Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "takıp"

Learn how to use takıp in a Turkish sentence. Over 16 hand-picked examples.

Tom parti için ona verdiği kolyeyi Mary'nin takıp takmayacağını merak ediyordu.
Translate from Turkish to English

Mürettebat takıp çıkartılabilen modül kullanarak su altı aracına girebilir.
Translate from Turkish to English

Son elli senedir canını dişine takıp çalışıyor! Kendini tükenmiş hissetmesi çok normal!
Translate from Turkish to English

Tom yeni bir kadınla tanıştığında yaptığı ilk şey onun bir alyans takıp takmadığını görmek için kontrol etmektir.
Translate from Turkish to English

Tom'un bir alyans takıp takmadığını fark etmedim.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin bir alyans takıp takmadığını fark etmedi.
Translate from Turkish to English

Tom şapkasını takıp çıktı.
Translate from Turkish to English

Ali sevinçten zil takıp oynadı.
Translate from Turkish to English

Şapkasını takıp dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English

Radyoyu fişe takıp açtı.
Translate from Turkish to English

Radyoyu fişe takıp çalıştırdı.
Translate from Turkish to English

Barfiks demirine kol askısı takıp karın kası çalıştım.
Translate from Turkish to English

Acilde serum takıp EKG çektikten sonra taburcu ettiler.
Translate from Turkish to English

Cihazda açma kapama düğmesi olmadığı ve her seferinde fişe takıp çıkarmak istemediğim için kendi kablosunu arapuarlı kabloyla değiştirdim.
Translate from Turkish to English

Bu aralar mouselardan tut kettlelara kadar olur olmadık her şeye RGB takmak moda olmaya başladı. Yakında kıyafetlere de takıp insanları yolda öyle dolaştırmaya çalışırlarsa şaşmayacağım.
Translate from Turkish to English

Avamın cehaletini kafana takıp canını sıkma.
Translate from Turkish to English