Learn how to use sebebiyle in a Turkish sentence. Over 28 hand-picked examples.
Aynı kolejde okumaları sebebiyle en iyi arkadaş oldular.
Translate from Turkish to English
O, kötü sağlık sebebiyle istifa etti.
Translate from Turkish to English
Oğlunun doğumu sebebiyle kendisini tebrik ettim.
Translate from Turkish to English
Dikkatsizliği sebebiyle kendinden utanıyordu.
Translate from Turkish to English
Dünya kupası sebebiyle, bizim sokaktaki bütün evler küçük turuncu bayraklarla süslenmiş.
Translate from Turkish to English
Sonuçta, o şiddet suçu sebebiyle beş yıl hapis yatmıştı.
Translate from Turkish to English
Bayanlar baylar, havaalanındaki bir kaza sebebiyle varışımız gecikecek.
Translate from Turkish to English
Şiddetli fırtına sebebiyle seyahat iptal edildi.
Translate from Turkish to English
Şiddetli fırtına sebebiyle gezi iptal edildi.
Translate from Turkish to English
Afrika'da fırtına sebebiyle birçok kişi öldü.
Translate from Turkish to English
Beyzbol maçı yağmur sebebiyle iptal edildi.
Translate from Turkish to English
Yoğun yağış sebebiyle baraj taştı.
Translate from Turkish to English
Son zamanlardaki olaylar sebebiyle, kendimi işime vermem tamamen imkansız.
Translate from Turkish to English
Ali centilmenlik dışı hareketi sebebiyle kart gördü.
Translate from Turkish to English
Hakem kar yağışı sebebiyle kapanan çizgilerin temizlenmesi için oyunu durdurdu.
Translate from Turkish to English
Yoğun kar yağışı sebebiyle maç tatil edildi.
Translate from Turkish to English
Yeni transfer Ali, Yıldızspor forması giydiği dönemde gördüğü kırmızı kart sebebiyle bu maçta forma giyemeyecek.
Translate from Turkish to English
Sakatlığı sebebiyle ağrıları olan Ali maça iğneyle çıktı.
Translate from Turkish to English
Polis tarafından hız sebebiyle kenara çekildim.
Translate from Turkish to English
Onu hızlı gitmesi sebebiyle tutukladılar.
Translate from Turkish to English
Tom kalp krizi sebebiyle Boston'da öldü.
Translate from Turkish to English
Şehir deprem sebebiyle yıkıma uğradı.
Translate from Turkish to English
Pandemi sebebiyle ekonomilerde ciddi daralma oldu.
Translate from Turkish to English
Otoyol büyük bir kaza sebebiyle trafiğe kapatıldı.
Translate from Turkish to English
Kötü bir fırtına sebebiyle dışarı çıkamadı.
Translate from Turkish to English
Hava muhalefeti sebebiyle uçak rota değiştirmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Güzel manzaraları sebebiyle Türkiye'yi beğeniyor.
Translate from Turkish to English
Onların başı olana da ‘Kavasbaşı’ denilirdi. Merzifon’un büyük lahanalarının meşhurluğu sebebiyle takımların birine “lahanacılar”, Amasya’nın ünlü bamyası sebebiyle diğer takıma ise “bamyacılar” denilmiştir.
Translate from Turkish to English