Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "tıbbi"

Learn how to use tıbbi in a Turkish sentence. Over 89 hand-picked examples.

Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Translate from Turkish to English

O bir dizi tıbbi keşifler yaptı
Translate from Turkish to English

Seçilmiş olanlar kapsamlı tıbbi ve psikolojik testlerle yüzleşmek zorunda kalacak.
Translate from Turkish to English

Bizim bebekler için daha fazla tıbbi bakıma ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Tıbbi yardıma ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Tıbbi malzemeler için acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Doktorlar tıbbi malzemeler kullanırlar.
Translate from Turkish to English

Tıbbi araştırmayla meşgul.
Translate from Turkish to English

Bilim adamı tıbbi araştırma yapıyor.
Translate from Turkish to English

Genel olarak, doktorlar ve hastaları arasındaki iletişim tıbbi tedavinin en önemli kısmıdır.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom'un tıbbi ilgiye ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Biraz tıbbi erzaklar almalıyız.
Translate from Turkish to English

Bana geçmiş tıbbi hikayeni anlatır mısın?
Translate from Turkish to English

Yabancı aksan sendromu henüz açıklanamayan, hastanın anadilini daha fazla düzgün şekilde telaffuz edemeyip yabancı bir aksanla konuşmaya başlamasıyla vuku bulan tıbbi bir durumdur.
Translate from Turkish to English

Tom'un uygun tıbbi tedaviye ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Tom'un uygun tıbbi bakıma ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Tom'un tıbbi bakıma çok ciddi şekilde ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Yaralısın ve tıbbi yardıma ihtiyacın var.
Translate from Turkish to English

Tıbbi bakıma ihtiyacın var.
Translate from Turkish to English

Acil tıbbi mücadeleye ihtiyacın var.
Translate from Turkish to English

Tıbbi malzemeye ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Tıbbi bir acil durumumuz var.
Translate from Turkish to English

Tom tıbbi bakım almak zorunda kalacak.
Translate from Turkish to English

Konsolosluk Tom için tıbbi ulaşımı düzenlemeye yardımcı oldu.
Translate from Turkish to English

Tıbbi malzemeler için acil bir ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

Solucanlar bile tıbbi araştırma için satın alındı.
Translate from Turkish to English

Bu ülkede tıbbi esrar yasaldır.
Translate from Turkish to English

Polis tıbbi konulardaki kriminal suçlamaları izlemekte isteksizdir.
Translate from Turkish to English

Tom'un tıbbi bakıma ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Tıbbi izinden sonra işine devam etti.
Translate from Turkish to English

Bu tıbbi bir acil durum.
Translate from Turkish to English

Tom tıbbi araştırma ile iştigal etmektedir.
Translate from Turkish to English

Tom'un tıbbi müdahaleye ihtiyacı olacak.
Translate from Turkish to English

O, yeşim taşının tıbbi özellikleri olduğuna inanmaktadır.
Translate from Turkish to English

Sizden herhangi birinin tıbbi yardıma ihtiyacı var mı?
Translate from Turkish to English

Jinekoloji yumurtalıklar, rahim, vajina ve göğüslerin sağlığı ile ilgilenen tıbbi uygulamadır.
Translate from Turkish to English

Tom'un tıbbi yardıma ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Bir aptala öğretmeye çalışmak ölü bir adam için tıbbi tedavi sağlamak gibidir.
Translate from Turkish to English

Tom tıbbi müdahale gerektirmiyordu.

Tom tıbbi müdahaleyi reddetti.

Tom'un derhal tıbbi mücadeleye ihtiyacı var.

Tom tıbbi tedaviyi kabul etmedi.

Onlar tıbbi malzeme getirdiler.

Tom'un tıbbi uyarı künyesi var.

Tom tıbbi yardıma ihtiyaç duyuyor.

Tom'un tıbbi kayıtlarını gördün mü?

Tom'un tıbbi tedaviye ihtiyacı yoktu.

Tom tıbbi nedenlerle kenevir kullanmaktadır.

Teleton tıbbi araştırmaları finanse etmek amacıyla para toplamak için her yıl düzenlenen bir Fransız televizyon programıdır.

Tıbbi yardım almadan ilacı değiştirmemek ya da durdurmamak önemlidir.

O tıbbi konferanslara katılır.

Tıbbi tedavi olmasaydı hasta ölebilirdi.

Tom'un tıbbi bakım alması gerekiyor.

Apne Yunancadan gelen bir tıbbi terimdir; kelimenin bire bir anlamı "nefessiz"dir.

Tom'un tıbbi tedavisi ile ilgili birkaç sorumuz var.

İnternetin aşırı kullanımı tıbbi veya psikiyatrik bir sorun değildir.

Tıbbi helikopterler çok hasta insanları hastanelere götürürler.

Tıbbi malzemeler tükeniyor.

O tıbbi tedavi sayesinde daha iyi hissediyor.

İki yaşındaki kızım için tıbbi bir muayene olmak istiyorum.

Gelişmiş tıbbi teknoloji, uzay programının yan ürünlerinden biri oldu.

Tıbbi gelişmelere karşın dış gebelik, dünya çapındaki anne ölümlerinin önemli bir nedeni olmaya devam etmektedir.

Tıbbi bakımın yüksek maliyeti hakkında birinin bir şey yapma zamanı geldi de geçiyor.

Tıbbi olarak konuşursak, sana kilo vermeni öneririm.

Kızıl Haç kurbanlara yiyecek ve tıbbi malzemeler dağıttı.

Tom için tıbbi müdahale istediniz mi?

Tom'un tıbbi bir acil durumu vardı.

Tıbbi hata, kalp hastalığı ve kanserden sonra ABD'deki üçündü önde gelen ölüm sebebidir.

Tom'un derhal tıbbi yardıma ihtiyacı var.

Yaralıları tıbbi tedavi için kilisede toplayın.

Ben bir tıbbi teknoloğum.

Kimse tıbbi tedavi istemiyordu.

İtfaiyeciler temel tıbbi yardımda bulunurlar.

Tom sık sık tıbbi konferanslara katılır.

Tom'un tıbbi yardıma ihtiyacı olacak.

Sami bir tıbbi teknisyendi.

Sami'nin tıbbi uzmanlığı vardı.

Sami Bekir tıbbi denetçidir.

Tom acil tıbbi bakıma ihtiyaç duyuyor.

Burada tıbbi atıklar için çöp var mı?

Kimin tıbbi yardıma ihtiyacı var?

Tıbbi bir ekip geldi.

Tıbbi anlamda acil bir durum olursa iletişim kurmamızı istediğiniz birisi var mı?

Göstermiş olduğunuz belirtilerden dolayı tıbbi açıdan geçici olarak izolasyon altında olmanız gerekiyor.

Tıbbi geçmişinizle ilgili birkaç soru sormamda sakınca var mı?

"Yüksek işlevli otizm", tıbbi bir terim veya tanı değildir.

Colorado eyaleti, esrarın tıbbi amaçlarla kullanılmasına izin verir.

Robert tıbbi kontrollerden geçti.

Tom'un tıbbi kayıtlarını görmek istiyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English