Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "silah"

Learn how to use silah in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

O, şemsiyesini bir silah olarak kullandı.
Translate from Turkish to English

Çin, silah programını modernleştirmek için çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Silah ihracatı yasaklandı.
Translate from Turkish to English

Hükümet ateşli silah ihracatını yeniden ele almaktadır.
Translate from Turkish to English

Komutan adamlarını silah atışına maruz bıraktı.
Translate from Turkish to English

Diğerlerinki bir kılıç iken, bir gladyatörün seçtiği silah topuzdur.
Translate from Turkish to English

Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?
Translate from Turkish to English

Adam polise bir silah doğrulttu.
Translate from Turkish to English

Adam beline bir silah taktı.
Translate from Turkish to English

Ben şimdi bir silah sesi duydum.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ve John'un belki de silah kaçakçısı olduklarını düşünüyordu.
Translate from Turkish to English

Tom hastaneden serbest bırakıldı, ama ateşli silah yarası hâlâ iyileşiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bir silah çekti.
Translate from Turkish to English

Tom bazı silah atışları duyduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom bir silah sesi duyduğunu düşündü.
Translate from Turkish to English

Tom, çöp tenekesinin yanında bir silah buldu.
Translate from Turkish to English

Bu Tom'u öldürmek için kullanılan silah olabilir gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Neden ABD hükümeti insanların silah almalarına izin verdi?
Translate from Turkish to English

Beş saat içinde sizin için silah alabilirim.
Translate from Turkish to English

O bir silah sıktı.
Translate from Turkish to English

O tekrar silah kullanamaz.
Translate from Turkish to English

Onların birçoğu silah taşıyordu.
Translate from Turkish to English

Bir silah işe yarayabilir.
Translate from Turkish to English

O, onlara bir silah doğrultuyordu.
Translate from Turkish to English

En sevdiğin silah nedir?
Translate from Turkish to English

Tom her zaman bir silah taşır mı?
Translate from Turkish to English

Biz uzakta silah sesleri duyduk.
Translate from Turkish to English

O, bir silah olmadan yapmak zorunda kalacak.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin kafasına bir silah dayadı.
Translate from Turkish to English

Bir silah atışı çınladı.
Translate from Turkish to English

Silah kazara ateş aldı.
Translate from Turkish to English

Birden silah sesleri duyuldu.
Translate from Turkish to English

Sadece silah ve mühimmat istedi.
Translate from Turkish to English

Amerikalılar silah taşıma hakkına sahiptir.
Translate from Turkish to English

Saat kaçta silah atışı duydunuz?
Translate from Turkish to English

Silah taşımak hukuka aykırıdır.
Translate from Turkish to English

Her ihtimale karşı bir silah için etrafına bakındı.
Translate from Turkish to English

Silah ihracatı yasaklanmıştı.
Translate from Turkish to English

Silah tutukluk yaptı.
Translate from Turkish to English

Bir silah sesi duydum.
Translate from Turkish to English

Silah yüklü değil.
Translate from Turkish to English

Tom polise bildirmeden onun silah yarasını tedavi edecek bir doktor bulmak istiyordu.
Translate from Turkish to English

Bir sineği öldürmek için hiç silah kullandın mı?
Translate from Turkish to English

Silah atışı duyduk.
Translate from Turkish to English

O her gece silah sesi duyar.
Translate from Turkish to English

Tom gizlenmiş bir silah taşıyordu.
Translate from Turkish to English

Tom dün gece silah atışları duyduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Silah kılıfımı, palaskamı ve kasaturamı isteyene bıraktım.
Translate from Turkish to English

Atatürk ve silah arkadaşlarını küçümsediğimi düşündün mü?

Silah Tom'undu.

Bir silah seç.

Onlar silah sesi duydular.

Silah sesi duyduk.

Silah bulmadık.

İki kişi bir silah sesi duyduğunu söylüyorlar.

Sana bir silah edineceğim.

Silah ateşlenmemişti.

Bana silah lazım değil.

O bir silah mı?

Tom bir silah kaptı.

Bir silah taşımaya hiç ihtiyacım olmadı.

Silah ihracatına izin verilmedi.

Tom hızla çekmeceyi açtı ve bir silah çıkardı.

Tom masa çekmecesini açtı bir silah çıkarttı ve onu Mary'ye doğrulttu.

Tom bir silah taşıyor gibi görünmüyor.

O, kafasına bir silah dayadı ve tetiği çekti.

Bir silah satın aldın mı?

Bunu yapmayı sen seçtin. Hiç kimse kafana silah tutmadı.

Aniden bir silah sesi duyduk.

Yan odadan silah sesleri duyduk.

Şu silah dolu mu?

Tom elinde bir silah ile öldü.

Amerikan polisi, kendisine silah çekeni anında vurur.

Bir silah getirdin mi?

Hükümet, ruhsatsız silah taşımaktan bizi men ediyor.

Bir silah gibi görünüyordu.

Tom bir elinde silah ve diğerinde bir bıçak taşıyor.

Bir düşmana karşı en iyi silah, başka bir düşmandır.

Tom'un silah atışından önce dışarı gittiğinden oldukça eminim, daha sonra değil.

Onun ne olduğundan emin değilim ama bir silah atışına benziyordu.

Burada silah yasaktır.

Tom'a bir silah verdin mi?

Bir silah kullanabilir misin?

Bir silah olabilirdi.

Tom'a bir silah vermemeliydin.

Bu ne tür bir silah?

Tom şemsiyesini silah gibi kullandı.

Tom tek silah atışı yarasından öldü.

Bu sabah bir öğrenciden bir silah ele geçirdim

Neden bir silah taşıyorsun?

Tom bir silah sesi duydu.

Yanında hiç silah var mıydı?

Balistik raporuna göre, bu silah cinayet silahı olamaz.

Bu silah için bir ruhsatım var.

Silah kontrolü hakkında nasıl hissediyorsunuz?

Silah taşıyor musun?

O silah muhtemelen dolu değil.

Aynı silah 20 yıl önce bir cinayette kullanılmış.

Tom çantasında bir silah bulunduruyor.

ABD'de ateşli silah satışı üzerine birkaç yasal sınırlama vardır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English