Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sabahtan"

Learn how to use sabahtan in a Turkish sentence. Over 96 hand-picked examples.

O, sabahtan beri piyano çalışmaktadır.
Translate from Turkish to English

O, sabahtan akşama kadar çalıştı.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri tenis oynuyor.
Translate from Turkish to English

Kar bu sabahtan beri sürekli yağıyor.
Translate from Turkish to English

O her zaman sabahtan akşama kadar çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Tom bu sabahtan beri bu rapor üstünde çalışmaktadır.
Translate from Turkish to English

Yarın sabahtan itibaren birlikte koşuya başlayalım.
Translate from Turkish to English

Mike sabahtan beri bir model uçak yapıyor.
Translate from Turkish to English

O, bu sabahtan beri meşgul.
Translate from Turkish to English

O, bu sabahtan beri şiirler yazıyor.
Translate from Turkish to English

Ken bu sabahtan beri burada bulunmadı.
Translate from Turkish to English

Roger sabahtan akşama kadar çalışır.
Translate from Turkish to English

Sabahtan beri hiçbir şey yemedim.
Translate from Turkish to English

Sabahtan beri yağmur yağıyor.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri şiddetli yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Sabahtan akşama kadar çalıştı.
Translate from Turkish to English

Sabahtan beri onu arıyorum.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri hafif bir ateşim var.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri kar yağıyor.
Translate from Turkish to English

Sıcaklık sabahtan beri düştü.
Translate from Turkish to English

Sabahtan akşama kadar çok çalıştılar.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri elektrik kesik.
Translate from Turkish to English

Sabahtan akşama kadar çiftlikte çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri üç kitap okudum.
Translate from Turkish to English

Sabahtan akşama kadar onu çalıştırdılar.
Translate from Turkish to English

Oshin'e sabahtan akşama kadar iş yaptırdılar.
Translate from Turkish to English

Kız kardeşim bu sabahtan beri örgü örüyor.
Translate from Turkish to English

Sabahtan beri burada seni bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri hiçbir şey yemedim.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri burada onu bekliyorum.
Translate from Turkish to English

Kız kardeşim bu sabahtan beri odasında çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Sabahtan beri bunun üzerinde çalışıyorum.
Translate from Turkish to English

Sabahtan beri yürüyorum.
Translate from Turkish to English

Sabahtan beri gerginim.
Translate from Turkish to English

Sabahtan akşama kadar sınavlarım var.
Translate from Turkish to English

Sabahtan geceye kadar çok çalışır.
Translate from Turkish to English

Sabahtan akşama kadar çalışıyordu.
Translate from Turkish to English

Sabahtan akşama kadar durmadan çalışıyordu.
Translate from Turkish to English

Sıcaklık sabahtan beri düşüyor.
Translate from Turkish to English

Tom, susamadın mı? Sabahtan beri bir şey içmedin.
Translate from Turkish to English

Patron bize sabahtan akşama kadar çalışmamızı emretti.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri şiirler yazıyor.
Translate from Turkish to English

John bu sabahtan beri dengesiz.
Translate from Turkish to English

O, onun sabahtan beri meşgul olduğunu biliyordu.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri çok açım.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri bir şey yemedim.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri çok meşgulüm.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri üç kitap okudun.
Translate from Turkish to English

O gün sabahtan beri yağmur yağıyor gibi görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Bu sabahtan beri babam arabasını yıkıyor.

Bu sabahtan beri ara sıra yağmur yağıyor.

Bu sabahtan beri yiyecek bir şeyim yok.

Sabahtan önce geri döneceğim.

O, sabahtan akşama kadar yakınmaktan başka bir şey yapmaz.

Bu sabahtan beri hiçbir şey yemediğini fark ettin mi?

Bu şarkıyı bu sabahtan beri aralıksız dinliyorum.

Bu şarkıyı bu sabahtan beri sürekli dinliyorum.

Doğruyu söylemek gerekirse bu sabahtan beri bir şey yemedim.

Sabahtan akşama kadar şikayet etmekten başka bir şey yapmaz.

Sabahtan akşama kadar çalışmaya devam etti.

Onlar sabahtan akşama kadar çalışmaya devam etti.

Sabahtan akşama kadar çalışırız.

Bugün erkek arkadaşımla çıkıyorum, bu yüzden bu sabahtan beri çok iyi bir ruh hali içindeyim.

Yan komşular sabahtan beri gürültü yapıyor.

Bu sabahtan beri şiddetle yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.

Bu sabahtan beri yağmur yağıyor.

Doktor sabahtan akşama kadar çalışır.

Doktor sabahtan akşama kadar çalışıyor.

Yağmurlu bir sabahtan sonra bulutlar aniden ayrıldı ve gökyüzünde bir çift gökkuşağı göründü.

Dün sabahtan beri bir şey yemedim.

O, bu sabahtan beri evde kilitli.

Yua ve Yuma sabahtan son trene kadar yürüdüler.

Bu raporu bu sabahtan beri yazıyorum, fakat ben sadece yolu yarıladım.

Bu sabahtan beri hafif boğaz ağrısı yaşıyorum. Ben bir soğuk algınlığına yakalanıp yakalanmadığımı merak ediyorum.

Bu sabahtan beri buradayım.

Bu sabahtan beri boğazımda bir gıcık var. Gerçekten soğuk algınlığına mı yakalandım.

Tom sabahtan akşama kadar çalışır.

Bu sabahtan önce Tom'la hiç karşılaşmamıştım.

Bu sabahtan beri burada Tom'u bekliyorum.

Tom sabahtan akşama kadar çalıştı.

Tom bu sabahtan beri meşgul.

Tom sabahtan akşama kadar evde oturur.

Ebeveynlerim büyük ihtimalle yarın sabahtan gelecekler.

Onu sabahtan akşama kadar çalışmaya zorladılar.

Onu sabahtan akşama kadar çalıştırdılar.

Onu sabahtan geceye kadar çalıştırdılar.

Bu düşünce sabahtan beri kafamı kurcalıyor.

Sabahtan beri öksürüyorum.

Bu sabahtan beri öksürüğüm var.

Dün sabahtan beri yağmur yağıyor.

Ali sabahtan beri hindi gibi düşünüyor.

Sabahtan akşama zıpla zıpla yorulmadı bu çocuklar.

Yeğenlerimin ziyarete gelmesi güzel ama sabahtan akşama kadar evin içinde dolanıp durmaları dayanılmaz.

Sabahtan beri sinek avlayıp duruyoruz.

Bu sabahtan beri boğazım ağrıyor ama sürekli boğaz bonbonu aldığım için çok daha iyi oldum.

Sabahtan beri çalışıyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English