Learn how to use sarf in a Turkish sentence. Over 44 hand-picked examples.
Çaba sarf etmemiz önemlidir.
Translate from Turkish to English
Ödevimize çaba sarf ettik.
Translate from Turkish to English
Ben çok da sosyal değilim ama çaba sarf etmeye çalışıyorum.
Translate from Turkish to English
İthalat pazarı geliştirmek için epeyce çaba sarf edilmektedir.
Translate from Turkish to English
Jeff ve Mia boşanmayı önlemek için son bir çaba sarf ediyorlar.
Translate from Turkish to English
Amy ayağa kalkmak için çaba sarf etti.
Translate from Turkish to English
Notlarımı yükseltmek için çaba sarf ettim.
Translate from Turkish to English
O, kıyıya ulaşmak için aşırı derecede çaba sarf etti.
Translate from Turkish to English
Nihai terfinizi aldığınız zaman, nihai alışverişinizi yaptığınız zaman, mükemmel evinizi satın aldığınız zaman, birikim yapıp maddi güvencenizi sağladığınız zaman ve başarı merdivenlerinin basamaklarına tırmanıp gelebileceğiniz en yüksek noktaya geldiğinizde heyecanınız da kaybolur ve kaybolacaktır. Peki ya sonra ne olacak? Yolun sonunu görebilmek için daha ne kadar çaba sarf etmek zorundasınız? Eminim anlıyorsunuzdur; hiçbir zaman yeterli olmayacak. Öyleyse kendinize şu soruyu sormak zorundasınız: Önemli olan nedir?
Translate from Turkish to English
İstediğim şeyleri bana vermemek için elinden gelen çabayı sarf ettin.
Translate from Turkish to English
Bu proje için sarf ettiğin çabanın farkındayım ve bunu takdir ediyorum.
Translate from Turkish to English
Hiç efor sarf etmeden on günde beş kilo verebilirsiniz.
Translate from Turkish to English
Evliliğini kurtarmak adına çaba sarf etmen gerek.
Translate from Turkish to English
Teşekkürler, çaba sarf edeceğim, umarım ki seni hayal kırıklığına uğratmam.
Translate from Turkish to English
Beynimizi geliştirmek, yeteneklerimizi ortaya koymak için azami çaba sarf etmeliyiz.
Translate from Turkish to English
Bunu değiştirmek için çaba sarf etmelisiniz.
Translate from Turkish to English
Ev sahibi mükemmel Rusça konuştu ve bizim rahat olduğumuzu ve iyi bakıldığımızı garanti altına almak için özel bir çaba sarf etti.
Translate from Turkish to English
Tartışarak boşa zaman sarf etmeyelim.
Translate from Turkish to English
Bu projeyi yönetme hakkında gerçekten ciddi değilim ama çaba sarf ederken görülmem gerekiyor.
Translate from Turkish to English
Çaba sarf et.
Translate from Turkish to English
O, sınavı geçmek için her türlü çabayı sarf ediyor.
Translate from Turkish to English
Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.
Translate from Turkish to English
Hükümet cehaleti ortadan kaldırmak için ortak çabalar sarf etmiştir.
Translate from Turkish to English
Hükümet ülkemizi temiz ve yeşil hale getirmek için çaba sarf etmiştir.
Translate from Turkish to English
Çaba sarf etmeden hiçbir şey mümkün değildir.
Translate from Turkish to English
Bu işe büyük emek sarf ettim.
Translate from Turkish to English
Şirket, iş uygulamalarını geliştirmek için herhangi bir çaba sarf etmedi.
Translate from Turkish to English
Sonuçta, "kadınsılık" bir kadının doğuştan sahip olduğu bir şey, göstermek için bir çaba sarf etmesine gerek yok ve öyle de bir özellik ki bilinçli olarak saklanmaya çalışılsa bile boşa çıkardı.
Translate from Turkish to English
Daha fazla çaba sarf etseydin, giriş sınavını geçerdin.
Translate from Turkish to English
Çaba sarf etmeden hiçbir şey elde edemezsiniz.
Translate from Turkish to English
Azınlık partisi, faturaların geçişini engellemek için son çabayı sarf etti.
Daha fazla çaba sarf et.
Sadece biraz daha çaba sarf etse başarırdı.
Son görüşmelerinde ona hoş olmayan sözler sarf etmişti. Oysaki o akrabasının kendisi üzerindeki emeği çok büyüktü.
Militer bir dil içeren bunun gibi sözleri sarf etmekten sakınırım.
Biraz gayret sarf et.
Bazı insanların sırf normal olabilmek için olağanüstü enerji sarf ettiklerini kimse bilmez.
Hayat tasarruf edilemez. Ya sarf edersiniz ya da birisi için israf.
Yanni gariban mahallelerdeki çocukları futbola yönlendirmek için gayret sarf ediyordu.
Bazı insanlar sırf normal olabilmek için olağanüstü çaba sarf ederler.
Sadece istemekle olmaz, enerji ve efor sarf etmek de gerekir.
Söylediği her şeyi yazmaya çalıştım/çaba sarf ettim/çabaladım.
Paniği yenmek için çaba sarf etmesi gerekti.
Ama en azından sana cömert sözlerin için teşekkür etmeme izin ver. Uzun zamandır bana hiç sarf edilmemişti.