Learn how to use tahta in a Turkish sentence. Over 57 hand-picked examples.
Termitler tahta yer.
Translate from Turkish to English
Tahta sandalye pahalıdır.
Translate from Turkish to English
Marangozlar tahta keserler.
Translate from Turkish to English
Bu masa tahta.
Translate from Turkish to English
Balıkçı kendini yüzen bir tahta vasıtasıyla kurtardı.
Translate from Turkish to English
Tahta kim geçecek?
Translate from Turkish to English
Benim bir tahta tarağım var.
Translate from Turkish to English
Bu tahta bir tarak.
Translate from Turkish to English
Tahta ne kadar kalın?
Translate from Turkish to English
Tahta kuruları evleri yok ediyor.
Translate from Turkish to English
Tahta doğramayı severim.
Translate from Turkish to English
Tahta yüzer.
Translate from Turkish to English
Bu bir tahta taraktır.
Translate from Turkish to English
Tahta bir masam var.
Translate from Turkish to English
Metal, kağıt ve tahta tabaklar satarız.
Translate from Turkish to English
Tahta yanıcıdır.
Translate from Turkish to English
Tahta döşemede uzandı.
Translate from Turkish to English
Ben bir tahta kaşık almak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Senin yaşın epeyce eski herhalde. Memlekette kara tahta kaldı mı? Artık yeşil ve beyaz.
Translate from Turkish to English
Bana tahta kalemi lazım.
Translate from Turkish to English
Bu tahta bir masa.
Translate from Turkish to English
Tom bir tahta parçası aldı ve onunla Mary'ye vurdu.
Translate from Turkish to English
Çıplak gözle zor görülebilecek bir tahta kıymığı, Tom'un parmağında çok sancılı bir enfeksiyona neden oldu.
Translate from Turkish to English
Tom beyaz tahta üzerine adını yazdı.
Translate from Turkish to English
Bir kara tahta, siyah olmak zorunda değildir.
Translate from Turkish to English
Tahta bacaklı ve cam gözlü bir anne geliyor.
Translate from Turkish to English
Bu ev terk edilmi. Bütün pencereler tahta çakarak kapatılmış.
Translate from Turkish to English
O, kraliçe Elizabet'in tahta çıkışının ellinci yıl dönümü için bir hediyeydi gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Kırık cam tahta kaplandı.
Translate from Turkish to English
Atuqtuaq balina yağını tahta kutuya koydu.
Translate from Turkish to English
Kim tahta çıkacak?
Translate from Turkish to English
Tom pencereleri tahta çakarak kapattı.
Translate from Turkish to English
Tom pencereleri tahta çakarak kapatıyor.
Translate from Turkish to English
Orada uykuya daldı ve o uyurken, onun tahta ayakları yanmaya başladı. Yavaş yavaş, çok yavaş, onlar karardı ve küle döndü.
Translate from Turkish to English
Amcamın cam gözü ve tahta bacağı vardır.
Translate from Turkish to English
Tahta profesörün arkasındadır.
Translate from Turkish to English
Tahta yaklaşık iki metre uzunluğundadır.
Translate from Turkish to English
Dükkan sahipleri pencerelerini tahta çakarak kapattılar.
Translate from Turkish to English
Tahta kaşıklar çok uzun süre lavaboda bırakılırsa küflenmeye başlar.
Translate from Turkish to English
O tahta çıkacak.
Translate from Turkish to English
Prens tahta geçti.
Translate from Turkish to English
Bir zamanlar bir tahta parçası vardı.
Translate from Turkish to English
Korsanın bir tahta bacağı var.
Translate from Turkish to English
Oğlanın tahta üzerinde bir kimyasal denklemi çözmesi istendi.
Translate from Turkish to English
Bu orkestrada tahta nefesli çalgı bölümü çok iyi değil.
Translate from Turkish to English
Tahta nefesli çalgılar uyum içinde çalıyorlar.
Translate from Turkish to English
Tahta nefesli çalgıların birlikte çalması gerekiyor.
Translate from Turkish to English
Sami tahta bir sopa ile Leyla'yı dövdü.
Translate from Turkish to English
Ateşe biraz daha tahta koyabilir misin lütfen?
Eskiden gıda maddelerini koymaya yarayan tahta kaplara külek denirdi.
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, ama saray ahır olur.
Brezilya'dan aldığım tahta bir tarağım var.
Satrançta tahta üzerinde aynı konum üç kez oluşursa oyun berabere biter.
Sadece tahta çubuklar kullanarak ateş yakmayı biliyor musun?
Bu kara tahta eski.
Siyah tahta ile tebeşir mi yoksa beyaz tahta ile marker mi, esas sorumuz tam olarak bu.
Tom'un tahta bacağı var.