Learn how to use solucan in a Turkish sentence. Over 23 hand-picked examples.
Tom, bir solucan yediğim takdirde bana otuz dolar vereceğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom çengele bir solucan taktı.
Translate from Turkish to English
Karatavuk çimin içinde küçük kırmızı bir solucan buldu.
Translate from Turkish to English
O, balık tutmaya gitmeden önce, yem için yeri kazıp birkaç solucan çıkardı.
Translate from Turkish to English
Kimse beni sevmez, herkes benden nefret eder. Tahmin ediyorum ki solucan yemeye gideceğim.
Translate from Turkish to English
Tom yediği elmaya baktığında yarım solucan yediğini fark etti.
Translate from Turkish to English
Bir solucan bir çiftçinin en iyi dostudur.
Translate from Turkish to English
Bu bir yuvarlak solucan.
Translate from Turkish to English
Solucan ona dokunduğumda kıvrıldı.
Translate from Turkish to English
Tom taşın arkasına saklanan bir solucan buldu.
Translate from Turkish to English
Solucan delikleri uzay gemilerinin galaksi boyunca seyahat etmesine izin verir.
Translate from Turkish to English
O bir solucan gibi kıvranıyor.
Translate from Turkish to English
Solucan gübresi sürekli olarak toprağı zenginleştirir.
Translate from Turkish to English
Kaç tane solucan buldun?
Translate from Turkish to English
Bir balıkçı onu bir kancaya taktığı zaman, bir solucan sessizce çığlık atar mı?
Translate from Turkish to English
Ben gerçekten bir kutu solucan açtım, değil mi?
Translate from Turkish to English
Bahçede bir sürü solucan var.
Translate from Turkish to English
Solucan bir kuş tarafından yeniliyor.
Translate from Turkish to English
Tavuk bir solucan yedi.
Translate from Turkish to English
O bir solucan gibi debeleniyor.
Translate from Turkish to English
Daha fazla solucan getirmeliydik.
Translate from Turkish to English
Olta yemi olarak solucan kullanıyorum.
Translate from Turkish to English
Solucan kıvrılır.
Translate from Turkish to English