Learn how to use tadını in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Karpuzun tadını severim.
Translate from Turkish to English
Para harca ve hayatın tadını çıkar!
Translate from Turkish to English
Çıkarabilirken hayatın tadını çıkarın.
Translate from Turkish to English
Ben domatesin tadını sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
Cömert davet için teşekkür ederiz fakat misafirliğin tadını kaçırmak istemiyoruz.
Translate from Turkish to English
Bu anın tadını çıkarmalısın.
Translate from Turkish to English
Birlikte şarkılar söylemenin tadını çıkardık.
Translate from Turkish to English
Yüzmenin tadını çıkardık.
Translate from Turkish to English
Seyahatin tadını çıkarın.
Translate from Turkish to English
Ben yüzmenin tadını çıkardım.
Translate from Turkish to English
Tatilinizin tadını çıkarın.
Translate from Turkish to English
Tatilin tadını çıkardın mı?
Translate from Turkish to English
Biz gölde yüzmenin tadını çıkardık.
Translate from Turkish to English
Gel benimle birlikte karın tadını çıkar.
Translate from Turkish to English
Biraz boş zamanım olduğunda ben her zaman klasik müzik dinlemenin tadını çıkarırım.
Translate from Turkish to English
Uzun tatilin tadını çıkaralım.
Translate from Turkish to English
Soğanın tadını sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
Burada kalışınızın tadını çıkardığınızı umuyorum.
Translate from Turkish to English
Üşüttüğüm için, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.
Translate from Turkish to English
Üşüttüğümde, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.
Translate from Turkish to English
Domatesin tadını sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
Sakız tadını kaybetti.
Translate from Turkish to English
Sadece onun tadını çıkar.
Translate from Turkish to English
Edinburgh'un tadını çıkar!
Translate from Turkish to English
Anın tadını çıkarmalısın.
Translate from Turkish to English
Tom bunun tadını çıkarıyor.
Translate from Turkish to English
Biranın tadını sever misin?
Translate from Turkish to English
Günün tadını çıkar.
Translate from Turkish to English
Şu anın tadını çıkarmak varken, geçmişini düşünüp üzülme.
Translate from Turkish to English
Küçük kız kardeşim süzme peynirin tadını sevmez.
Translate from Turkish to English
Boş günlerinizin tadını çıkarın.
Translate from Turkish to English
Çalışmayı bitirdikten sonra, birlikte konuşmanın tadını çıkardık.
Translate from Turkish to English
O devam ederken gençliğin tadını çıkarın.
Translate from Turkish to English
Turunun tadını çıkardın mı?
Translate from Turkish to English
Bari tadını çıkarayım.
Translate from Turkish to English
Tadını çıkar!
Translate from Turkish to English
Mentollü sigaraların serin tadını seviyorum.
Translate from Turkish to English
Herkes yolculuğun tadını çıkarıyordu.
Translate from Turkish to English
Tom, rahatlayıp hayatın tadını çıkarmayı bilmiyor.
Translate from Turkish to English
Hayatın tadını çıkar.
Translate from Turkish to English
Tatil günlerinin tadını çıkarıyor musun?
Translate from Turkish to English
Bunun tadını çıkaralım.
Translate from Turkish to English
Tom biranın tadını sevmediğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Ben doğanın tadını çıkarmak için buraya geldim.
Translate from Turkish to English
Erkek kardeşim deniz kestanesinin tadını sevmez.
Translate from Turkish to English
Konukların birçoğu fazla kalıp tadını kaçırdı.
Translate from Turkish to English
Kelebeklerin kahkahasını dinleyebilen biri, bulutların tadını da bilir.
Translate from Turkish to English
Bir kez kumarın tadını alırsan, onu bırakmak zordur.
Translate from Turkish to English
Boş zamanının tadını çıkardı.
Translate from Turkish to English
Onun tadını çıkarmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Onun tadını çıkarmanı istemiyorum.
Birlikte yolculuğumuzun tadını çıkardım.
Uzun hafta sonunun tadını çıkardığını umuyorum.
O gösterinin tadını çıkarıyorum.
Hadi! Sana yenilginin tadını göstereceğim.
Allahın sana verdiğini almalısın ve tadını çıkarmalısın.
Nehirden gelen serin esintinin tadını çıkardık.
Geçmişi unutun. Dünle karşılaştırıldığında, bugünü daha çok seviyorum. Bunun sebebi anın tadını çıkarmaya çalışıyorum, bu kadar.
Tom ve Mary birlikte sakin bir anın tadını çıkardı.
Tatilinin tadını çıkardığını umuyorum.
Burada dağ yürüyüşleri ve temiz havanın tadını çıkarıyoruz.
Anın tadını çıkarın!
O iyi bir manzaranın tadını çıkarmak için üst katta bir oda kiraladı.
Bizim uzun ve soğuk bir kışımız var ama bunun nasıl tadını çıkaracağımızı biliyoruz.
Bulutlar olmasa güneşin tadını çıkaramayız.
Tuzlu karamelin eşsiz tadını severim.
Şu anın tadını çıkar.
İnsanlar özgürlüğün tadını çıkardı.
Bu anın tadını çıkarmak istiyorum.
Bunun tadını çıkarmaya çalışmak istiyorum.
Hafta sonunun tadını çıkarıyor musun?
Kar gelmeden yumuşak havanın tadını çıkarın.
Onun boş zamanlarında, o yüzme ve tenisin tadını çıkarır.
Hiçbir şey eğlencenin tadını kaçırtamaz.
Neden bunun tadını denemiyorsun?
Yavaş ye. Yemeğinin tadını çıkar.
Onlar ülkede sağlıklı bir yaşamın tadını çıkarıyor.
Boston'da zamanımın tadını çıkardım.
Domatesin tadını beğenmiyorum.
Limonun tadını beğeniyor musun?
Ben alkolün tadını beğenmiyorum.
Ben mantarların tadını severim.
Yaşamın tadını çıkar!
Güzel manzaranın tadını çıkarmak için fazla hızlı sürdük.
Bunun tadını çıkarmalısın.
Küçük şeylerin tadını çıkar!
Ben oyunun tadını çıkaracağım.
Bunun tadını sevmiyorum.
Japonya savaştan beri refahın tadını çıkarıyor.
Çocuklar kampa gittiğinde, ilkel bir şekilde yaşamanın tadını çıkarıyorlar.
Hava müsait olursa, biz güzel manzaranın tadını çıkaracağız.
Mario, şeker elmasının tadını tercih eder.
Bu ılık havanın tadını çıkarıyorum.
Gerçekten doğru sorularının tadını çıkarıyorum.
O, denizin altında yeni bir hayatın tadını çıkardı.
Yakında buradaki yiyecek ve içeceğin tadını çıkarmak için geleceksin.
Tom gerçekliğin değişmiş algısından acı çekmiyor. O onun tadını çıkarıyor.
Dışarı çıkın ve serin esintinin tadını çıkarın.
Yeni arabanın tadını çıkar.
Emekliliğinizin tadını çıkarın.