Learn how to use takılıp in a Turkish sentence. Over 18 hand-picked examples.
Dikenli telin altından sürünerek geçtiğinde, pantolonuyla takılıp kaldı.
Translate from Turkish to English
Tom ve Meryem dün geceki partide birbirlerine takılıp duruyorlardı.
Translate from Turkish to English
Tom ayağı takılıp düşmemeye çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Tom ayağı takılıp düşmemek için çok çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Neye takılıp tökezledim?
Translate from Turkish to English
Tom bir şeye takılıp düştü.
Translate from Turkish to English
Onu oraya koyma. Biri takılıp düşebilir.
Translate from Turkish to English
Koşmaya başlamasından sonra beş dakika olmamıştı ki bir kayaya takılıp düştü.
Translate from Turkish to English
Takılıp düşmemeye çalışıyorum.
Translate from Turkish to English
Burası dün takılıp düştüğüm yer.
Translate from Turkish to English
İpek ipe takılıp düştü.
Translate from Turkish to English
Geçmişe takılıp kalma, geleceğin hayalini kurma, ruhunun tüm dikkatini bu ana ver!
Translate from Turkish to English
Bazen zordur yaşamak. Nefes almak bile güç gelir insana. Bir kuşun kanadına takılıp gitmek istersin uzaklara. Bazen güzel bir söz tutar seni ayakta. Bir sırdaşının sıcak gülümsemesi bağlar insanı hayata, birde iki kelime kalır dudaklarında. İyi ki varsın.
Translate from Turkish to English
Tom'un gömleği çiviye takılıp yırtıldı.
Translate from Turkish to English
Stefan ve Amelia mutfakta takılıp şarap içtiler.
Translate from Turkish to English
Kekelediğimizde beynimiz takılıp kalır.
Translate from Turkish to English
Takılıp kaldığında ne yaparsın?
Translate from Turkish to English
Takılıp düşebilirdim.
Translate from Turkish to English