Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sonbahar"

Learn how to use sonbahar in a Turkish sentence. Over 71 hand-picked examples.

Sonbahar uzun ve ılımandı.
Translate from Turkish to English

Tepe sonbahar renkleri ile parlıyor.
Translate from Turkish to English

Bu yıl soğuk bir sonbahar var.
Translate from Turkish to English

María, sonbahar gecesini aydınlatan çeyrek ayı bulunan, yıldızlı gökyüzüne baktı.
Translate from Turkish to English

Burada sonbahar mevsimi var.
Translate from Turkish to English

Sonbahar benim en sevdiğim mevsimdir.
Translate from Turkish to English

O hoş bir sonbahar akşamı idi.
Translate from Turkish to English

Sonbahar spor için en iyi sezondur.
Translate from Turkish to English

Sonbahar en sevdiğim mevsimdir.
Translate from Turkish to English

Bu sonbahar evleniyor.
Translate from Turkish to English

Şimdi sonbahar.
Translate from Turkish to English

Bu soğuk sonbahar rüzgarının esmesiyle mevsimin değiştiğini hissedebiliyoruz.
Translate from Turkish to English

Artık sonbahar olduğu için geceler uzuyor.
Translate from Turkish to English

Bu sonbahar uzundu fakat çok soğuk değildi.
Translate from Turkish to English

Uzun sonbahar gecelerinde okumaktan daha iyi bir şey yoktur.
Translate from Turkish to English

Sonbahar sonunda geliyor!
Translate from Turkish to English

Yaz ve sonbahar arkadaştırlar.
Translate from Turkish to English

Bir yılda dört mevsim vardır: İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.
Translate from Turkish to English

Sonbahar havası değişkendir.
Translate from Turkish to English

Serin bir sonbahar geliyor.
Translate from Turkish to English

Yaşam yaz çiçekleri, ölüm de sonbahar yaprakları kadar güzel olsun.
Translate from Turkish to English

Sonbahar geldi ve yapraklar düşmeye başladılar.
Translate from Turkish to English

Sonbahar uzun ve ılıktı.
Translate from Turkish to English

Geçen sonbahar Meksika'da büyük bir deprem oldu.
Translate from Turkish to English

Sonbahar rüzgarları, ağaç yapraklarını hışırdatıyor.
Translate from Turkish to English

O sonbahar rüzgardaki bir yaprak gibi dans etti.
Translate from Turkish to English

Hava oldukça sonbahar oldu.
Translate from Turkish to English

Bu yıl sonbahar gecikti.
Translate from Turkish to English

Sonbahar rüzgarındaki bir yaprak gibi.
Translate from Turkish to English

Japonya'da ilkbahar ve sonbahar ekinoksları ulusal bayramdır ama yaz ve kış gündönümleri değildir.
Translate from Turkish to English

Dört mevsim: İlkbahar, yaz, sonbahar ve kıştır.
Translate from Turkish to English

Bir yıl içinde dört mevsim vardır. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.
Translate from Turkish to English

Serin sonbahar geldi.
Translate from Turkish to English

Bir yıl içinde dört mevsim vardır - ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış.
Translate from Turkish to English

İşte sonbahar geldi.
Translate from Turkish to English

Yılın dört mevsimi ilkbahar, yaz, sonbahar ve kıştır.
Translate from Turkish to English

Sonbahar geliyor.
Translate from Turkish to English

Sonbahar yaklaştıkça gece daha da uzun olur.
Translate from Turkish to English

Sonbahar geldiği için günler kayda değer ölçüde daha kısa oluyor.
Translate from Turkish to English

21 ay önce kışın derinliklerinde başlayan şey bu sonbahar gecesinde sona eremez.
Translate from Turkish to English

Fadıl'ın hayatı bir sonbahar günü tersine döndü.
Translate from Turkish to English

Sonbahar, yiyeceklerin özellikle lezzetli olduğu zamandır.
Translate from Turkish to English

Yakında sonbahar olacak.
Translate from Turkish to English

Bu her sonbahar meydana gelirdi.
Translate from Turkish to English

Sonbahar benim hoşuma gidiyor.
Translate from Turkish to English

Bence sonbahar yılın en güzel mevsimi.
Translate from Turkish to English

Hayat yaz çiçekleri kadar güzel ve ölüm sonbahar yaprakları kadar güzel olsun.

Dün gece, bahçede cıvıl cıvıl öten bir cırcır böceği duydum. Sonbahar yaklaşıyor, değil mi?

Serin sonbahar havası yüzüne çarparken rahatlayarak gülümsedi.

Bizim evde zaman durdu. Bizde hep sonbahar.

Yeniden sonbahar oldu.

Bu sonbahar büyük bir deprem Meksika'yı vurdu.

Havada sonbahar kokusu var.

Sonbahar havası var.

Yaprak topladım. Sonbahar gelmiş.

Yine sonbahar geldi.

Boston'a geçen sonbahar gittim.

Rutubetli ve soğuk bir gündü; klâsik bir sonbahar günü işte.

Quebec'te sonbahar, kış lastiğine geçiş zamanıdır.

Geçen sonbahar hava güzeldi.

Bu sonbahar oldukça tuhaftı.

Sonbahar, bereket mevsimidir.

Bu sonbahar Avustralya'ya gidiyorum.

Sonbahar gelmiş gibi.

Başka mevsimlerde belki biz şair oluruz, fakat sonbahar kendisi şairdir.

Sonbahar geldi.

Sonbahar.

Sonbahar mevsiminde, ağaçların yaprakları sararır ve okullar açılır.

Eylül, Ekim ve Kasım sonbahar aylarıdır.

Sonbahar ayları hangileridir?

Sonbahar öğleden sonra ışığı doğayı sarı, turuncu, kırmızı, altın ve kahverengi tonlara büründürüyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English