Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sol"

Learn how to use sol in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

O, sol eliyle yazı yazar.
Translate from Turkish to English

O, kazada sol bacağından yaralandı.
Translate from Turkish to English

Joan kazada sol kolunu kırdı.
Translate from Turkish to English

Amerikan arabalarının direksiyon simitleri sol taraftadır.
Translate from Turkish to English

Sol tarafına uzan.
Translate from Turkish to English

Benim sol omzumun eklemi ağrıyor.
Translate from Turkish to English

Benim sol kulağımda bir akıntı var.
Translate from Turkish to English

Benim sol kulağımda yabancı bir cisim var.
Translate from Turkish to English

Benim sol elimde biraz uyuşma var.
Translate from Turkish to English

Ben sol elimle yazmaya çalıştım.
Translate from Turkish to English

Sol elinde ne varsa bana göster.
Translate from Turkish to English

Sol elinizi kaldırın.
Translate from Turkish to English

Benim sol alt arka dişim ağrıyor.
Translate from Turkish to English

Sol tarafında postaneyi bulacaksın.
Translate from Turkish to English

Benim sol ayağım uyuştu.
Translate from Turkish to English

Sol bacağından küçük bir operasyon geçirdi.
Translate from Turkish to English

Benim sol gözümde bir karıncalanma hissi var.
Translate from Turkish to English

Sol kolumu zedeledim.
Translate from Turkish to English

Adam sol kolunun kullanımını yeniden kazandı.
Translate from Turkish to English

Bir trafik kazası onu sol elini kullanmaktan mahrum etti.
Translate from Turkish to English

Tom uygulama sırasında sol dizini incitti, bu yüzden John oyunu yerinde oynamak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Mary, Tom'un sağ yanağına tokat attıktan sonra, sol ayağının üstünde tepindi.
Translate from Turkish to English

Bir doktor derhal onun sol kolunu kesip çıkardı ve ağır kanamayı durdurdu.
Translate from Turkish to English

Tom sol direksiyonlu araba sürmeye alışkın değildir.
Translate from Turkish to English

Tom arabasının anahtarını sol eline aldı.
Translate from Turkish to English

Hastanenin sol tarafında bankayı göreceksin.
Translate from Turkish to English

Başkan Lincoln kulağının tam sol arkasından kafasına sıkılan bir kurşunla bir suikast sonucu öldürüldü.
Translate from Turkish to English

Jim henüz yolun sol tarafında sürmeye alışkın değil.
Translate from Turkish to English

Tom sol gözüyle bir şey göremiyor.
Translate from Turkish to English

Sol kolum uyuşmuş.
Translate from Turkish to English

O sol elini incitti.
Translate from Turkish to English

O, sol kolunu kırdı.
Translate from Turkish to English

O, sol elini yaktı.
Translate from Turkish to English

Bilgisayar onun sol tarafındadır.
Translate from Turkish to English

Bilgisayar kadınların sol tarafına yerleştirildi.
Translate from Turkish to English

Tom sol kulağından sağırdır.
Translate from Turkish to English

Sol elimle yazmayı denedim.
Translate from Turkish to English

O, düştüğünde sol ayağını yaraladı.
Translate from Turkish to English

O, sol eli ile kapı kolunu çevirdi.
Translate from Turkish to English

Sol elim uyuşuk.
Translate from Turkish to English

Tom'un sol kolunda bir döğmesi var.
Translate from Turkish to English

Sol tarafında mağazayı göreceksin.
Translate from Turkish to English

Bir bıçakla sol elini yaraladı.
Translate from Turkish to English

Sol bacağından ameliyat oldu.
Translate from Turkish to English

O, caddenin sol tarafındadır.
Translate from Turkish to English

Düştü ve sol bacağını kırdı.
Translate from Turkish to English

Sol eli ile topu yakaladı.
Translate from Turkish to English

Kazada sol kolumu incittim.
Translate from Turkish to English

Sol elinle yazmanı sana kim söyledi?
Translate from Turkish to English

Top ona kafasının sol tarafından çarptı.

Japonya'da yolun sol tarafında araba süreriz.

Joan bu kazada sol elini kırdı.

On üç yaşındayken içinde bulunduğum bir araba kazasından dolayı hâlâ sol bacağımda bir izim var.

Sol elini cebinden çıkar.

Otobüste sağ tarafta mı oturuyorum sol tarafta mı?

Tom'un sağ kulağının sol kulağından çok daha büyük olduğunu hiç fark ettiniz mi?

Sol kolumu incittim.

Sol bacağımda hissim yok.

Tom sol elinde küçük bir el feneri tuttu.

Tom'un sol gözünde görüş kaybı var.

Tom sol kulağını deldirdi.

Bu sabah sol gözümde bir ağrı vardı fakat şimdi daha az ağrılı.

Sol elim uyuştu.

Tom'un sol ayakkabısı kayıp.

Tom topu sol eliyle yakaladı.

Sokağın sonunda sol köşedeki tuğla cepheli beyaz bir evde yaşıyorlar.

Arabanın sol sinyali kötü çalışıyordu.

Ona sol elini kullanmasını söylemiştim.

Tom, bir kazada sol elini sakatladı.

Senfoninin anahtarı Sol-minördür.

Çocuklar evin sol tarafındalar.

Çocuk evin sol tarafında.

Tom, top oynarken sol ayağını, yazarken ise sağ elini kullanır.

Sol kulağı tamamen duymuyor.

Hidrojen, periyodik cetvelde sol üst köşede yer alır.

Sol bacağın kesildi.

Sol kolumu zar zor bükebiliyorum.

Tom sol elini mi yoksa sağ elini mi kullanır?

Sol kolunu kaldır.

Sol elini uzat.

Sol bacağın hâlâ acıyor mu?

Tom kazadan beri sol gözüyle sorun yaşıyor.

Lütfen sol tarafınızdan çıkın.

Tom'un sol gözüyle çok iyi göremediği doğru mu?

Tom sadece kulaklarından birini deldirdi.Sanırım o sol olanıydı.

Tom sol çekmeceyi açtı.

Tom'un sol kolu kırıldı.

Tom sol elinde şarapla dolu bir bardak tutuyordu.

Tom ayakkabısının sol tekini bulamadı.

Beni rahatsız eden benim sol gözüm.

Benim sağ elim Uygur ve sol elim Han'dır.

Sol dirseğimdeki eklem acıyor.

Tom'un yüzünde tam sol gözünün altında küçük bir yara var.

Sol diz üzerinde küçük bir alçı gördü.

Tom'un sol elinde üç parmağı eksik.

Sağ tarafı New York'ta iken, Tom'un evinin sol tarafı Connecticut'tadır.

Sağ gözünü sol gözünden kıskanıyor.

Tom yolun sol tarafında araba sürmeye alışkın değil.

Sol kolumda hiç hissim yok.

Sağ ayak bileğin sol ayak bileğinden ince mi?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English