Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "taş"

Learn how to use taş in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Kuşa bir taş attım.
Translate from Turkish to English

O çocuk köpeğe bir taş fırlattı.
Translate from Turkish to English

Evin etrafında taş bir duvar vardı.
Translate from Turkish to English

Yüce Allah sonradan kaldıramayacağı bir taş yaratabildi mi?
Translate from Turkish to English

Tarihi sahne kapıcısı, Tom Skeleton, eskimiş koltuğunda oturdu, aktörlerin soyunma odalarından taş merdivenlerden yukarı gelirken dinledi.
Translate from Turkish to English

Tom gölete bir taş attı.
Translate from Turkish to English

Tom köpeğe bir taş attı.
Translate from Turkish to English

Bir kediye taş atmayın.
Translate from Turkish to English

Taş yerinde ağırdır.
Translate from Turkish to English

Camdan evlerde oturanlar başkalarının evlerine taş atmamalıdır.
Translate from Turkish to English

Tom'un diğer çocuklara taş atmayacak kadar aklı var.
Translate from Turkish to English

Kim köpeğime bir taş fırlattı?
Translate from Turkish to English

O bir taş aldı.
Translate from Turkish to English

O kırmızı bir taş aldı.
Translate from Turkish to English

O, köpeğe bir taş attı.
Translate from Turkish to English

Kafasına bir taş çarptı.
Translate from Turkish to English

Ona taş fırlatmamasını söyledim.
Translate from Turkish to English

O, gölete bir taş attı.
Translate from Turkish to English

Bu taş kaldırmak için çok ağır.
Translate from Turkish to English

O, büyük bir köpeğe taş attı.
Translate from Turkish to English

Çocuk köpeğe bir taş attı.
Translate from Turkish to English

Cam evlerde yaşayan insanlar taş fırlatmalılar.
Translate from Turkish to English

O, bir taş aldı.
Translate from Turkish to English

Çocuk bir taş attı.
Translate from Turkish to English

Bu taş beş ton çeker.
Translate from Turkish to English

O, havuza bir taş attı.
Translate from Turkish to English

Sonunda, değerli taş onun ellerindeydi.
Translate from Turkish to English

Çocuk kurbağaya bir taş fırlattı.
Translate from Turkish to English

Çocuk kediye bir taş fırlattı.
Translate from Turkish to English

Bu taş benim hareket ettiremeyeceğim kadar çok ağır.
Translate from Turkish to English

Bu taş benim kaldıramayacağım kadar çok ağır.
Translate from Turkish to English

Bu taş onun iki katı kadar çok ağır.
Translate from Turkish to English

Taş, Kağıt, Makas
Translate from Turkish to English

Protestocular polise taş attı.
Translate from Turkish to English

Tom bir taş aldı ve Mary'ye fırlattı.
Translate from Turkish to English

Birçok tren eski taş tünelden geçmektedir.
Translate from Turkish to English

Keşke bir taş olsam.
Translate from Turkish to English

Bir taş yüzmez.
Translate from Turkish to English

Taş Devri kalıntıları keşfedildi.
Translate from Turkish to English

Ayakkabımda bir taş var.
Translate from Turkish to English

Arkadaşın dememiş miydi “Ummadığın taş baş yarar.” diye?
Translate from Turkish to English

Ummadığınız taş başınızı yardı mı?
Translate from Turkish to English

Bir deli kuyuya bir taş atıyor ne var ki aklı başında yüz adam onu çıkaramıyor.
Translate from Turkish to English

O bir taş gibi sessiz kaldı.
Translate from Turkish to English

Taş, kâğıt, makas.
Translate from Turkish to English

Taş, makası ezer. Makas, kağıdı keser. Kağıt, taşı kaplar.
Translate from Turkish to English

Taş kalpliler bile gözyaşlarına boğulabilirler.
Translate from Turkish to English

Tom bir taş aldı ve onu Mary'ye attı.
Translate from Turkish to English

Tom şişeye taş attı, onu vurdu ve onu kırdı.
Translate from Turkish to English

Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
Translate from Turkish to English

Başımıza taş ve kurbağa yağma olasılığı sence nedir?
Translate from Turkish to English

Oğlan bir taş atıyor.

Yardım edeceksen et, etmeyeceksen yoluma taş koyma.

Yoluma taş koymaktan vazgeçmelisin.

Eski taş ocağı şimdi popüler bir yüzme yeridir.

Nehre taş atma!

Eşkıyanın bastığı köyde taş üstünde taş kalmadı.

Tom ağaca bir taş attı.

Senin bu taş kalbini kim yumuşatabilir?

Bir şey kesin; ummadık taş, baş yarabilir.

Taş, su, hava somut birer varlıktır.

Öğrenciler bu oyunu, profesyonellere taş çıkarttıracak kadar mükemmel oynadılar.

Bir kez, taş devriydi.

Taş ağırdır.

Taş, kağıt, makas oynayalım mı?

Hiç kargalara taş attın mı?

Tom bir taş aldı ve onu attı.

Onun yoluna taş koymak istemedik.

Biri Tom'a bir taş attı.

O bir taş ocağında boğuldu.

Tom bana bir taş attı.

Taş üzerinde yazılı bir şey vardı ve onlar bunun ne olduğunu çözmeye çalıştılar.

"Yuvarlanan taş yosun tutmaz" bir atasözüdür.

Triton'un, taş ve buz karışımı olduğu düşünülür. Yüzeyinin sıcaklığı -245 Celsius derecedir ve azot ve metandan oluşan ince bir atmosferi vardır.

Sırça köşkte oturanlar başkalarına taş atmamalılar.

Köpeğe taş atmayın.

Şehrin on mil batısında bir taş ocağı var.

Artık taş devrinde yaşamıyoruz.

Kargalara hiç taş attın mı?

Attığın taş, ürküttüğün kuşa değmez.

Taş kalpli olduğunu düşünüyorum.

Bu ekmek bir taş kadar sert.

Taş oyununda yüz bir, okeyden daha zordur.

Tom kuşlara taş atıyor.

Kalbimin yerinde şu an bir taş var.

Kedileri, köpekleri, çocukları ve bebekleri hiç sevmem, ben taş kalpliyimdir.

Attığın taş bir gün kendi kafanı yarar.

Biri ona taş attı.

Biri onlara taş attı.

Nehre taş atmayın.

Taş o kadar ağırdı ki hiç kimse onu kaldıramadı.

Tom eğildi ve bir taş aldı.

Bazı insanlar taş atmaya başladılar.

Onlar korkudan taş kesilmişlerdi.

Tom oyuncak ayıları, kartpostal ve pulları, eski paraları, taş ve mineralleri, trafik plakaları ve jant kapaklarını yani kısacası hemen hemen her şeyi toplar.

Ben kargalara taş atıyorum.

Uzaktan bakıldığında taş bir insan yüzü gibi görünüyor.

Tom değerli bir taş çaldı ve onu rehin bıraktı.

O taş düşürüyor mu?

Orası, doğduğum yerden sadece bir taş atımı uzaklıkta.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English