Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sonunda"

Learn how to use sonunda in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Sonunda!
Translate from Turkish to English

Bu yılın sonunda bir ekonomik kriz olacak.
Translate from Turkish to English

Eczane yolun sonunda.
Translate from Turkish to English

O, sonunda IBM'in başkanı oldu.
Translate from Turkish to English

Sonunda bugün Cuma.
Translate from Turkish to English

Sonunda yüz yüze geldiler.
Translate from Turkish to English

Gelecek ayın sonunda on yıldır burada yaşamakta olacak.
Translate from Turkish to English

Sonunda gerçek bizim tarafımızdan öğrenildi.
Translate from Turkish to English

Sonunda gerçeği öğrendik.
Translate from Turkish to English

Dişi aslan sonunda ceylanı kovaladı.
Translate from Turkish to English

Sonunda diğer kedi yavrusunu seçti.
Translate from Turkish to English

Açlıktan ve yorgunluktan dolayı köpek sonunda öldü.
Translate from Turkish to English

Sonunda onu polise teslim etmeye karar verdik.
Translate from Turkish to English

Sonunda aklıma güzel bir fikir geldi.
Translate from Turkish to English

Sonunda bir film yıldızı oldu.
Translate from Turkish to English

Sonunda, dikkatlice geri saymaya başladılar.
Translate from Turkish to English

Sonunda onun sırasıydı.
Translate from Turkish to English

Onların tartışması sonunda berabere bitti.
Translate from Turkish to English

O, sonunda ona evlenme teklif etmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

Korkmuş bir vaziyette geçen saatlerin ardından annesi sonunda onu kurtardı.
Translate from Turkish to English

Sonunda hastaneyi boyladı.
Translate from Turkish to English

En sonunda hatasını anladı.
Translate from Turkish to English

En sonunda bu yaz İngiltere'ye gittim.
Translate from Turkish to English

Sonunda, biz, o eski püskü lokantada yemek yemeyi sona erdirdik.
Translate from Turkish to English

Sonunda kabul etti.
Translate from Turkish to English

Sonunda bir karara vardılar.
Translate from Turkish to English

Sonunda dağın tepesine ulaştılar.
Translate from Turkish to English

O sonunda İngiltere'ye geri döndü.
Translate from Turkish to English

Sonunda hastaneye gitmeden önce, Tom ağrıya birkaç hafta dayandı.
Translate from Turkish to English

İtfaiyeciler sonunda ateşi söndürdü.
Translate from Turkish to English

Annem sonunda planımızı onayladı.
Translate from Turkish to English

Annem sonunda görüşümü kabullendi.
Translate from Turkish to English

Sonunda, Almanlar geri çekilmeye zorlandı.
Translate from Turkish to English

" Olabilir miydi...? Dima merak etti. Sonunda doğru Al-Sayib aldım mı?
Translate from Turkish to English

Ken, temmuz ayı sonunda Amerika Birleşik Devletleri'ne gidiyor.
Translate from Turkish to English

Bölümün sonunda onun anlamını tahmin etmiş olacaksınız.
Translate from Turkish to English

Sonunda o, yoluna girecek.
Translate from Turkish to English

Sonunda harika bir çözüm buldum.
Translate from Turkish to English

Adalet sonunda galip gelecek.
Translate from Turkish to English

Sonunda kazanacak olan güç değil adalettir.
Translate from Turkish to English

Sonunda başaracaksın.
Translate from Turkish to English

Douglas sonunda Lincoln ile konuşmaya karar verdi.
Translate from Turkish to English

Ken, temmuz ayının sonunda Amerika Birleşik Devletleri'ne gidiyor.
Translate from Turkish to English

Hafta sonunda ne yapıyor olacaksın?
Translate from Turkish to English

O geçen ayın sonunda Paris'e gitti.
Translate from Turkish to English

Partinin sonunda, sadece iki misafir kaldı.
Translate from Turkish to English

İnsanoğlu sonunda aya ulaştı.
Translate from Turkish to English

Sonunda yurtdışına gitmek için kararını verdi.
Translate from Turkish to English

Sonunda Kuzey Kutbu'na ulaştı.
Translate from Turkish to English

Sonunda hedefine ulaştı.

Ondan biraz daha para istemek için sonunda cesaretini topladı.

Askerler kahramanca savaştılar fakat sonunda teslim olmak zorunda kaldılar.

Bir bebek olarak dört ayak üzerinde emekler, sonra iki bacak üstünde yürümeyi öğrenir, sonunda yaşlılıkta bir değneye ihtiyacı olur.

Sonunda dağın tepesine ulaştık.

Kağıdın sonunda isminizi imzalayın.

Şüpheli sonunda itiraf etmeye başladı.

Sonunda en iyisini satın almak her zaman daha ucuzdur.

Onun planı sonunda bozuldu.

Avukatın bana söylediğinin yanlış olduğu sonunda ortaya çıktı.

Onun sonunda konuşma sanatı ve mantık ile ilgili , Socrates metodunda herhangi bir anlaşmazlık örneği ile biten ikincisinin sonunda iki küçük skeç vardı.

Sonunda işim yoluna girdi.

Sonunda buluşuyoruz! Bu an için çok bekledim.

Sonunda bitti.

Tom daha önce Mary'yi John'la birlikte birden fazla ortamda görmüştü ve sonunda onların birbirlerini gördüklerini anladı.

Tom sonunda sigara içmeyi bıraktı.

Sonunda telefon kulübesini görünceye kadar koşmaya devam etti.

Tom Mary'nin sonunda nasıl Boston'da olduğu hakkında bir fikri yok.

Sonunda Tom eve vardığında neredeyse 2.30 idi.

Allaha şükürler olsun, sonunda vardılar.

Tom bu ayın sonunda kasabanın dışına taşınıyor.

Tom sonunda okul yılının bittiğine memnun.

Tom bu ayın sonunda bir konser veriyor.

Mary yıllarca Tom'un hapisaneden çıkmasını bekledi ve sonunda o serbest bırakıldığında çok mutlu oldu.

Her zaman Tom ve Mary'nin sonunda evleneceklerini düşündüm.

Tom hafta sonunda biriken işleri bitirmeyi planladı.

Sonunda görevini yaptı.

Sonunda, Birinci Dünya Savaşı resmen sona erdi.

Tom Mary'ye sonunda onu yapmadan önce kaç kez odasını temizlemesini söylemek zorunda kaldığını merak etti.

Tom'un sonunda bir ameliyata ihtiyacı olacak.

Tom sonunda bulmacayı çözdü.

Tom sonunda hoşlandığı bir iş buldu.

Tom sonunda kendi bilgisayarına ücretsiz bir veritabanı uygulamasını yüklemeyi anladı.

Tom sonunda baskıya dayanamadı ve itiraf etti.

Tom sonunda Mary ile evlenmekten vazgeçti.

Tom ve Mary, sonunda boşanmaya karar verdi.

Tom'un biraz zamanını alacak, fakat sonunda Mary'nin üstesinden gelecek.

Biraz zaman alacak, ama sonunda Tom tekrar yürüyebilecek.

Sanırım sonunda Tom parasız kalacak ve eve geri gitmek zorunda kalacak.

Sanırım Tom sonunda insanların ona davranma tarzıyla başetmeyi öğrenecek.

Sanırım Tom sonunda vazgeçecek ve onu başka birine yaptıracak.

Sanırım sonunda Tom Mary'yi kovacak.

Sanırım Tom sonunda Mary'nin onun arkasından konuştuğunu anlayacak.

Sanırım sonunda Tom Mary'nin gerçekten ondan hoşlanmadığını anlayacak.

Sanırım sonunda Tom Mary'yi yeni bir motosiklet almaya izin vermeye ikna edecek.

Sanırım sonunda Tom yakalanacak ve hapishaneye konulacak.

Sanırım sonunda Tom ve Mary evlenecek.

Sonunda, Tom yardıma ihtiyacı olduğunu fark edecek.

Ben sonunda bir sürücü belgesi aldım.

Hava sonunda sakinleşti.

Pekala, sonunda buradayız.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English