Learn how to use stres in a Turkish sentence. Over 46 hand-picked examples.
Bazen çok sayıda sorun ve stres, işi bırakmanıza yol açabilir. Çabucak onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeniz gerekir.
Translate from Turkish to English
Öğretmenler bazen öğrencilerinin stres atmasına izin vermeliler.
Translate from Turkish to English
Her zaman stres altındayım.
Translate from Turkish to English
Kapalı bir yumruk stres gösterebilir.
Translate from Turkish to English
Her işte bir ölçüde stres vardır.
Translate from Turkish to English
Bana stres yüklemek senin hoşuna gidiyor.
Translate from Turkish to English
Tom'un bir stres topu var.
Translate from Turkish to English
Stres topları çok etkilidir.
Translate from Turkish to English
Masamda bir stres topu tutuyorum.
Translate from Turkish to English
Beni üzmeyin, fazladan stres yüklemeyin.
Translate from Turkish to English
Tom o zaman çok stres altındaydı.
Translate from Turkish to English
Stres, hayaller görmene neden oluyor.
Translate from Turkish to English
Herhangi bir stres altında mısın?
Translate from Turkish to English
Tom stres ile baş edemiyor.
Translate from Turkish to English
Japon ekonomisi büyük bir stres döneminden geçiyor.
Translate from Turkish to English
Küçük çocuklar anne-babalarının ayrılmasıyla çok büyük stres altına girebilir ve çoğu zaman da evliliğin yıkılmasının sebebi olarak kendilerini suçlarlar.
Translate from Turkish to English
Çocuklar okulda başarılı olsunlar diye çok stres altına sokuluyor, ama kendi iyilikleri için.
Translate from Turkish to English
Stres nedeniyle cildimde lekelerim var.
Translate from Turkish to English
Tom belli ki çok stres altında.
Translate from Turkish to English
Sadece biraz stres atmaya ihtiyaç duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Konuşmacı tasarruf ihtiyacı üzerinde stres attı.
Translate from Turkish to English
Yoga stres azaltmaya yardım edebilir.
Translate from Turkish to English
Stres bir katil.
Translate from Turkish to English
Stres seni gerçekten öldürebilir mi?
Translate from Turkish to English
Tom çok stres altında.
Translate from Turkish to English
Post-travmatik stres bozukluğum var.
Translate from Turkish to English
Çok stres altında bulunuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom bir kahkaha kulübüne katıldı ve onun stres seviyeleri önemli ölçüde düştü.
Translate from Turkish to English
Ben stres altında iyi performans vermiyorum.
Translate from Turkish to English
Stres günümüz toplumunda çok ciddi bir sorundur.
Translate from Turkish to English
Eğer stres altındaysam iyi uyuyamam.
Translate from Turkish to English
Noel, stres ve hediye festivalidir.
Translate from Turkish to English
Polis ve ilk yardım çalışanları, işlerinden gelen stres nedeniyle genellikle fazla içki içerler.
Translate from Turkish to English
Çok stres altındayım.
Translate from Turkish to English
Stres çarkları öğrenciler arasında popülerdir.
Translate from Turkish to English
Okullar stres çarklarını yasakladılar.
Translate from Turkish to English
Savaştan döndükten sonra birçok asker travma sonrası stres sendromu belirtileri gösteriyor.
Translate from Turkish to English
Sami'nin endişesi ailesine daha fazla stres katıyor.
Translate from Turkish to English
Oldukça stres altındayım.
Translate from Turkish to English
Hayır, burada hepimiz stres altındayız.
Translate from Turkish to English
Ali stres atmak için poligona gidip atış yaptı.
Translate from Turkish to English
İşi çok stres yapıyor.
Translate from Turkish to English
Stres atmak için internetten biraz alışveriş yaptım.
Translate from Turkish to English
İlişkide insanlar birbirinin tatili olmalı, ilave stres kaynağı değil. Hayat zaten yeterince stresli.
Hayatımı stres ve endişeler olmadan yaşamak istiyorum. Zengin ya da ünlü olmak istemiyorum, sadece mutlu olmak istiyorum.
Bu bir stres reaksiyonu.