Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "saldırgan"

Learn how to use saldırgan in a Turkish sentence. Over 74 hand-picked examples.

Onun saldırgan olduğunu herkes biliyordu.
Translate from Turkish to English

Bill bir saldırgan tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English

O saldırgan.
Translate from Turkish to English

O kadar saldırgan olmaktan vazgeçmelisiniz.
Translate from Turkish to English

Kadınlara karşı tavrın saldırgan.
Translate from Turkish to English

Bana karşı saldırgan bir tavır takındı.
Translate from Turkish to English

Tom son derece saldırgan.
Translate from Turkish to English

Tom saldırgan.
Translate from Turkish to English

Bu saldırgan.
Translate from Turkish to English

Saygısız, saldırgan ve nefret dolu cümleler yazmaktan kaçınmamız gerekir.
Translate from Turkish to English

Mary çok kibirli ve saldırgan.
Translate from Turkish to English

Yaralı polis memuru ve saldırgan, ayrı ayrı ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.
Translate from Turkish to English

Tom saldırgan görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom çok saldırgan.
Translate from Turkish to English

Tom çok saldırgan, öyle değil mi?
Translate from Turkish to English

Saldırgan bu mu?
Translate from Turkish to English

O kadar saldırgan olma.
Translate from Turkish to English

Tom'un saldırgan olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Tom saldırgan bir kişi.
Translate from Turkish to English

Tom oldukça saldırgan.
Translate from Turkish to English

Tom çok saldırgan değil.
Translate from Turkish to English

Tom saldırgan, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom gerçekten saldırgan, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom oldukça saldırgan, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom'un çok saldırgan olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Sanırım yeterince saldırgan değilim.
Translate from Turkish to English

Dikkat et! Bu maymun saldırgan.
Translate from Turkish to English

Tom pasif saldırgan.
Translate from Turkish to English

Mary pasif saldırgan.
Translate from Turkish to English

Saldırgan bir eylem planına ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Bu örümcek oldukça saldırgan.
Translate from Turkish to English

Onu saldırgan buluyorum.
Translate from Turkish to English

Saldırgan kaçtı.
Translate from Turkish to English

Saldırgan görünmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Saldırgan görünmek istemedim.
Translate from Turkish to English

Neyin saldırgan olduğuna kim karar veriyor?
Translate from Turkish to English

Benim saldırgan olduğumu düşündüğüne inanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Eğer istiyorsan biraz daha saldırgan olabilirim.
Translate from Turkish to English

O, saldırgan bir biçimde anti-Amerikan'dır.
Translate from Turkish to English

Dan bilinmeyen bir saldırgan tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English

Biz saldırgan olacağız.
Translate from Turkish to English

Çok saldırgan olabileceğini düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Tom çok saldırgan oldu.
Translate from Turkish to English

Tom'un saldırgan tarzını seviyorum.
Translate from Turkish to English

Tom hiç saldırgan değil.
Translate from Turkish to English

Saldırgan olalım.
Translate from Turkish to English

Sanırım daha saldırgan olman gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Yeterince saldırgan olduğumu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom her zaman çok saldırgan.
Translate from Turkish to English

Tom bir saldırgan tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English

Onu son derece saldırgan buldum.
Translate from Turkish to English

Güney Amerika timsahı çok saldırgan bir hayvandır.
Translate from Turkish to English

Daha saldırgan olmaya çalıştım.
Translate from Turkish to English

Onu sadece saldırgan buldum.
Translate from Turkish to English

Saldırgan kolayca kaçtı.

Saldırgan bir maske takıyordu.

O şaka saldırgan.

Leyla, Sami'yi saldırgan olmakla suçladı.

Leyla, kimliği belirsiz bir saldırgan tarafından vuruldu.

Onlar saldırgan davranıyorlardı.

Tom Mary'nin saldırgan olduğunu düşünüyor.

Tom muhtemelen saldırgan olacak.

Tom bana saldırgan olduğumu söyledi.

Tom saldırgan görünüyordu.

Tom çok saldırgan değildi.

Tom neden her zaman bu kadar saldırgan?

Tom eskisi kadar saldırgan değil.

Tom saldırgan ancak Mary değil.

Saldırgan Sami idi.

Tom'un bu kadar saldırgan olacağını düşünmemiştim.

Tom'un bu kadar saldırgan olacağını düşünmedim.

Tom'un saldırgan olduğunu biliyorum.

Saldırgan tutuklandı.

Göçmen kökenli bazı insanlar, aşağılık kompleksi ve kabul edilme arzusundan doğan sağlıksız ve saldırgan bir tutumla kendi kültürlerine karşı nefret besliyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English