Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sarı"

Learn how to use sarı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Büronun kapısı sarı.
Translate from Turkish to English

Bahçedeki tüm çiçekler sarı.
Translate from Turkish to English

Bahçedeki bütün çiçekler sarı.
Translate from Turkish to English

Onun saçı sarı ve genç görünüyor.
Translate from Turkish to English

Aşama 1. 0.5 litre bitkisel yağı (herhangi bir içyağı veya yağın ve içyağının bir karışımı) yüksek ateşte çömlekte ısıtın, 400 gram doğranmış soğan ekleyin, soğanlar sarı bir renge ulaşana kadar kızartın, sonra da 1 kilogram et (hangi cins olursa olsun) ekleyin.
Translate from Turkish to English

Bahçe güzel sarı çiçeklerle doluydu.
Translate from Turkish to English

Maskeler polenlerden bile daha küçük sarı kum tozunu ne kadar iyi engelleyebilir ki?Sanırım o polenden oldukça daha fazla baş belasıdır.
Translate from Turkish to English

Ania kahverengi ama Magdalena sarı saça sahip.
Translate from Turkish to English

Małgorzata'yı bir melek gibi seviyorum. Güzel yüzüne ve sarı saçlarına kurban olayım!
Translate from Turkish to English

Bożena, güzel ötesi sarı saçlı bir kızdır. Ayrıca o, bizim okuldaki en güzel öğrencidir.
Translate from Turkish to English

Lidia'nın sarı düz saçları var.
Translate from Turkish to English

Ayrıca Felicja'nın da sarı düz saçları var.
Translate from Turkish to English

Bahçe sarı çiçeklerle doluydu.
Translate from Turkish to English

İşte sarı bir gül.
Translate from Turkish to English

Normal olarak yemediğim masadaki tek şey sarı tabaktaki şeydir.
Translate from Turkish to English

Bu kuş bir sarı kuyruksallayan.
Translate from Turkish to English

Tom'un sarı bir spor arabası var.
Translate from Turkish to English

Çiçekler sarı.
Translate from Turkish to English

Jane'in saçında sarı bir kurdela vardı.
Translate from Turkish to English

Bir sarı gül var.
Translate from Turkish to English

Sarı sayfalarda ara!
Translate from Turkish to English

Ben sarı olanını alacağım.
Translate from Turkish to English

Bu çiçek sarı, ama diğer tüm çiçekler mavi.
Translate from Turkish to English

Ben sarı kazağımı seviyorum.
Translate from Turkish to English

O, şu sarı evde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Sarı sayfalara bir göz at.
Translate from Turkish to English

Sarı Lacivert akar kanımız
Translate from Turkish to English

Sarı yağmurluk giyen kız kim?
Translate from Turkish to English

Hayatımda sarı bir denizaltı hiç görmedim.
Translate from Turkish to English

Kız saçına sarı kurdeleler takmıştı.
Translate from Turkish to English

Bu sarı kazağı niçin denemiyorsun?
Translate from Turkish to English

Sonbaharda, günler daha kısaldığında ve geceler daha soğuduğunda, o, ilk ayazın yaprakları parlak sarı ve portakal ve kırmızıya dönüştürmesini izledi.
Translate from Turkish to English

Kız saçına sarı bir kurdele takıyordu.
Translate from Turkish to English

Annem erkek kardeşime sarı bir şemsiye aldı.
Translate from Turkish to English

Onlar sarı.
Translate from Turkish to English

Onun sarı saçı var.
Translate from Turkish to English

Sarı bir gül var.
Translate from Turkish to English

Onun saçları sarı ve o genç görünüyor.
Translate from Turkish to English

Bu sarı bir gül.
Translate from Turkish to English

Sarı elmalarımız var.
Translate from Turkish to English

Tüm toplar sarı.
Translate from Turkish to English

Bu elma sarı mı?
Translate from Turkish to English

Sarı süt sürahisi nerede?
Translate from Turkish to English

Gündüzler ve akşamlar gittikçe daha soğuk oluyor. Ağaçların yaprakları yakında kırmızı ve sarı olacaklar.
Translate from Turkish to English

Az önce dışarıda giydiğim sarı ayakkabı çifti ve bileğimdeki saat yaklaşık dokuz yıllık.

Sarı pantolonlu bayan gerçekten çok hoştu.

Bir sürü çiçeğim var. Bazıları kırmızı ve bazıları da sarı.

Sarı saçlı bir kız seni görmeye geldi.

Sarı saçlı bir kız sizi görmeye geldi.

Mary, sarı elbiseyi giyen kız.

Peynir sarı.

Peynir sarı değildir.

Tom bir cümleyi sarı bir fosforlu kalemle işaretledi.

Sarı sayfalarda reklam yapar mısın?

Onun mavi gözleri ve sarı saçı var.

Sarı saç ve mavi gözleri var.

Sarı eşarbımı beğenmiyor musunuz?

Orada sarı bir gül var.

İşte o dakikadan itibaren onun boyalı dudaklarından, yapma sarı saçlarından nefret ediyordum.

Tom'un uzun sarı saçı var.

Emily'nin sarı saçları var.

Birçok çiçek var. Biri kırmızı, bir başkası beyaz ve kalanları sarı.

Onun adı Geppetto'ydu fakat mahallenin çocuklarına göre tam sarı mısır renginde her zaman taktığı peruktan dolayı o, Palendina oldu.

Tom üzerinde gülen bir yüzü olan sarı bir tişört giydi.

Önümde sarı bir araba var.

Polis lavaboda bir sarı saç buldu.

Toplardan hiçbiri sarı değil.

Bu çirkin sarı bana senin yatak çarşafı rengini hatırlatıyor.

Kadını sarı bir şapkayla görmek bana bir hikayeyi hatırlattı.

Mary sarı bir elbise giyiyor.

Anna'nın kestane kahvesi saçı var fakat Magdalena'nın sarı saçı var.

Anna'nın saçı kahverengi fakat Magdalena'nınki sarı.

Onun uzun sarı saçları vardı.

Yürüyen merdivene binerken lütfen tırabzanı tut ve sarı çizginin içinde dur.

Tom'un sarı saçları ve yeşil gözleri var.

Kaç tane sarı çiçek var?

Neden sarı ışık parlıyor?

Sarı sandalyenin üzerinde uyuyan bir siyah kedi var.

O bana sarı görünüyordu.

Tom denemem için sarı bir gömlek çıkardı.

O ağacın tohumları sarı renklidir.

Sarı alarma gidin.

Kırmızı ruj sürmek için dişlerinizin sarı olmaması gerekir.

Sarı dişler ile kırmızı ruj hoş durmaz.

Sarı elbiseyle hangi oje uygun gider?

Arkadaşım sarı bir araba aldı.

Arkadaşım sarı bir araba satın aldı.

Avrupalıların gelişinden önce sarı humma bir sorun değildi.

Hakem ona sarı kartı gösterdi.

İsveç'teki herkesin sarı saçları ve mavi gözleri mi var?

Sarı saçları pek uzun değildi.

Yapraklar sarı!

Arkadaşım sarı renkli bir araba satın aldı.

Sarı yağmurluklu kız kim?

Bugün birçok sarı kelebek gördük.

Tom bir kullanılmış araba satıcısı bulmak için sarı sayfalara baktı.

Yolun kenarında beyaz ve sarı çiçekler vardı.

Sarı rengi severim.

Annem küçük erkek kardeşime sarı bir şemsiye aldı.

Onlar sarı çiçek.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English