Learn how to use takımda in a Turkish sentence. Over 71 hand-picked examples.
O, açık ara farkla takımda en iyi oyuncudur.
Translate from Turkish to English
Tom bizim takımda kurtarma vuruşu yapar.
Translate from Turkish to English
Keşke o bizim takımda olsa.
Translate from Turkish to English
Bizim takımda en iyi oyuncudur.
Translate from Turkish to English
Tom takımda olsa bile, o sadece yedek kulübesinde bekler.
Translate from Turkish to English
Neden bu takımda futbol oynayamıyorum?
Translate from Turkish to English
Bu takımda olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Ben senin bizim takımda olmanı istiyorum.
Translate from Turkish to English
Takımda olmayı hak etmiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom benimle aynı takımda.
Translate from Turkish to English
Kim takımda?
Translate from Turkish to English
Tom takımda.
Translate from Turkish to English
Takımda "ben" yok.
Translate from Turkish to English
Onlar seni takımda istemiyor.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary aynı takımda değil.
Translate from Turkish to English
Tom onların onun takımda kalmasına izin vereceklerinden emin değildi.
Translate from Turkish to English
"Tom bizim takımda mı?" "Hayır, o öteki takımda."
Translate from Turkish to English
Tom ve onun erkek kardeşi aynı takımda oynuyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin takımda olmasını istiyor.
Translate from Turkish to English
Diğer takımda olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Sizler aynı takımda mı oynuyorsunuz?
Translate from Turkish to English
Dan gibi bir idiotun bu takımda yeri yoktur.
Translate from Turkish to English
Tom'un bizim takımda olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English
Tom neden takımda değil?
Translate from Turkish to English
Bizim takımda başka kim var?
Translate from Turkish to English
Ben bir takımda oynamayı sevmem.
Translate from Turkish to English
Onları takımda istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Biz aynı takımda değiliz.
Translate from Turkish to English
Keşke Tom'la aynı takımda olsam.
Translate from Turkish to English
Tom takımda bile değil.
Translate from Turkish to English
Ben takımda olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom neden hala bu takımda?
Translate from Turkish to English
Tom takımda olduğu için şanslı.
Translate from Turkish to English
Bizim takımda olman konusunda heyecanlıyız.
Translate from Turkish to English
Tom'a bizim takımda sahip olduğumuz için çok şanslıyız.
Translate from Turkish to English
Bizim takımda Tom ile büyük olasılıkla kazanacağız.
Translate from Turkish to English
Tom'u bizim takımda istemiyoruz.
Translate from Turkish to English
Tom'a bizim takımda sahip olmak istiyoruz.
Translate from Turkish to English
Bizim takımda Fransızca konuşamayan bazı arkadaşlarımız var.
Translate from Turkish to English
Tom mavi takımda ve Mary kırmızı takımda.
Translate from Turkish to English
Tom, takımda sahip olduğumuz en iyi oyunculardan biridir.
Translate from Turkish to English
Tom artık takımda değil.
Translate from Turkish to English
Tom takımda değil.
Translate from Turkish to English
Sen takımda mısın?
Translate from Turkish to English
Zaten takımda mısın?
Translate from Turkish to English
Tom'un eskiden bu takımda olduğunu biliyor muydunuz?
Translate from Turkish to English
Tom gerçekten takımda olmak istiyor mu?
Translate from Turkish to English
Sen takımda değil misin?
Translate from Turkish to English
Zaten takımda değil misin?
Translate from Turkish to English
Tom'u takımda görmek hoşuma gidiyor.
Translate from Turkish to English
Tom takımda değildi.
Translate from Turkish to English
Tom benimle aynı takımda değildi.
Translate from Turkish to English
Hâlâ takımda mısın?
Tom ve Mary aynı takımda değiller.
Tom takımda en iyi oyuncu olduğunu biliyordu.
Tom hâlâ takımda.
Tom benimle aynı takımda değil.
Tom seninle aynı takımda değil mi?
Gerçekten takımda olmak istiyor musun?
Tom artık takımda olmadığını söyledi.
Teknik direktör, Ali'nin mutlaka takımda tutulmasını istedi.
Ali hangi takımda oynuyor?
Ali futbola hangi takımda başladı?
Takımda sen-ben olmaz.
Ali yönetimden Timur'un mutlaka takımda tutulmasını istedi.
İkinci yarı takımda diri kalan sadece Ali'ydi.
Tom'la aynı takımda değiliz.
Bu takımda olmaktan gurur duyuyorum.
Takımda daha iyi çalışırım.
Takımda yaşça en küçük üçüncü kişi benim.
Tom artık rakip takımda.