Learn how to use seyirci in a Turkish sentence. Over 78 hand-picked examples.
Bu program sandığım kadarıyla daha büyük bir seyirci kitlesi için hazırlanmış olmalı.
Translate from Turkish to English
Oyunu sadece 529 seyirci izledi.
Translate from Turkish to English
Tüm seyirci ayağa kalktı ve alkışlamaya başladı.
Translate from Turkish to English
Seyirci çok kalabalıktı.
Translate from Turkish to English
Konser bittiğinde seyirci alkışladı.
Translate from Turkish to English
Seyirci kitlesi onu destekledi.
Translate from Turkish to English
Seyirci aktrisi alkışladı.
Translate from Turkish to English
Seyirci çoğunlukla iş adamlarıydı.
Translate from Turkish to English
Seyirci oyuncuyu alkışladı.
Translate from Turkish to English
Odada büyük bir seyirci vardı.
Translate from Turkish to English
Tiyatroda büyük bir seyirci vardı.
Translate from Turkish to English
Seyirci tam beş dakika alkışladı.
Translate from Turkish to English
Beklediğimden daha fazla seyirci vardı.
Translate from Turkish to English
Stadyumda kaç tane seyirci vardı?
Translate from Turkish to English
Duruma daha fazla seyirci kalamam.
Translate from Turkish to English
Ölümlere seyirci kalamazsınız.
Translate from Turkish to English
Yıllar yılı seyirci kaldın.
Translate from Turkish to English
Tiyatroda çok fazla seyirci vardı.
Translate from Turkish to English
Salonda az sayıda seyirci vardı.
Translate from Turkish to English
Risk almamız gerekebilir ya da durumun daha kötüye gitmesine seyirci kalırız; seçim sizin.
Translate from Turkish to English
Seyirci tam beş dakika ellerini çırptı.
Translate from Turkish to English
Konserde çok seyirci vardı.
Translate from Turkish to English
Seyirci çıldırdı.
Translate from Turkish to English
Seyirci tiyatroya giriyor.
Translate from Turkish to English
Seyirci sıkıldığını hissediyor gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Az sayıda seyirci var.
Translate from Turkish to English
Dün gece stadyuma yaklaşık seksen bin seyirci doldu.
Translate from Turkish to English
Tom'un konuşması çift anlamlı sözlerle doluydu. Bunların çoğunu seyirci anlamadı.
Translate from Turkish to English
Seyirci sıkılmış görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Seyirci yavaş yavaş alkışlamaya başladı.
Translate from Turkish to English
Kaç kişi seyirci olduğunu düşünüyorsunuz?
Translate from Turkish to English
Seyirci en az bir tam dakika boyunca "Bravo!" diye bağırdı.
Translate from Turkish to English
Şarkı bittiğinde büyük seyirci alkışladı.
Translate from Turkish to English
Seyirci onun performansına farklı şekillerde tepki gösterdi.
Translate from Turkish to English
Seyirci alkışladı ve ıslık çaldı.
Translate from Turkish to English
Seyirci gülmeye başladı.
Translate from Turkish to English
Seyirci dinliyor mu?
Translate from Turkish to English
Seyirci şaşkın görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Seyirci gençti.
Translate from Turkish to English
Her seyirci bilet satın alır.
Translate from Turkish to English
Seyirci alkışlarken o, sahneye doğru yürüdü.
Translate from Turkish to English
On beş binden fazla seyirci vardı.
Translate from Turkish to English
Seyirci konserin başlamasını güçlükle bekleyebildi.
Translate from Turkish to English
Konserde büyük bir seyirci kitlesi olmalıymış.
Translate from Turkish to English
Seyirci on dakika boyunca onu alkışladı.
Translate from Turkish to English
Seyirci gülmekten patlıyor.
Translate from Turkish to English
Seyirci beğenerek alkışladı.
Translate from Turkish to English
Dün gece piyano resitalinde büyük bir seyirci vardı.
Translate from Turkish to English
Seyirci Fransızca çevirisini duymadan önce güldü.
Translate from Turkish to English
Seyirci değerlendirerek alkışladı.
Konuşmacı öyle söylediğinde seyirci kahkahalara boğuldu.
Seyirci çok sessizdi.
Seyirci Tom'un sözcük oyunlarından bazılarına sızlandı.
Seyirci ağırlıklı olarak kadındı.
Seyirci performansları için aktörleri alkışladı.
O bütün kalbiyle şarkı söylerken seyirci derinden etkilendi.
Seyirci alkışladı.
Seyirci ne kadar büyük?
Seyirci neşeli idi.
Seyirci çoğunlukla çok küçük çocuklardan oluşuyordu.
Seyirci, performansları için oyuncuları alkışladı.
Kraliyet Tiyatrosu'nda akşam performansı sona ermişti, ve seyirci eve gitmişti.
Seyirci alkışlamayı bıraktı.
Seyirci Tom'la birlikte şarkı söyledi.
Seyirci harikaydı.
Seyirci minnettardır.
Çok iyi bir seyirci bekliyorum.
Seyirci yuhalamaya devam etti.
Ben seyirci kaldım.
Seyirci maça ilgi göstermedi.
Konser alanı o kadar geniş bir seyirci kitlesiyle doluydu ki, ayakta duracak yer bile yoktu.
Seyirci ortalamasında lider Anadoluspor.
Seyirci nefes aldı.
Fakat seyirci sözleri unutmamıştı.
Festivale on dört binden fazla seyirci geldi.
Seyirci de onu gürültülü alkışlarla ödüllendirdi.
Seyirci her şeyi hemen tüketmek istiyordu.
Ve en zorlu seyirci, yani çocuklar arasındaki ilgiyi nasıl devam ettirebiliyorsunuz?