Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sessiz"

Learn how to use sessiz in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Sessiz ol ve dinle!
Translate from Turkish to English

Sessiz ol yoksa bebek uyanacak.
Translate from Turkish to English

Oğlan sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Tony yeşil tarlalar ve küçük, sessiz köyler gördü.
Translate from Turkish to English

Biz kırda sessiz bir gün geçirdik.
Translate from Turkish to English

Çocuk kelebeği gördüğünde, onu kovalamaya girişti, bitişikteki bayanla sohbet ederken ona sessiz kalmasını söyleyen annesini kızdırdı.
Translate from Turkish to English

Onlar sanki müzikten büyülenmiş gibi sessiz oturdular.
Translate from Turkish to English

Sorun konusunda sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Bir müddet sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Bir süre sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

O, bir süre sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Çocuklara sessiz olmalarını söyledim, fakat onlar gürültülü olmaya devam ettiler.
Translate from Turkish to English

Sadece sessiz kalmak zorundasın.
Translate from Turkish to English

O konuşmadan önce, bir süre sessiz durdu.
Translate from Turkish to English

Türkçe Ğ ve İspanyolca H kaçtı ve birlikte birsürü tamamen sessiz çocukları oldu.
Translate from Turkish to English

Tom nasıl sessiz olacağını bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Tamam, biz mağazadayken sessiz durun.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin sessiz olmasını istedi.
Translate from Turkish to English

Tom sessiz bir mahallede yaşıyor.
Translate from Turkish to English

O hastaydı ve bu yüzden onlar sessiz kaldılar.
Translate from Turkish to English

Tom bir an için sessiz oturamaz.
Translate from Turkish to English

Gece vakti bile olsa, artık sessiz ve huzurlu değil.
Translate from Turkish to English

Keşke biraz daha sessiz olabilsen.
Translate from Turkish to English

O, ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Jane, uzun bir süre sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Sanırım Alice'in böyle uzun süre sessiz kalması tuhaf.
Translate from Turkish to English

Koko'ya haberi söylediğimde, o yaklaşık on dakika boyunca sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Sessiz ol.
Translate from Turkish to English

Biz sessiz kaldık.
Translate from Turkish to English

O, sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Lütfen sessiz olun.
Translate from Turkish to English

Sessiz olalım.
Translate from Turkish to English

Lütfen sessiz durun.
Translate from Turkish to English

Biz onları sessiz tuttuk.
Translate from Turkish to English

Çocuk sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

O sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Sessiz olmak zorundasın.
Translate from Turkish to English

Bebek sessiz durdu.
Translate from Turkish to English

Çocuklar sessiz kalmayı sürdürdü.
Translate from Turkish to English

Tom sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Hepiniz sessiz olun.
Translate from Turkish to English

Niçin o öyle sessiz?
Translate from Turkish to English

O sessiz bir kadın
Translate from Turkish to English

O sessiz bir kişi.
Translate from Turkish to English

O çok sessiz bir oda.
Translate from Turkish to English

O, bütün gün sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

O tüm gün sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Bayan sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

O bize sessiz kalmamızı söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye sessiz olmasını söyledi.
Translate from Turkish to English

Lütfen herkes sessiz olsun.
Translate from Turkish to English

Biz çocukları sessiz tuttuk.
Translate from Turkish to English

Ben bir fare kadar sessiz olacağım.
Translate from Turkish to English

Hareket etme ve sessiz kal.

Ben konuşurken sessiz ol.

Mümkün olduğu kadar sessiz durdum.

O, gün boyu sessiz kaldı.

Onların hepsi sessiz kaldılar.

Yemek sırasında sessiz kaldı.

Bir süre sessiz durmalısın?

Öğretmen sessiz olmamızı söyledi.

Bu tartışma sırasında o sessiz kaldı.

Dün gece komşular bize sessiz olmamızı yoksa polisleri arayacaklarını söylediler.

O konuştuğunda, herkes sessiz oldu.

Ormanda ortalık tekrar sessiz oldu.

Neden bu kadar sessiz?

Ben, dağlarda sessiz bir tatil umuyordum.

O,görüşme boyunca sessiz kaldı.

Sessiz kalın ve dinlenin.

Sessiz ol. Sınıfta konuşma.

Sessiz olun. Çocuklar uyuyorlar.

Öğrencilere sessiz olmalarını söyledi.

Everett bir an sessiz durdu.

Öğretmen Mary'ye sessiz olmasını söyledi.

Sessiz kalmanın en iyi olduğunu düşündüm.

Yalnızca sessiz kalısan, kalabilirsin.

Bir kütüphanede sessiz olmalısın.

Yaratılıştan çok sessiz bir insandır.

Sessiz kalmasına izin verilmedi.

Sessiz olun, lütfen! Ses yapmayın.

Bir iğnenin düşüşünü duyacak kadar yeterince sessiz.

Sessiz ol!

Sessiz olun!

Sessiz olmaları için çocuklara bağırdı.

Biz konuşuyorken, o sessiz kaldı.

Öğretmenimiz sessiz olmamızı istedi.

Kırsal ortamlar benim için çok sessiz.

Lütfen Tom'u uyandırmamak için sessiz ol.

Anne çocuklara sessiz olmalarını söyledi.

Tom suçu hakkında yıllarca sessiz kaldı.

Calvin Coolidge sessiz ve sade görünümlüydü.

Evde yalnız olduğumda, ev çok sessiz.

Bu sessiz bir kış akşamı oldu.

Sessiz kaldığın sürece burada kalabilirsin.

Kızgındı. Sessiz kalmasının sebebi budur.

Sessiz olmak koşuluyla kalabilirsin.

O kızgındı. Sessiz kalmasının nedeni budur.

Sadece sessiz ol.

Çok sessiz.

Bu oda sessiz.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English