Learn how to use seviyesi in a Turkish sentence. Over 23 hand-picked examples.
Dedem iyi şogi oynar. Seviyesi dördüncü dan ve amatör.
Translate from Turkish to English
Nehrin seviyesi çok düşük.
Translate from Turkish to English
Yakıt seviyesi boşun altında.
Translate from Turkish to English
Kanımdaki kolestrol seviyesi yüksektir.
Translate from Turkish to English
Havadaki oksijen seviyesi azalıyor.
Translate from Turkish to English
Florida'da memurların "iklim değişikliği" ya da "deniz seviyesi yükselişi" kelimelerini kullanmalarına izin verilmiyor.
Translate from Turkish to English
Onun zihinsel seviyesi normal çocuğunkinden daha yüksektir.
Translate from Turkish to English
Nehrin su seviyesi yükseldi.
Translate from Turkish to English
Tuna'nın su seviyesi rekor yüksekliğe ulaştı.
Translate from Turkish to English
Güvenlik seviyesi İç Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlendiği gibi, turuncudur.
Translate from Turkish to English
Küresel ısınma artarken deniz seviyesi gittikçe yükseliyor.
Translate from Turkish to English
Gölün seviyesi düştü.
Translate from Turkish to English
İsrail'de İngilizce eğitim seviyesi çok düşük.
Translate from Turkish to English
Kırsalda İngilizce eğitimi seviyesi çok düşük.
Translate from Turkish to English
Deniz seviyesi yükseliyor.
Translate from Turkish to English
Nehrin seviyesi yavaş yavaş yükseldi.
Translate from Turkish to English
Nehir seviyesi yüksektir.
Translate from Turkish to English
Heyecan seviyesi artıyor.
Translate from Turkish to English
Sami'nin karnında bulunan arsenik seviyesi 4 atı öldürecek kadardı.
Translate from Turkish to English
Geçtiğimiz ayda 30'dan fazla manda öldü ve su seviyesi düştükçe daha çok ölümle tehdit ediliyorlar.
Translate from Turkish to English
2014 yılında küresel deniz seviyesi 1993 ortalamasının 2,6 inç üzerinde idi.
Translate from Turkish to English
Eğitim seviyesi düşük insanları seviyorum.
Translate from Turkish to English
Silah gücü kadar ordunun harbe hazırlık seviyesi de önemi.
Translate from Turkish to English