Learn how to use sulu in a Turkish sentence. Over 25 hand-picked examples.
Her zamanki gibi, o bir sulu gözlüdür.
Translate from Turkish to English
Sulu boya ile boyamayı seviyorum.
Translate from Turkish to English
Hindi yumuşak ve sulu.
Translate from Turkish to English
Sulu boyayı içme.
Translate from Turkish to English
Kedim yalnızca sulu yemek yer.
Translate from Turkish to English
Sulu boya ile resim yapmayı severim.
Translate from Turkish to English
Hiç kimse sulu gözlüleri sevmez.
Translate from Turkish to English
Ben zayıf sulu şeker çözeltisi hazırladım.
Translate from Turkish to English
Ben sulu boya ile boyamak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Böyle bir sulu gözlü olma.
Translate from Turkish to English
Bu biftek çok sulu.
Translate from Turkish to English
Sulu gözlü olma!
Translate from Turkish to English
Bu meyve sulu kalmana yardım edecek.
Translate from Turkish to English
Çok su içmek sizin sulu kalmanıza yardımcı olacaktır.
Translate from Turkish to English
Büyük bahçede, onlar sulu ve vitamin açısından zengin olan turunçgiller yetiştiriyorlar.
Translate from Turkish to English
Biftek sulu ve gevrek.
Translate from Turkish to English
Geçen Noelde çok lezzetli, sulu jambon yedim.
Translate from Turkish to English
Bu sulu görünüyor.
Translate from Turkish to English
Sulu yiyeceklerden hoşlanmam.
Translate from Turkish to English
Biber ve ekşi yağ ile baharatlandırılmış sulu çorbaydı.
Translate from Turkish to English
Bu çorba sulu.
Translate from Turkish to English
Ali sulu şakalardan hoşlanmaz.
Translate from Turkish to English
Oldukça sulu bir meyve.
Translate from Turkish to English
Maddenin bir numunesi sulu bir faza yerleştirildi.
Translate from Turkish to English
Mesele karabiber ve bozulmuş yağla çeşnilendirilmiş sulu bir çorbaydı.
Translate from Turkish to English