Learn how to use sanatçı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bir sanatçı gözüyle,bu değerlidir, duyarım.
Translate from Turkish to English
Bu adam bir sanatçı!
Translate from Turkish to English
O öyle büyük bir sanatçı ki hepimiz ona hayranız.
Translate from Turkish to English
Onun yetenekli bir sanatçı olduğundan şüphe etmeye yer yok.
Translate from Turkish to English
Bu dergiye göre, benim sevdiğim sanatçı gelecek bahar bir jazz müzisyeni ile evlenecek.
Translate from Turkish to English
Bu çömlek yerel bir sanatçı tarafından yapıldı.
Translate from Turkish to English
John büyük bir sanatçı oldu.
Translate from Turkish to English
O, bir doğuştan sanatçı.
Translate from Turkish to English
Tom cd'lerini sanatçı adlarına göre dizdi.
Translate from Turkish to English
O büyük bir sanatçı oldu.
Translate from Turkish to English
Tom harika bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
En sevdiğin sanatçı kimdir?
Translate from Turkish to English
O, çok iyi bir sanatçı değil.
Translate from Turkish to English
Her insan bir sanatçı olamaz.
Translate from Turkish to English
Herkes sanatçı olamaz.
Translate from Turkish to English
Sanatçı her zaman yalnız resim yapmıştır.
Translate from Turkish to English
Bu herif bir sanatçı!
Translate from Turkish to English
Zavallı genç adam sonunda büyük bir sanatçı oldu.
Translate from Turkish to English
Sanatçı ruhlu bir ailede yetişti.
Translate from Turkish to English
Yidir evrensel bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
Zavallı adam sonunda büyük bir sanatçı oldu.
Translate from Turkish to English
O doğuştan bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
O ünlü bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
Sanatçı yetenekli.
Translate from Turkish to English
Herkes sanatçı olmak istemez.
Translate from Turkish to English
Tom bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
Sanatçı olmak için bir sanat okuluna gitmek zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English
Kendisi mekanları tasvir etmede sanatçı yeteneğini kullanıyor.
Translate from Turkish to English
Ben bir sanatçı değilim.
Translate from Turkish to English
Bir sanatçı olduğumu hiç söylemedim.
Translate from Turkish to English
O gerçek bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
Onların ikisi de sanatçı.
Translate from Turkish to English
O başarılı bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
Sanatçı ruhlu musun?
Translate from Turkish to English
Tom da bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
Ben sanatçı değilim. Onun için ben hiç uygun değilim.
Translate from Turkish to English
Tom ünlü bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
Tom yetenekli bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
Bir sanatçı olmak için okuyorum.
Translate from Turkish to English
Her zaman bir sanatçı olman gerektiğini düşündüm.
Translate from Turkish to English
Tom sanatçı ruhlu görünüyor.
Translate from Turkish to English
Her gün güzelliği yaşamak için sanatçı olmana gerek yok.
Translate from Turkish to English
Tom doğuştan sanatçı.
Translate from Turkish to English
Senin bir sanatçı olduğunu duydum.
Translate from Turkish to English
Tom çok yetenekli bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
Tom son derece sanatçı ruhlu.
Translate from Turkish to English
Tom bir sanatçı mı?
Translate from Turkish to English
Ben bir sanatçı değilim. O işi iyi beceremem.
Translate from Turkish to English
Hayalim bir sanatçı olmaktır.
Translate from Turkish to English
O çok yetenekli bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
Doğuştan sanatçı.
Translate from Turkish to English
Sanırım Tom sanatçı ruhlu.
Translate from Turkish to English
Tom yüksek seviyede bir sanatçı.
Translate from Turkish to English
Ben sanatçı olmak istiyorum.
Sadece bir sanatçı hayatın anlamını yorumlayabilir.
55 yaşında, Tom aniden bir sanatçı olmak istediğine karar verdi.
Tom çok iyi bir sanatçı.
Tom son derece yetenekli bir sanatçı.
Onların CD'leri bir sanatçı tarafından düzenlendi.
CD'lerini sanatçı adına göre düzenlediler.
O da bir görsel sanatçı.
Bir sonraki sanatçı harikadır.
Bu sanatçı genç yaşta öldü.
Tom çok iyi bir sanatçı değil.
O iyi bir sanatçı ve fotoğrafçıydı.
O doğuştan sanatçı.
Tom bir sanatçı değil.
O alanında yeterli bir sanatçı olarak bilinir.
Mary parlak bir sanatçı.
O parlak bir sanatçı.
Tom ve Mary her ikisi de sanatçı.
Tom senin iyi bir sanatçı olduğunu söylüyor.
Sanatçı bağırdı.
O yaratılıştan bir sanatçı.
O bir sanatçı olamaz.
Villandry şatosundaki bahçıvanlar gerçek birer sanatçı.
O sanatçı çok popülerdir.
O sanatçı çok sevilir.
Onun bir sanatçı olduğunu biliyordum ama onun iyi olduğunu bilmiyordum.
Bir sanatçı, büyük bir resim yapmak için birçok boya tüpü kullanır.
Gündelik şeylerde güzelliği görmek için bir sanatçı olmak zorunda değilsiniz.
Gelecekte ünlü bir sanatçı olacak.
Mary bir sanatçı olmak istiyor.
Tom bir sanatçı olmak istedi.
O biraz bir sanatçı.
Ben çok iyi bir sanatçı değilim.
Tom bir sanatçı olmak istiyor.
Tom bir sanatçı ve bir fotoğrafçı.
Sanatçı trapezten baş aşağı asıldı.
Tom bir sanatçı olmak için doğmuş.
Bu kitabı resimlemiş olan sanatçı çok iyi.
Sanatçı olmak için bir güzel sanatlar okulunda okumak zorunda değilsiniz.
Bence Tom oldukça iyi bir sanatçı.
Onlar duvarı boyamak için bir sanatçı seçtiler.
Bir sanatçı seçti.
Ben çok sanatçı değilim.
Tom Mary'nin bir sanatçı olduğunu söyledi.
Tom bir sanatçı olmak istemiyordu.
Tom bir sanatçı olmak istemiyor.
Tom, Boston'da olduğu sırada birçok başka sanatçı ile karşılaştı.