Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "silahlı"

Learn how to use silahlı in a Turkish sentence. Over 89 hand-picked examples.

Dört silahlı adam bankayı soyup dört milyon dolarla kaçtı.
Translate from Turkish to English

Silahlı adam Jack Ruby idi.
Translate from Turkish to English

Tom silahlı soygun için cezasını doldurdu.
Translate from Turkish to English

Silahlı biri Mart, 1981'de onu vurdu.
Translate from Turkish to English

Bu Birleşmiş Milletler kararı İsrail'in silahlı güçlerinin son çatışmalarda işgal edilen bölgelerden çekilmesini istemektedir.
Translate from Turkish to English

Silahlı adamlar onları bekliyorlardı.
Translate from Turkish to English

Çılgın silahlı adam beni öldürmekle tehdit etti.
Translate from Turkish to English

Silahlı bir adam ona arabaya binmesi için baskı yaptı.
Translate from Turkish to English

Silahlı hava korsanları yolcuları dehşete düşürdü.
Translate from Turkish to English

Onlar silahlı.
Translate from Turkish to English

Tom ağır silahlı.
Translate from Turkish to English

Silahlı kuvvetler bütün bölgeyi ele geçirmede başarılıydı.
Translate from Turkish to English

Silahlı değilim.
Translate from Turkish to English

Silahlı mısın?
Translate from Turkish to English

Onlar silahlı mı?
Translate from Turkish to English

Tom silahlı mı?
Translate from Turkish to English

Tom silahlı değildi.
Translate from Turkish to English

Tom silahlı değil.
Translate from Turkish to English

Silahlı soygun nedir?
Translate from Turkish to English

Silahlı kuvvetlerin hangi kolundaydın?
Translate from Turkish to English

Dişine kadar silahlı.
Translate from Turkish to English

Silahlar insanları öldürmez, silahlı insanlar öldürür.
Translate from Turkish to English

Takip ettiğimiz adamlar silahlı ve oldukça tehlikeli farz edilmektedir.
Translate from Turkish to English

Adam kaçıranlar silahlı ve tehlikeli olabilir.
Translate from Turkish to English

Kaçak, silahlı ve tehlikelidir.
Translate from Turkish to English

Konferansta süper güçlerden, silahlı kuvvetlerini üçte bir oranında azaltmaları istendi.
Translate from Turkish to English

Onlar ağır silahlı mıydı?
Translate from Turkish to English

Tom silahlı soygun ile suçlandı.
Translate from Turkish to English

Silahlı adamlar saldırdı ona.
Translate from Turkish to English

Tom silahlı kuvvetlere katıldı.
Translate from Turkish to English

ABD silahlı cinayet oranı diğer yoğun nüfuslu, yüksek gelirli ülkelere göre 15 kat daha yüksektir.
Translate from Turkish to English

Neredeyse Japonya'da hiç silahlı çatışma yok.
Translate from Turkish to English

Siz silahlı mısınız?
Translate from Turkish to English

Siz arkadaşlar silahlı mısınız?
Translate from Turkish to English

Onlar aşırı derecede silahlı.
Translate from Turkish to English

Bir silahlı adam tutuklandı.
Translate from Turkish to English

Silahlı kuvvetler şehri kuşattı.
Translate from Turkish to English

Silahlı bir adam Tom'a arabaya binmesini söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom silahlı soygun için yargılandı.
Translate from Turkish to English

Polis, kaçıranların silahlı olabileceklerinden şüpheleniyor.
Translate from Turkish to English

Tom silahlı çatışmadan sağ salim kaçtı.
Translate from Turkish to English

Tom tepeden tırnağa silahlı bir takım polis memurlarıyla karşılaştı.
Translate from Turkish to English

Silahlı soygundan dolayı hapse gönderildi.
Translate from Turkish to English

Şüpheli, silahlı ve tehlikelidir.
Translate from Turkish to English

Banka soygunu, bir nevi para elde etmek için genellikle silahlı gruplar tarafından yapılır.
Translate from Turkish to English

Her yerde silahlı muhafızlar vardı.
Translate from Turkish to English

Onun gece silahlı gündüz külahlı yaşadığını düşünüyor musun?

Başkan silahlı güçlerimizi güçlendirmemiz gerektiğini söylüyor.

Kaçan mahkumların silahlı ve tehlikeli olduğu göz önünde bulunduruluyor.

Polis Tom'un silahlı olmadığını düşünüyor.

Tom gece silahlı gündüz külahlıydı.

O, tepeden tırnağa silahlı.

O tepeden tırnağa silahlı.

Şu anda, bu alanda etkin silahlı çatışma yok.

Tom silahlı birini görmediğini söyledi.

Silahlı değildim.

Suçlu silahlı ve hayli tehlikeli.

Ben silahlı ve tehlikeliyim.

O silahlı ve son derece tehlikeli.

Torpido silahlı ve hazır.

Silahlı kişilerin birkaç talebi vardı.

Silahlı adamlar yolcuları soydular.

Silahlı saldırı pazartesi günü erken saatlerde meydana geldi.

Silahlı saldırı pazartesi sabahı meydana geldi.

Polis bir dizi silahlı saldırıyı araştırıyordu.

Leyla, ABD silahlı kuvvetlerinde çavuş olarak görev yapıyordu.

Tom, silahlı soygundan dolayı suçlu olduğunu itiraf etti.

Sen hâlâ silahlı mısın?

Sami tehlikeli bir silahlı soyguncudur.

Silahlı üç kurban kritik durumda.

Orada silahlı bir adam var. Desteğe ihtiyacım var.

Türk ata yurduna ve Türk'ün bağımsızlığına saldıranlar kimler olursa olsun, onlara bütün ulusça silahlı olarak karşı çıkmak ve onlarla savaşmak gerekiyordu.

Sami bir camiye yapılan silahlı saldırıda öldü.

Ali gece silahlı, gündüz külahlı geziyor.

Dikkat et! Oradaki adam silahlı.

Sami silahlı soygun nedeniyle şu an hapiste.

Silahlı adamlar gördüm.

Eli silahlı adamlar gördüm.

Tom silahlı olabilir.

Ardından da silahlı çatışmalar çıktı.

Bizim için, silahlı kuvvetler kutsaldır.

O çocuğa RDMli olduğu için silahlı nöbet verilmiyor.

Polis Tom'un silahlı olduğunu söyledi.

Hücre arkadaşı silahlı soygun yüzünden hapis yatıyor.

Bu bir silahlı isyan.

Polise göre şüpheli kişi silahlı ve tehlikelidir.

Hizbullah savaşçıları çok iyi silahlı ve eğitimlidir.

İsrail'in çeşitli bölgelerinde Hamas ile İsrail ordusu arasındaki silahlı çatışmalar devam ediyor.

Birçok anti-Siyonist Yahudi, silahlı Yahudi milisler tarafından öldürüldü.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English