Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sevmek"

Learn how to use sevmek in a Turkish sentence. Over 75 hand-picked examples.

Cennette sevmek için bekleyebilirim.
Translate from Turkish to English

Birini sevmek onun senin onu sevdiğin kadar çok sevip sevmediğini bilmediğin zaman zordur.
Translate from Turkish to English

Ne kadar zor bir şey, sevmek ve akıllı olmak, ve her ikisi birden.
Translate from Turkish to English

Sevmek kolay fakat sevilmek zordur.
Translate from Turkish to English

Sevmek ve sevilmek en büyük mutluluk.
Translate from Turkish to English

Hayattaki en büyük mutluluk sevmek ve sevilmek.
Translate from Turkish to English

Tom onu sevmek için zamanında geldi.
Translate from Turkish to English

Onu öpmek bir şey, ve sevmek başka bir şeydir.
Translate from Turkish to English

Diğer kişinin sizi aynı şekilde sevip sevmediği belli değilse, birini sevmek zordur.
Translate from Turkish to English

Seks doğal bir ihtiyaç fakat sevmek ve sevilmek en önemli ihtiyaç.
Translate from Turkish to English

Çok sevmek kaybetmeyi sağladıysa bu benim hatam mı?
Translate from Turkish to English

Onunla sohbet etmek istiyorum, sarılmak ve onu sevmek istiyorum bunlar da gerçekleşmeyecekse bırakın da öleyim.
Translate from Turkish to English

Ben fazlasıyla oyun oynadım artık oyunları değil insanları sevmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tek istediğim sevmek ve sevilmekken şimdi geldiğimiz noktaya bak.
Translate from Turkish to English

İnsanları sevmek bu kadar zor olmamalıydı.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary birbirlerini sevmek için geldiler.
Translate from Turkish to English

Hayatı sevmek, iyi yaşamak anlamına gelir.
Translate from Turkish to English

Birinden hoşlanmak ve birini sevmek arasındaki fark nedir?
Translate from Turkish to English

Birini sevmek suç mudur?
Translate from Turkish to English

Sevmek yaşamın özüdür.
Translate from Turkish to English

Komşularımızı sevmek görevimizdir.
Translate from Turkish to English

Kızmak ayrı şey sevmek ayrı şey.
Translate from Turkish to English

En büyük mutluluk sevmek ve sevilmektir.
Translate from Turkish to English

Sevmek yok etmektir, ve sevilmek de yok edilen olmaktır.
Translate from Turkish to English

Alışveriş yapmayı sevmek isterdim.
Translate from Turkish to English

Tom'u sevmek istedim.
Translate from Turkish to English

Sevmek ve kaybetmek hiç sevmemekten daha iyidir.
Translate from Turkish to English

Onu yapmak için öğretmenliği sevmek zorundasın.
Translate from Turkish to English

Sevmek ve sevilmek, bunlar mutluluğun büyük biçimleridir.
Translate from Turkish to English

Birini sevmek çok harika.
Translate from Turkish to English

Seni sevmek için doğdum.
Translate from Turkish to English

Tom'u sevmek zorunda değilsin. Sadece onunla çalışman gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Sevmek güzeldir.
Translate from Turkish to English

Ben onu sevmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Mary'yi sevmek istemiyorum ama seviyorum.
Translate from Turkish to English

Görmek, hissetmek, düşünmek, sevmek, nefret etmek; bütün bunlar algılamaktan başka bir şey değildir.
Translate from Turkish to English

Tom'u sevmek istemiyorum, ama seviyorum.
Translate from Turkish to English

Sevmek acı çekmektir.
Translate from Turkish to English

Bu pisliği sevmek için özel bir tür deli olmak zorundasın.
Translate from Turkish to English

Çalışmayı sevmek mutluluk için anahtardır.
Translate from Turkish to English

Sevmek kolaydır ama sevilmek zordur.
Translate from Turkish to English

Sevmek için yol yoktur. Sevgi yoldur.
Translate from Turkish to English

Sevmek inanmanın yarısıdır.
Translate from Turkish to English

İnsanlığı sevmek için uzaktan izlenebilir olmalıdır.

Tom onu eve kadar takip eden sokak köpeğini sevmek için büyüttü.

Tanrıyı ve komşuları sevmek iki büyük emirdir.

Tanrı bize sevmek için güç verdi.

Sevmek ve sevilmek istiyoruz.

Bu yıl neler öğrendim? Hayatta kalmak, yaşamak demek değildir. Gülmek, mutlu olmak demek değildir. Güzel olmak, kendini güzel hissetmek demek değildir. Sevmek, sevilmek demek değildir ve bir insan topluluğunun içinde olmak, yalnız olmamak demek değildir.

Ben sevmek ve sevilmek istiyorum.

Bazen seninle ilgili tek bir düşünce birden dünyanın rengarenk ve daha büyük gözükmesine, dertlerin azalmasına yeterli oluyor ve içimi hoş bir duygu kaplıyor. İşte ask bu! Siyahı beyazı yok. Önemli olan kalpten sevmek.

Kadınlara karşı sadık ol. Onları sevmek yeterli değil.

Leyla masum görünüyordu ama sevmek için tehlikeliydi.

Hayatı sevmek, Tanrı'yı ​​sevmektir.

Teknolojiyi sevmek zorundasın.

Sevme özgürlüğü, başkalarını sevmek demektir; gücü sevmek kendini sevmektir.

Sevmek iki kez yaşamaktır.

Yaşamak, şarkı söylemek ve sevmek anlamına gelir.

Yaşamak, şarkı söylemek ve sevmek demektir.

Biraz sevmek diye bir şey yok! Ya öleceksin aşkından ya da vazgeçeceksin.

Sevmek yalnız olmaktır.

Sevilmek, tüketilmektir. Sevmek tükenmez yağ ile ışık vermektir. Sevilmek, varlığı durdurmak, sevmek katlanmaktır.

Yaşamak sevmektir ve sevmek acı çekmektir. Acı çekmek istemiyorsan sevme ama sevmiyorsan niçin yaşıyorsun ?

Deli kadın sevmek cesur adam işidir!

Seni sevmek bir hata değildi, ama seninde beni sevdiğini düşünmek bir hataydı.

Bir şeyi sevmek için sebep gerekmez, ama nefret etmek için gerekir.

Bütün mesele sevmek ve sevilmek.

Bir insanı sevmek demek onunla yaşlanmaya hazır olmak demektir.

Birisi tarafından çok sevilmek size güç verir, birisini çok sevmek ise cesaret.

Birini sevmek mi daha kolay yoksa nefret etmek mi?

Sevmek mi daha güzel, yoksa sevilmek mi?

Karşılıksız sevmek de güzel, ama severken sevilmek daha güzel.

Kendini sevmeden, başkasını sevmek imkansızdır.

Biz sevmek için yaşarız.

Sevmek bazen acıtır, ama hiç sevmemek daha çok acıtır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English