Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sandalye"

Learn how to use sandalye in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Tahta sandalye pahalıdır.
Translate from Turkish to English

Herkes için yeterli sandalye var mı?
Translate from Turkish to English

Lütfen bana bir sandalye al.
Translate from Turkish to English

Affedersiniz, bu sandalye dolu mu?
Translate from Turkish to English

Masanın yanında dört sandalye vardı.
Translate from Turkish to English

O, oğluna bir sandalye yaptı.
Translate from Turkish to English

Sandalye benim için çok alçak.
Translate from Turkish to English

Tom tekerlekli sandalye olmadan gezinemiyor.
Translate from Turkish to English

İşte oturabileceğin rahat bir sandalye.
Translate from Turkish to English

Bu sandalye tehlikeli.
Translate from Turkish to English

Bir sandalye almaz mısın?
Translate from Turkish to English

Sandalye kırıktır. Onu tamir etsen iyi olur.
Translate from Turkish to English

Bir çift sandalye daha getir.
Translate from Turkish to English

Sandalye henüz gelmedi.
Translate from Turkish to English

Oturacak hiç sandalye yok.
Translate from Turkish to English

Bu kutu bir sandalye olarak hizmet verecek.
Translate from Turkish to English

Bu sandalye çok rahattır.
Translate from Turkish to English

Onlar sandalye ya da masa kullanmazlar.
Translate from Turkish to English

Bu sandalye benim için çok alçak.
Translate from Turkish to English

Sandalye kırık. Onu birine tamir ettirsen iyi olur.
Translate from Turkish to English

Oturacak sandalye yok.
Translate from Turkish to English

Bu sandalye plastikten yapılmıştır.
Translate from Turkish to English

Sandalye pencerenin yanında değildir.
Translate from Turkish to English

Büyükçe bir sandalye, ama kapı aralığından anca geçer.
Translate from Turkish to English

Hepimize yetecek kadar sandalye vardı.
Translate from Turkish to English

Gerçekten hoşlandığım sandalye odur.
Translate from Turkish to English

Herkese yetecek kadar yeterli sandalye var mı?
Translate from Turkish to English

Bu basit sandalye oldukça rahattır.
Translate from Turkish to English

Odada bir masa ve bir sandalye vardı.
Translate from Turkish to English

Lütfen bana bitişik odadan bir sandalye getir.
Translate from Turkish to English

Kırmızı sandalye ayrıldı. O özeldi.
Translate from Turkish to English

Oturmamız için yeterince sandalye yok.
Translate from Turkish to English

Git ve yan odadan bir sandalye getir, lütfen.
Translate from Turkish to English

Bir sandalye yerine lütfen bu ahşap kutuyu kullan.
Translate from Turkish to English

Bu sandalye hafif.
Translate from Turkish to English

Bu sandalye kırık.
Translate from Turkish to English

Sonunda, hastalıktan dolayı yürüyemez hale geldi ve gezinmek için motorlu tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Bu sandalye plastik.
Translate from Turkish to English

Başka bir sandalye al.
Translate from Turkish to English

Bu sandalye toplantı odasına ait.
Translate from Turkish to English

Sandalye tahtadan yapılmış.
Translate from Turkish to English

Sandalye kapıdan uzak.
Translate from Turkish to English

Bu rahat bir sandalye.
Translate from Turkish to English

O iki sandalye arasında oturuyor.
Translate from Turkish to English

Konferans salonunda yeterli sandalye yok.
Translate from Turkish to English

Bize üç sandalye daha lâzım.
Translate from Turkish to English

Bize bir sandalye daha lâzım.
Translate from Turkish to English

Bu ahşap sandalye ne kadar?
Translate from Turkish to English

Bu sandalye plastikten yapılmış.
Translate from Turkish to English

O onun yanına bir sandalye çekti.
Translate from Turkish to English

Tom motorlu tekerlekli bir sandalye satın almak için yeterli paraya sahip değil.
Translate from Turkish to English

Bir sandalye çek.

Bu odada hiç sandalye yok.

O bir sandalye midir?

Bu bir sandalye.

Bu sandalye geri dönüşümlü malzemeden yapılır.

Salondaki sandalye sayısı 80'dir.

Ahşap sandalye pahalıdır.

Sandalye ahşaptan yapılmış.

Sandalye onarılamaz.

Lütfen, bir sandalye alın ve bizimle oynayın.

Tom sandalye ile Mary'nin kafasına vurmaya çalıştı!

Tom diğer bir öğrenciye bir sandalye fırlattığı için okuldan uzaklaştırıldı.

Bu sandalye oldukça küçüktür.

Bu sandalye tamir edilmeli.

Sandalye onarılmalı.

Sandalye çok küçük.

Tom Mary'ye bir sandalye teklif etti.

On iki kişinin oturması için yeterince sandalye var mı?

O sandalye sırtını acıtıyor mu?

Elektrikli tekerlekli sandalye kullanmak için bir ehliyete ihtiyacın var mı?

Elektrikli tekerlekli sandalye bir sürücü ehliyeti gerektiriyor mu?

Yeterli sandalye var mı?

Hâlâ herkes için yeterli sandalye var mı?

Sandalye kırıldı.

Bu sandalye sizin.

Bir sandalye istiyorum.

Tom bir sandalye çekti ve oturdu.

Bu sandalye çok rahat değil.

Ahşap sandalye ne kadar?

Sandalye kapının yanında duruyor.

Kalan sadece bir sandalye var.

Sana bir sandalye alalım.

Bu sandalye rahat değil.

Dün ergonomik bir sandalye aldım.

O otururken sandalye çatırdadı.

Bu sandalye diğerleriyle aynı mı?

Tom bir tekerlekli sandalye kullanır.

Tom bir sandalye kaptı.

Tom'a bir sandalye verin.

Ona bir sandalye ver.

İlkokuldayken sandalye kapmaca oyunu oynardık.

Tom bir sandalye aldı ve oturdu.

Biz bir çift yeni sandalye aldık.

Şimdiye kadar kaç tane sandalye kurdun?

O bir sandalye taşıdı.

Bu plastik sandalye çok ucuz.

Bu uzun zamandır oturduğum en rahat sandalye.

Bu şimdiye kadar oturduğum en rahat sandalye.

Bu sandalye çok rahatmış, ama rengi hoşuma gitmedi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English