Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sabahı"

Learn how to use sabahı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Her gecenin bir sabahı vardır.
Translate from Turkish to English

En küçük çocuk her sabahı kreşte geçirdi.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary Cumartesi sabahı her zaman tenis oynarlar.
Translate from Turkish to English

Tom bütün sabahı sunumuna hazırlanmakla geçirdi.
Translate from Turkish to English

Tom bütün sabahı yakacak odun istifleyerek geçirdi.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary tüm sabahı kekler pişirerek geçirdi.
Translate from Turkish to English

Her Pazar sabahı onu yaparım.
Translate from Turkish to English

Pazar sabahı onu ziyaret ettim.
Translate from Turkish to English

Tom Pazar sabahı Mary'yi ziyaret etti.
Translate from Turkish to English

Onlar Pazar sabahı kiliseye giderler.
Translate from Turkish to English

Tom Pazar sabahı kiliseye gider.
Translate from Turkish to English

Bazı insanlar Pazar sabahı kiliseye gider.
Translate from Turkish to English

Tom her Pazar sabahı kiliseye gider.
Translate from Turkish to English

Pazar sabahı hava parlak ve açıktı.
Translate from Turkish to English

Cumartesi sabahı her zaman tenis oynarız.
Translate from Turkish to English

Her Pazar sabahı üç saat çalışırım.
Translate from Turkish to English

Babam pazar sabahı golf oynadı.
Translate from Turkish to English

Ne yapacağımı anlamaya çalışarak sabahı geçirdim.
Translate from Turkish to English

Bu formları doldurarak bütün sabahı harcadım.
Translate from Turkish to English

Her sabahı Tom'la geçiriyorum.
Translate from Turkish to English

Tören günü sabahı beni azarlayıp durdun.
Translate from Turkish to English

Cumartesi sabahı saat dokuzda benimle buluşabilir misin?
Translate from Turkish to English

Cumartesi sabahı dokuzda benimle buluşabilir misin?
Translate from Turkish to English

Bu sabahı Tom'la telefonda geçirdim.
Translate from Turkish to English

Bu gece sabahı edelim.
Translate from Turkish to English

Tüm sabahı odamı temizlemekle harcadım.
Translate from Turkish to English

Tom sabahı tavanı boyayarak geçirdi.
Translate from Turkish to English

20 Mart 2015 sabahı sırasında tam güneş tutulması İskoçyanın kuzeybatısında yer alan Faroe adalarından ve Greenland'in doğusunda yer alan Svalbarg adalarından gözle görülebilir olacak.
Translate from Turkish to English

Tom Pazartesi sabahı geri döndü.
Translate from Turkish to English

On binlerce insan soğuk ve yağmura rağmen Paskalya kutlamasında Papa Francis ile Dindar Kütleye katılmak için pazar sabahı Aziz Petrus Meydanında toplandı.
Translate from Turkish to English

Seni bekleyerek tüm sabahı boşa harcadım.
Translate from Turkish to English

Geçen çarşamba sabahı arkadaşlarımla buluştum.
Translate from Turkish to English

Tom, soğuk bir kış sabahı dünyaya geldi.
Translate from Turkish to English

Gelecek salı sabahı yardım etmek için sana güveniyorum.
Translate from Turkish to English

Pazartesi sabahı bir köpek tarafından ısırıldım.
Translate from Turkish to English

Tom, her pazar sabahı ekmek-şarap ayinine gider.
Translate from Turkish to English

Bütün sabahı bir şey olmasını bekleyerek geçirdim.
Translate from Turkish to English

Tom pazartesi sabahı erkenden ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Tom bütün sabahı sorgulama odasında geçirdi.
Translate from Turkish to English

Temizlikçi kadın her salı sabahı elektrik süpürgesiyle temizlik yapar.
Translate from Turkish to English

Ben tüm sabahı odun kesmekle geçirdim.
Translate from Turkish to English

Pazartesi sabahı her zamanki gibiydi.
Translate from Turkish to English

Müfettiş pazartesi sabahı okula geç vakit geldi.
Translate from Turkish to English

Müfettiş pazartesi sabahı okula geç geldi.

Nöbetçi eczane pazar sabahı açıktır.

Ben sadece sabahı Tom ile geçirdim.

Bütün sabahı Tom'la geçirdim.

Bu pazartesi sabahı aşk hakkında bu kadar çok şey konuşmamızı beklememiştim.

O her pazar sabahı kiliseye gider.

Ben bütün sabahı İngilizce çalışarak geçirdim.

Tom bütün sabahı Mary ile geçirdi.

Ben her cumartesi sabahı üç saat boyunca çalışırım.

Perşembe sabahı hepimiz için harikadır.

Perşembe sabahı buluşacağız.

Komite pazartesi sabahı buluştu.

Tom pazartesi sabahı öldü.

Tom ve Mary Noel sabahı birbirlerine hediye verdi.

Noel sabahı ağacın altında bunlardan birini bulmayı kim istemez ki?

Bütün sabahı böyle geçirmek isterim.

Durumu kontrol etmek için pazartesi sabahı beni arayın.

Bütün sabahı Jamal'la geçirdiğini mi kastediyorsun?

Dün sabahı birlikte geçirdik.

Tüm sabahı Tom ile mi geçirdin?

Bu bir Noel sabahı gibiydi.

Bütün sabahı kar küreyerek geçirdim.

Ben bütün sabahı elbiseleri yıkayarak geçirdim.

Tom bütün sabahı Mary'yi arayarak geçirdi.

Tom sabahı ayak işleri yaparak geçirdi.

1 Ocak sabahı neredeydin?

Bütün sabahı yatakta geçirdim.

Leyla'nın cesedi pazartesi sabahı bulundu.

Silahlı saldırı pazartesi sabahı meydana geldi.

Pazartesi sabahı Tom'la tekrar görüştüm.

Tom ve Mary bütün sabahı konuşarak geçirdi.

Tom pazartesi sabahı erken saatlerde Boston'dan ayrıldı.

Tom bütün sabahı odasını temizlemekle geçirdi.

Selam, uyanık mısınız? Hepinize kalbimle harika bir Noel sabahı dilerim!

Hepinize kalbimle harika bir Noel sabahı dilerim!

Tom bütün sabahı garajı temizlemekle geçirdi.

Tom Pazartesi sabahı Boston'dan erken ayrıldı.

Tom geçen pazartesi sabahı Mary'yi ziyaret etti.

Tom tüm sabahı ağlayarak geçiriyor.

Tom pazartesi sabahı evden erken ayrıldı.

Tom, bütün sabahı Mary için bekliyordu.

Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.

Tom ve Mary bütün sabahı, evi temizleyerek geçirdi.

Hepinize tüm kalbimizle harika bir Noel sabahı dileriz.

Sınav sabahı gelip çatmış, gökyüzü sıçtın mavisine boyanmıştı.

Ali'yle selamı sabahı kestim.

Pazartesi sabahı görüşeceğiz.

Bunu her pazartesi sabahı yaparım.

George bir pazar sabahı oturma odasına dalıp söylemişti bunu.

Ali'yle sohbete dalıp sabahı ettik.

İte et kısmet olmayacaksa bayram sabahı uyurmuş.

Ali char kasarken sabahı etti.

Tom sabahı verandada gazeteyi okuyarak geçirdi.

Tom tüm sabahı pasaportunu arayarak geçirdi.

Sabahı yatakta kitap okuyarak geçirdim.

Bütün sabahı sırada geçirdim.

Tüm sabahı kuyrukta geçirdim.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English