlıkla bekliyor.
Translate from Turkish to English

Yarını sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

İyi haberi sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'u görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Fırsatı sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Bunu sabırsızlıkla beklemiyorum.
Translate from Turkish to English

Tatilimiz için sabırsızlıkla bekliyoruz.

Bugün neyi sabırsızlıkla bekliyorsun?

Tom seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyor.

Onun gelişini sabırsızlıkla bekliyorum.

Boston'a gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.

Seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.

Tom bunu kesinlikle sabırsızlıkla beklemiyor.

Ted mezuniyetten sonra yurt dışına gitmeyi sabırsızlıkla bekliyor.

Yakında sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.

İngiltere'yi bir kez daha ziyaret etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.

Olumlu yanıtını sabırsızlıkla bekliyorum.

Olumlu cevabını almayı sabırsızlıkla bekliyorum.

Doğum günü partimi sabırsızlıkla bekliyorum.

Bugünkü toplantıyı sabırsızlıkla beklemiyorum.

Tom'a onunla görüşmeyi sabırsızlıkla beklediğimi söyle.

Tom bu anı sabırsızlıkla beklemiyor.

Öğrenciler yaz tatilini sabırsızlıkla bekliyorlar.

Yaz tatili sırasında ziyaretini sabırsızlıkla bekliyorum.

Seni ve aileni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.

O, Tohoku bölgesine gitmeyi sabırsızlıkla bekliyor.

Filmi onunla izlemeyi sabırsızlıkla bekliyorum.

Bu anı ne kadar sabırsızlıkla beklediğimi anlatamam.

Okul gezisini çok sabırsızlıkla bekliyorum.

Bayan Cobb'un döneceği günü sabırsızlıkla bekliyorum, sana söyleyebilirim.

Beş yıllık ayrılıktan sonra onu göreceğim günü sabırsızlıkla bekliyordum.

Onlarla buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.

Onunla buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.

Tom sabırsızlıkla kornaya bastı.

Seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.

Bu sabırsızlıkla beklenecek bir şey.

Onu yemek için sabırsızlıkla bekliyorum.

Birlikte sabah kahvaltısı yiyeceğimiz günü sabırsızlıkla bekliyorum.

Herkes onu sabırsızlıkla bekliyor.

Hiçbir misafir olmadan evde bir akşam geçirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.

Bunu sabırsızlıkla bekliyordum.

Bu geceyi sabırsızlıkla bekliyorum.

Yarın seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.

Tom bu öğleden sonraki toplantıyı sabırsızlıkla beklemediğini söyledi.

Tatoeba'nın yeni sürümünü sabırsızlıkla bekliyorum.

"Tekrar geleceğim." "Evet, sabırsızlıkla bekliyorum."

Tom, Mary'nin hazır olmasını sabırsızlıkla bekledi.

Bugün bütün gündür sabırsızlıkla seni bekliyorum.

Tom doğum günü partisini sabırsızlıkla bekliyor.

Yaz tatilini gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.

Yarışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.

O sabırsızlıkla ödeme istedi.

Biz onu sabırsızlıkla bekliyoruz.

Bu ülkeyi keşfetmeyi ve bir sürü macera yaşamayı sabırsızlıkla bekliyorum.

Biz sabırsızlıkla sevgili arkadaşımızın gelişini bekliyoruz.

At sabırsızlıkla homurdandı.

Hepimiz bunu sabırsızlıkla bekliyoruz.

Onu gerçekten sabırsızlıkla bekliyoruz.

Ben onu sabırsızlıkla bekliyordum.

Pazartesilerimi sabırsızlıkla bekliyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English