Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sebzeleri"

Learn how to use sebzeleri in a Turkish sentence. Over 45 hand-picked examples.

Sebzeleri yeme yerine, o, onları bir doğrayıcıya koyar ve onları içer.
Translate from Turkish to English

Tom lahana hariç bütün sebzeleri sever.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin sebzeleri kesmesi için ona verdiği yeni bıçağı kullandı.
Translate from Turkish to English

Tom yediği tüm sebzeleri yetiştirir.
Translate from Turkish to English

O, ona sebzeleri yedirdi.
Translate from Turkish to English

Bazı çocuklar sebzeleri sevmez.
Translate from Turkish to English

Çocuklarına sebzeleri nasıl yedirirsin?
Translate from Turkish to English

Sebzeleri pişirmem gerek.
Translate from Turkish to English

Sadece kendi yetiştirdiğim sebzeleri yerim.
Translate from Turkish to English

Sadece sezon sebzeleri yiyen çok zengin bir kız tanıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom mutfakta, bazı sebzeleri dilimliyor.
Translate from Turkish to English

Sebzeleri hâlâ zeytinyağlı salamurada bırakıyor musun?
Translate from Turkish to English

Ben yalnızca taze sebzeleri yerim.
Translate from Turkish to English

Hangi sebzeleri seviyorsun?
Translate from Turkish to English

Tom sadece kendi yetiştirdiği sebzeleri yer.
Translate from Turkish to English

Sebzeleri çok pişirmemek için dikkatli olun.
Translate from Turkish to English

Lahana hariç tüm sebzeleri severim.
Translate from Turkish to English

O, lahana hariç tüm sebzeleri seviyor.
Translate from Turkish to English

Hangi sebzeleri almak istiyorsun?
Translate from Turkish to English

Onların işi sebzeleri kesmek.
Translate from Turkish to English

O, sebzeleri sever, özellikle lahanayı.
Translate from Turkish to English

O, mutfağa kadar beni takip etti ve bir bıçak aldı. Daha sonra sebzeleri kesmeye başladı.
Translate from Turkish to English

Ben bizim yetiştirmediğimiz sebzeleri asla yemediğimizi hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English

Biz lahana hariç tüm sebzeleri severiz.
Translate from Turkish to English

Tom bahçeden öğle yemeği hazırlamak için Mary'nin ihtiyacı olan tüm sebzeleri aldı.
Translate from Turkish to English

Genellikle hangi sebzeleri yetiştirirsin?
Translate from Turkish to English

Onlar lahana dışındaki tüm sebzeleri severler.
Translate from Turkish to English

Mary lahana hariç tüm sebzeleri sever.
Translate from Turkish to English

O, lahana dışındaki tüm sebzeleri sever.
Translate from Turkish to English

Sebzeleri tamamen unuttum.
Translate from Turkish to English

Tom sebzeleri keserken parmağını bir bıçakla kesti.
Translate from Turkish to English

Tom sebzeleri keserken parmağının bir kısmını kesti.
Translate from Turkish to English

Sebzeleri süzgece koyun.
Translate from Turkish to English

Muhtemelen genetiği değiştirilmiş meyve ve sebzeleri, bilmeden her zaman yersiniz.
Translate from Turkish to English

Sebzeleri yıkadım.
Translate from Turkish to English

Salata için sebzeleri doğramana yardım edeyim.
Translate from Turkish to English

Tom, sebzeleri kaynatmak yerine onları buharda pişirmemi önerdi.
Translate from Turkish to English

Sen sebzeleri yıka, ben meyveleri yıkayacağım.
Translate from Turkish to English

Sen sebzeleri yıka, ben de meyveleri yıkayacağım.
Translate from Turkish to English

Sebzeleri yiyin.
Translate from Turkish to English

Lahana dışında tüm sebzeleri sever.
Translate from Turkish to English

Meyve ve sebzeleri mevsiminde yemek daha sağlıklı.
Translate from Turkish to English

Dilenciliği meslek edinmiş insanlara para vermiyorum. Birine maddi yardım yapmak istediğimde akşam pazarına gidip pazarcıların bıraktığı çürümüş meyve sebzeleri toplayanlara ulaşmaya çalışıyorum.

Yediğim sebzeleri kendim yetiştiriyorum.

Sebzeleri yıkayın.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English