Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "sorunları"

Learn how to use sorunları in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Zenginlerin fakirler kadar sorunları vardır.
Translate from Turkish to English

Yeni hükümetin malî sorunları var.
Translate from Turkish to English

Bu hayvanın, bazı kalıtsal sorunları varmış gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Onların Yeni Zelanda'dadaki tüneller ile ilgili çok sayıda sorunları olduklarını duydum.
Translate from Turkish to English

Evlerin bodrumlarının sorunları olması muhtemeldir.
Translate from Turkish to English

Günün sosyal sorunları gittikçe daha karmaşık olma eğilimindedir.
Translate from Turkish to English

Seller, şiddetli rüzgar fırtınaları, kuraklıklar, öldürücü donlar ve hava kirliliği sorunları hepsi,ara sıra, modern toplumu etkilenmiştir.
Translate from Turkish to English

İnsanlar sorunları tartışmanın bir zaman kaybı olduğuna inanıyorlar.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary'nin bir çeşit sorunları var gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un ilgilenecek bazı sorunları var.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary ile ilgili bazı sorunları vardı.
Translate from Turkish to English

Tom'un okulda bir sürü sorunları vardı.
Translate from Turkish to English

Tom gerçekten sorunları hakkında fazla konuşmaz.
Translate from Turkish to English

Tom'un en büyük oğluyla kesinlikle sorunları var.
Translate from Turkish to English

Tom tüm sorunları için Mary'yi suçluyor.
Translate from Turkish to English

O, durmadan ailesinin sorunları hakkında konuştu.
Translate from Turkish to English

Sorunları çözülmemiş olarak bırakmamalısın.
Translate from Turkish to English

Onun sorunları var.
Translate from Turkish to English

Onların kendi sorunları var.
Translate from Turkish to English

Senin önerinle ilgili bazı sorunları işaret etmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Sağlık sorunları yaşadı.
Translate from Turkish to English

Sizin gibi aynı sorunları yaşıyoruz.
Translate from Turkish to English

Sağlık sorunları nedeniyle okulu bıraktı.
Translate from Turkish to English

Onlar evlilik sorunları yaşıyordu.
Translate from Turkish to English

Bütün sorunları tarafından depresyona girdi.
Translate from Turkish to English

Bütün o sorunları kolaylıkla çözdü.
Translate from Turkish to English

Sorunları dikkatlice düşünmeliyiz.
Translate from Turkish to English

Çevre sorunları hakkında çok şey biliyorum.
Translate from Turkish to English

Sorunları ele almalıyız.
Translate from Turkish to English

Sorunları denetimimiz altına almalıyız.
Translate from Turkish to English

Tom'un sorunları Mary'ninkilerle karşılaştırıldığında hiçbir şey.
Translate from Turkish to English

Onun büyük sorunları var.
Translate from Turkish to English

Mary'nin kendi sorunları var.
Translate from Turkish to English

Japon ekonomik sorunları hakkında biraz bilgi almak için, bu kitabı çok faydalı bulacaksın.
Translate from Turkish to English

O bütün sorunları çözdü.
Translate from Turkish to English

İşsizlik problemleri tabii ki önemli olsa da, çevre sorunları da oldukça önemlidir.
Translate from Turkish to English

Tom'un sorunları olacağını sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Onun okulda sorunları var.
Translate from Turkish to English

Ben karşıma çıkardığınız suni sorunları çözmek için hep çabaladım.
Translate from Turkish to English

Kral sağlık sorunları için tacını bıraktı.
Translate from Turkish to English

Pinochet kalp sorunları nedeniyle hastanede kalıyor.
Translate from Turkish to English

Herkesin sorunları vardır.
Translate from Turkish to English

Tom'un parasal sorunları var.
Translate from Turkish to English

Bir sorunları var.

Tom'un bazı sorunları var.

Belki de Tom'un sorunları vardır.

Herkesin zaman zaman ailevi sorunları olur.

Onun sorunları bitmedi.

Sana bütün bu sorunları yarattığım için üzgünüm.

Tom'un kesinlikle sorunları oluyor.

Tom'un kendi sorunları var.

Tom ve Mary'nin evlilik sorunları vardı.Sanırım bunu herkes biliyordu.

Erkekler nadiren sorunları hakkında konuşurlar.

Tom'un ailesinin ciddi para sorunları var.

Dünyanın en büyük sorunları; etnik milliyetçilik ve emperyalizmdir.

Şanslısın, Tom'un sorunları sende yok.

Tom'un kalp sorunları var.

Tom'un aynı sorunları vardı.

Tom'un duygusal sorunları var.

Tom'un ruhsal sorunları var mı?

Tom'un tüm sorunları çözüldü.

Tom'un psikolojik sorunları var.

Bu sorunları inceleyeceğiz.

Tom'un bazı duygusal sorunları var.

Tom'un ciddi sağlık sorunları var.

Benim işim sorunları öngörmek.

Tom'un büyük sorunları var.

Marilla'nın, akciğerleri ile ilgili sorunları vardı.

Bu dergide eğitim sorunları hakkında ilginç bir makale var.

Tom sorunları hakkında konuşmak istemedi.

Mesajları alamıyorum. Posta kutumun sorunları var.

Küçük sorunları kafaya takmamalıyız.

Tom gözlerinde bazı sorunları var gibi görünüyor.

Birbirlerini anlama sorunları vardı.

Tom'un sorunları mali değildi.

Bilim gelişirse bu tür sorunları çözebileceğiz.

Hangi sorunları buldunuz?

Okutman, kirlilik sorunları hakkında konuştu.

Tom'un bu sorunları yok.

Tom'un kesinlikle bazı sorunları var.

Sanırım evli insanların bekar insanlardan daha çok sorunları var.

Biz sorunları çözmek ve bilgiyi düzenlemek için bilgisayarlar kullanırız.

Bazı ekipman sorunları yaşıyoruz.

Tom bütün sorunları için Mary'yi suçladı.

Mary'nin kocası kendi sorunları için onu suçlamıyor.

İnsanlar her zaman tüm sorunları için başka birini suçlamak istiyor.

Tom'un yaşadığı aynı sorunları yaşıyoruz.

Tom ve Mary ikisinin de içme sorunları var.

Hem Tom'un hem de Mary'nin içme sorunları var.

Tom'un okulda sorunları var.

Tom büyük para sorunları oldu.

Son zamanlarda hafıza sorunları yaşıyorum.

Güzel insanların bile sorunları vardır.

Tom Mary ile sorunları olduğunu söyledi.

Tom'un uyku sorunları var.

Neden Tom'un her zaman para sorunları var?

Tom'un kişisel sorunları hakkında her şeyi biliyorum.

Çarpık kentleşme ve kaos pek çok planlama sorunları yaratır.

Onun solunum sorunları vardı.

Tom'un Mary ile ilgili sorunları var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English