Learn how to use taç in a Turkish sentence. Over 24 hand-picked examples.
Kral her zaman bir taç giyer.
Translate from Turkish to English
Bir taç görüyorum.
Translate from Turkish to English
Burada bir taç var.
Translate from Turkish to English
Taç görüyorum.
Translate from Turkish to English
Dervişlik olaydı taç ile hırka, ben de alırdım otuza kırka.
Translate from Turkish to English
Kızlar çiçeklerden taç yaptı.
Translate from Turkish to English
Genç kızlar çiçeklerden taç yaptı.
Translate from Turkish to English
İlk Macaristan kralı 1000 yılında taç giydi.
Translate from Turkish to English
Napolyon'a 1804 yılında taç giydirildi.
Translate from Turkish to English
Bugün onun taç giyme günü.
Translate from Turkish to English
O, kralın başına bir taç koydu.
Translate from Turkish to English
Taç, kralların sembolüdür.
Translate from Turkish to English
Prenses kralın taç giyme törenine katıldı.
Translate from Turkish to English
Prenses altın bir taç takıyor.
Translate from Turkish to English
Taç başın üzerinde.
Translate from Turkish to English
Taç.
Translate from Turkish to English
Ali taç atışını kullandı.
Translate from Turkish to English
Ali taç atışını takla atarak kullandı.
Translate from Turkish to English
Ali uzun bir taç atışı kullandı.
Translate from Turkish to English
Ali taç giydi.
Translate from Turkish to English
O zaman Pilatus İsa'yı tutup kamçılattı. Askerler de dikenlerden bir taç örüp O'nun başına geçirdiler. Sonra O'na mor bir kaftan giydirdiler. Önüne geliyor, “Selam, ey Yahudiler'in Kralı!” diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.
Translate from Turkish to English
Herkes kral, ama taç takan yok.
Translate from Turkish to English
Bir varmış bir yokmuş, altın bir taç varmış.
Translate from Turkish to English
Taç ve değerli taş çok farklı şeylerdir.
Translate from Turkish to English