Learn how to use serbestçe in a Turkish sentence. Over 8 hand-picked examples.
Her şahsın çalışmaya, işini serbestçe seçmeye, adil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır.
Translate from Turkish to English
Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibarıyla, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.
Translate from Turkish to English
Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.
Translate from Turkish to English
Bu, onları bir ders kitabı için, bir uygulama için, bir araştırma projesi için, her şey için yeniden serbestçe kullanabileceğin anlamına gelir.
Translate from Turkish to English
Lütfen serbestçe al.
Translate from Turkish to English
Sığırlarının serbestçe başıboş gezinmelerine izin vermemeleri teşvik edildi.
Translate from Turkish to English
Tom, bahçede serbestçe dolaşabilsinler diye tavuklarını dışarı salıverdi.
Translate from Turkish to English
Raftaki ilaçlar serbestçe satılabilir.
Translate from Turkish to English