Learn how to use taşınmak in a Turkish sentence. Over 76 hand-picked examples.
Tom Boston'a taşınmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Taşınmak için ailesini hazırladı.
Translate from Turkish to English
Tom Boston'a taşınmak istediğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Taşınmak zorundasın.
Translate from Turkish to English
Boston'a taşınmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
Tom Boston'a taşınmak istiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin yaşadığı yer olduğu için Boston'a taşınmak istedi.
Translate from Turkish to English
Antartika'ya taşınmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Kırsala taşınmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom Boston'a taşınmak zorunda olduğunu anladı.
Translate from Turkish to English
Ben gerçekten Boston'a geri taşınmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Planları değiştirdim. Taşınmak şu anda çok pahalı olur.
Translate from Turkish to English
Boston'a taşınmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom taşınmak ve kendine ait bir yer bulmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin Boston'a taşınmak istediğini biliyordu.
Translate from Turkish to English
Buraya taşınmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Gerçekten Boston'a geri taşınmak istiyorsun, değil mi?
Translate from Turkish to English
Elimizden gelen kısa sürede Boston'a geri taşınmak zorundayız.
Translate from Turkish to English
Boston'a taşınmak zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English
Taşınmak istemedi.
Translate from Turkish to English
Neden buradan taşınmak istesin ki?
Translate from Turkish to English
Tom, yeni dairesine taşınmak için yardım almaya mecbur.
Translate from Turkish to English
Artık taşınmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom daha büyük bir eve taşınmak istiyor.
Translate from Turkish to English
1894 yılında maddi sorun tekrar ivedi oldu. Küçük ailesiyle birlikte, doktor Grodno'ya taşınmak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Tom taşınmak istemiyor.
Translate from Turkish to English
Tom taşınmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Gerçekten Boston'a taşınmak istiyor musun?
Translate from Turkish to English
Boston'a taşınmak istemediğinden emin misin?
Translate from Turkish to English
Tom Boston'a geri taşınmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Liisa Markku'nun taşınmak zorunda olduğuna karar verdi.
Translate from Turkish to English
Tom Boston'a taşınmak zorunda değil.
Translate from Turkish to English
Umarım Tom Boston'a taşınmak zorunda değil.
Translate from Turkish to English
Ben Avustralya'ya taşınmak isterim.
Translate from Turkish to English
Biz taşınmak istemiyoruz.
Translate from Turkish to English
Tom ayın sonuna kadar apartman dairesinden taşınmak zorunda.
Translate from Turkish to English
Tom buraya taşınmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye Boston'a taşınmak istediğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Daha önce yaşadaığım apartmana geri taşınmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Ben taşınmak zorunda kalacak mıyım?
Translate from Turkish to English
Sen taşınmak zorundasın.
Translate from Turkish to English
Boston'a taşınmak zorundayız.
Translate from Turkish to English
Biz Boston'a taşınmak istiyoruz.
Translate from Turkish to English
Avantajları ve dezavantajları düşünüp taşınmak zorundayız.
Translate from Turkish to English
Tom Boston'a taşınmak istemiyordu.
Translate from Turkish to English
Ben Boston'a taşınmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom, Boston'a taşınmak istemiyor.
Translate from Turkish to English
Boston'a taşınmak niyetindeyim.
Translate from Turkish to English
Washington'a taşınmak için hazırlıklar yapılması gerekiyordu.
Keşke Avustralya'ya taşınmak zorunda olmasak.
Ev fiyatlarının çok yüksek olmadığı bir yere taşınmak istiyorum.
Kiranın bu kadar yüksek olmadığı bir yere taşınmak istiyorum.
Daha küçük bir yere taşınmak giderleri azaltacaktır.
Bu sıkışık odadan elimden geldiğince çabuk taşınmak istiyorum.
Boston'a taşınmak istedim.
Tom buraya taşınmak istedi.
Tom buraya taşınmak istemedi.
Tom taşınmak zorunda kalacak.
Tom buraya taşınmak istemiyor.
Tom Boston'a geri taşınmak istedi.
Tom Boston'a geri taşınmak istemedi.
Ben taşınmak istemiyorum.
Boston'a geri taşınmak istiyorum.
Sami taşınmak istiyordu.
Sami, Kahire'ye taşınmak istiyor.
Tom bana Boston'a taşınmak istemediğini söyledi.
Buraya taşınmak istemiyorum.
Ümraniye'ye taşınmak için can atıyorum.
Avustralya'ya taşınmak istedim.
Avustralya'ya taşınmak zorundayım.
Tom başka bir şehre taşınmak istedi.
Sonunda taşınmak zorunda kaldılar.
İstediğin ülkeye taşınma imkânın olsa nereye taşınmak isterdin?
Yeni bir yere taşınmak istiyorum. Her gün aynı manzaraya bakmaktan sıkıldım.
Yanni, Cezayir'e taşınmak zorunda kalmaktan nefret ediyordu.
Boris, Mars'a taşınmak istiyor.