Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "suçlu"

Learn how to use suçlu in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Her şeyi göz önüne alırsak, o suçlu olamaz.
Translate from Turkish to English

Büyük jüri onu hiçbir şeyden suçlu olmadığına hükmetti.
Translate from Turkish to English

Bildiğim kadarıyla o bir suçlu.
Translate from Turkish to English

O cinayetten suçlu bulundu.
Translate from Turkish to English

Bir şüphelinin suçlu olduğunu ispatlamak için mahkemedeki savcılar iddialarını kanıtlamak zorundadır.
Translate from Turkish to English

Şüpheli suçunu itiraf edene kadar üçüncü dereceden suçlu sayıldı.
Translate from Turkish to English

Tom'un suçlu olduğundan şüpheliyim.
Translate from Turkish to English

Onun söylediğinden onun suçlu olduğu sonucu çıkıyor.
Translate from Turkish to English

Tom suçlu bulundu.
Translate from Turkish to English

Tom suçlu bulundu ve ölüm cezasına çarptırıldı.
Translate from Turkish to English

Polis Tom'a sıradan bir suçlu gibi davrandı.
Translate from Turkish to English

Tom suçlu olmadığını savundu.
Translate from Turkish to English

Tom kendini suçlu hissetti.
Translate from Turkish to English

O suçlu bulundu.
Translate from Turkish to English

Mary onun kızına bağırmakla ilgili kendini suçlu hissetti.
Translate from Turkish to English

Köpek, ev ödevini yeme konusunda kendini suçlu hissetti.
Translate from Turkish to English

Kendimi suçlu hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Suçlu önünde sonunda yakalanır.
Translate from Turkish to English

O suçlu.
Translate from Turkish to English

Taro Ito suçlu bulundu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin suçlu olduğunu düşünüyor.
Translate from Turkish to English

Sen bana çok suçlu hissettiriyorsun.
Translate from Turkish to English

O, cinayetten suçlu değildir.
Translate from Turkish to English

Mahkeme onu suçlu buldu.
Translate from Turkish to English

Tom'un suçlu olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

O, suçlu olduğunu itiraf etti.
Translate from Turkish to English

Onun suçlu olduğu açıktır.
Translate from Turkish to English

Onun suçlu olduğuna ikna edildim.
Translate from Turkish to English

Onlar onu suçlu buldu.
Translate from Turkish to English

Ben onun hakkında suçlu hissediyorum.
Translate from Turkish to English

O suçlu ilan edildi.
Translate from Turkish to English

Suçlu ayak izleri bıraktı.
Translate from Turkish to English

Amerika'daki çoğu suçlu, uyuşturucuya bağımlıdır.
Translate from Turkish to English

Amerika'da çoğu suçlu uyuşturucuya bağımlıdır.
Translate from Turkish to English

Suçlu olduğu henüz kanıtlanmadı.
Translate from Turkish to English

Bildiğimiz kadar, o suçlu.
Translate from Turkish to English

İki suçlu hapishaneden kaçtı.
Translate from Turkish to English

Onun cinayetten suçlu olduğuna eminim.
Translate from Turkish to English

Bay Beyaz kısa sürede suçlu hissetmeye başladı.
Translate from Turkish to English

Tüm kanıtlar onun suçlu olduğunu gösteriyor.
Translate from Turkish to English

Suçlu olmadığını beyan etti
Translate from Turkish to English

Suçlu idam sehpasına gönderildi.
Translate from Turkish to English

Sürücü aşırı hızdan suçlu bulundu.
Translate from Turkish to English

Tüm sekiz tutuklu suçlu bulundu.
Translate from Turkish to English

Yalan söyleme hakkında suçlu hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Hepimiz onun suçlu olduğuna inanıyoruz.
Translate from Turkish to English

Cinayetle ilgili suçlu olduğuna inanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Sekizinden, sadece bir tanesi suçlu bulundu.
Translate from Turkish to English

Suçlu merhamet için yargıca yalvardı.
Translate from Turkish to English

Suçlu bir çocuk olarak kötü şeyler yaptı.
Translate from Turkish to English

Suçlu polis tarafından tutuklandı.

Suçlu kimliğini gizlemek zorunda kaldı.

Onun suçlu olduğuna inanmayı reddetti.

Polis, adamın suçlu olduğundan süphelendi.

Tom Mary'nin suçlu olduğuna inanmayı reddetti.

Büyük jüri onu herhangi bir suçtan suçlu bulmadı.

Onun suçlu olduğu sonucuna vardım.

Suçlu değilim.

Tom suçlu görünüyor.

Kendimi suçlu hissetmiyorum.

Bazı özel kanıtlarımız var onun suçlu oluşunu kanıtlayan.

Çalıntı mal alıp satmaktan suçlu bulundu.

Ben suçlu değilim!

Sanırım Tom suçlu.

Hâlâ biraz suçlu hissediyorum.

Tom suçlu olmadığını söylüyor.

Onun hakkında suçlu hissetmeye başlıyorum.

Tom'u suçlu bulduklarını duydum.

Sorgulandım ve sence suçlu muyum?

Bu hayatta tek suçlu ben olabilirim.

O bir suçlu değil.

Ben suçlu hissettim.

Hatalı ve suçlu görmeyin artık beni, lütfen.

Tom bir suçlu.

Belki Tom suçlu.

Biz suçlu değildik ki bizi ayırdınız.

Eğitilmemiş kimseyi suçlu bulmaya hakkınız yok.

Eğitmeden suçlu bulduysanız siz canisiniz demektir.

Suçlu kimse kaldı mı?

Siz beni hatalı ve suçlu konuma düşürmek için çok uğraşmadınız mı?

Suçlu aramıyorum bunlar biraz gerçek anlarsanız.

Ben suçlu olduğumu itiraf etmedim suçlu olduğumu sandım fakat o yaşlarda gerçekten zarar vermek istemeden bazı hatalar yapıyor insan.

Bazen söz verirsin yapamazsın bu durumda da suçlu olur muyuz?

Suçlu bulundum.

Beni suçlu bulmanızdan sıkıldım.

Onlar suçlu mu?

Tom suçlu mu?

Onların hepsi suçlu.

Sizce suçlu muydum?

Suçlu değiliz.

Siz ölümlere göz yumduysanız başka suçlu aramayın aynaya bakın.

Onun suçlu olduğu gerçeği sürüyor.

Tom suçlu değil.

Tom suçlu.

Suçlu Bob değil, onun ikiz kardeşi.

Ben'in bir suçlu olduğuna inanıldı.

Suçlu değilsin.

Suçlu değiller.

Suçlu olmadığımı bile bile beni suçlamadın mı?

Tom bir suçlu değil.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English