Learn how to use sarı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Büronun kapısı sarı.
Translate from Turkish to English
Bahçedeki tüm çiçekler sarı.
Translate from Turkish to English
Bahçedeki bütün çiçekler sarı.
Translate from Turkish to English
Onun saçı sarı ve genç görünüyor.
Translate from Turkish to English
Aşama 1. 0.5 litre bitkisel yağı (herhangi bir içyağı veya yağın ve içyağının bir karışımı) yüksek ateşte çömlekte ısıtın, 400 gram doğranmış soğan ekleyin, soğanlar sarı bir renge ulaşana kadar kızartın, sonra da 1 kilogram et (hangi cins olursa olsun) ekleyin.
Translate from Turkish to English
Bahçe güzel sarı çiçeklerle doluydu.
Translate from Turkish to English
Maskeler polenlerden bile daha küçük sarı kum tozunu ne kadar iyi engelleyebilir ki?Sanırım o polenden oldukça daha fazla baş belasıdır.
Translate from Turkish to English
Ania kahverengi ama Magdalena sarı saça sahip.
Translate from Turkish to English
Małgorzata'yı bir melek gibi seviyorum. Güzel yüzüne ve sarı saçlarına kurban olayım!
Translate from Turkish to English
Bożena, güzel ötesi sarı saçlı bir kızdır. Ayrıca o, bizim okuldaki en güzel öğrencidir.
Translate from Turkish to English
Lidia'nın sarı düz saçları var.
Translate from Turkish to English
Ayrıca Felicja'nın da sarı düz saçları var.
Translate from Turkish to English
Bahçe sarı çiçeklerle doluydu.
Translate from Turkish to English
İşte sarı bir gül.
Translate from Turkish to English
Normal olarak yemediğim masadaki tek şey sarı tabaktaki şeydir.
Translate from Turkish to English
Bu kuş bir sarı kuyruksallayan.
Translate from Turkish to English
Tom'un sarı bir spor arabası var.
Translate from Turkish to English
Çiçekler sarı.
Translate from Turkish to English
Jane'in saçında sarı bir kurdela vardı.
Translate from Turkish to English
Bir sarı gül var.
Translate from Turkish to English
Sarı sayfalarda ara!
Translate from Turkish to English
Ben sarı olanını alacağım.
Translate from Turkish to English
Bu çiçek sarı, ama diğer tüm çiçekler mavi.
Translate from Turkish to English
Ben sarı kazağımı seviyorum.
Translate from Turkish to English
O, şu sarı evde yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Sarı sayfalara bir göz at.
Translate from Turkish to English
Sarı Lacivert akar kanımız
Translate from Turkish to English
Sarı yağmurluk giyen kız kim?
Translate from Turkish to English
Hayatımda sarı bir denizaltı hiç görmedim.
Translate from Turkish to English
Kız saçına sarı kurdeleler takmıştı.
Translate from Turkish to English
Bu sarı kazağı niçin denemiyorsun?
Translate from Turkish to English
Sonbaharda, günler daha kısaldığında ve geceler daha soğuduğunda, o, ilk ayazın yaprakları parlak sarı ve portakal ve kırmızıya dönüştürmesini izledi.
Translate from Turkish to English
Kız saçına sarı bir kurdele takıyordu.
Translate from Turkish to English
Annem erkek kardeşime sarı bir şemsiye aldı.
Translate from Turkish to English
Onlar sarı.
Translate from Turkish to English
Onun sarı saçı var.
Translate from Turkish to English
Sarı bir gül var.
Translate from Turkish to English
Onun saçları sarı ve o genç görünüyor.
Translate from Turkish to English
Bu sarı bir gül.
Translate from Turkish to English
Sarı elmalarımız var.
Translate from Turkish to English
Tüm toplar sarı.
Translate from Turkish to English
Bu elma sarı mı?
Translate from Turkish to English
Sarı süt sürahisi nerede?
Translate from Turkish to English
Gündüzler ve akşamlar gittikçe daha soğuk oluyor. Ağaçların yaprakları yakında kırmızı ve sarı olacaklar.
Translate from Turkish to English
Az önce dışarıda giydiğim sarı ayakkabı çifti ve bileğimdeki saat yaklaşık dokuz yıllık.
Sarı pantolonlu bayan gerçekten çok hoştu.
Bir sürü çiçeğim var. Bazıları kırmızı ve bazıları da sarı.
Sarı saçlı bir kız seni görmeye geldi.
Sarı saçlı bir kız sizi görmeye geldi.
Mary, sarı elbiseyi giyen kız.
Peynir sarı.
Peynir sarı değildir.
Tom bir cümleyi sarı bir fosforlu kalemle işaretledi.
Sarı sayfalarda reklam yapar mısın?
Onun mavi gözleri ve sarı saçı var.
Sarı saç ve mavi gözleri var.
Sarı eşarbımı beğenmiyor musunuz?
Orada sarı bir gül var.
İşte o dakikadan itibaren onun boyalı dudaklarından, yapma sarı saçlarından nefret ediyordum.
Tom'un uzun sarı saçı var.
Emily'nin sarı saçları var.
Birçok çiçek var. Biri kırmızı, bir başkası beyaz ve kalanları sarı.
Onun adı Geppetto'ydu fakat mahallenin çocuklarına göre tam sarı mısır renginde her zaman taktığı peruktan dolayı o, Palendina oldu.
Tom üzerinde gülen bir yüzü olan sarı bir tişört giydi.
Önümde sarı bir araba var.
Polis lavaboda bir sarı saç buldu.
Toplardan hiçbiri sarı değil.
Bu çirkin sarı bana senin yatak çarşafı rengini hatırlatıyor.
Kadını sarı bir şapkayla görmek bana bir hikayeyi hatırlattı.
Mary sarı bir elbise giyiyor.
Anna'nın kestane kahvesi saçı var fakat Magdalena'nın sarı saçı var.
Anna'nın saçı kahverengi fakat Magdalena'nınki sarı.
Onun uzun sarı saçları vardı.
Yürüyen merdivene binerken lütfen tırabzanı tut ve sarı çizginin içinde dur.
Tom'un sarı saçları ve yeşil gözleri var.
Kaç tane sarı çiçek var?
Neden sarı ışık parlıyor?
Sarı sandalyenin üzerinde uyuyan bir siyah kedi var.
O bana sarı görünüyordu.
Tom denemem için sarı bir gömlek çıkardı.
O ağacın tohumları sarı renklidir.
Sarı alarma gidin.
Kırmızı ruj sürmek için dişlerinizin sarı olmaması gerekir.
Sarı dişler ile kırmızı ruj hoş durmaz.
Sarı elbiseyle hangi oje uygun gider?
Arkadaşım sarı bir araba aldı.
Arkadaşım sarı bir araba satın aldı.
Avrupalıların gelişinden önce sarı humma bir sorun değildi.
Hakem ona sarı kartı gösterdi.
İsveç'teki herkesin sarı saçları ve mavi gözleri mi var?
Sarı saçları pek uzun değildi.
Yapraklar sarı!
Arkadaşım sarı renkli bir araba satın aldı.
Sarı yağmurluklu kız kim?
Bugün birçok sarı kelebek gördük.
Tom bir kullanılmış araba satıcısı bulmak için sarı sayfalara baktı.
Yolun kenarında beyaz ve sarı çiçekler vardı.
Sarı rengi severim.
Annem küçük erkek kardeşime sarı bir şemsiye aldı.
Onlar sarı çiçek.