Learn how to use tarafına in a Turkish sentence. Over 36 hand-picked examples.
Isı odanın her tarafına elektrik sobasıyla yayıldı.
Translate from Turkish to English
Sol tarafına uzan.
Translate from Turkish to English
Belgelerin yığınını eşit şekilde böl, ve onları birer birer odanın her iki tarafına koy.
Translate from Turkish to English
Tom caddenin her iki tarafına da park edebilirsiniz diyor.
Translate from Turkish to English
Yangın evin her tarafına yayıldı.
Translate from Turkish to English
Ann nehrin karşı tarafına yüzdü.
Translate from Turkish to English
Bilgisayar kadınların sol tarafına yerleştirildi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary ile ilgilenmediğini söyledi fakat o her zaman onun bulunduğu odanın tarafına doğru bakıyor gibi görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Tom odanın öbür tarafına yürüdü ve pencereyi açtı.
Translate from Turkish to English
Suya atladım ve nehrin diğer tarafına yüzdüm.
Translate from Turkish to English
Tom havuzun sığ tarafına doğru köpekleme yüzdü.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin kanepeyi odanın diğer tarafına taşımasına yardım etti.
Translate from Turkish to English
Bardağın dolu tarafı daha güzel gözükür. Boş tarafı ise adı üstünde "boş". Dolu tarafına bakmanı rica edeceğim senden.
Translate from Turkish to English
Tom suyun öbür tarafına baktı.
Translate from Turkish to English
Tom bizi botuyla nehrin karşı tarafına taşımayı önerdi.
Translate from Turkish to English
Arabam caddenin karşı tarafına park edilir.
Translate from Turkish to English
Tom'u ikna ederek kendi tarafına çekmek bariz bir girişimdi.
Translate from Turkish to English
Herkes ne olup bittiğini görmek için aceleyle geminin diğer tarafına gitti.
Translate from Turkish to English
O, siyasi yelpazenin sol tarafına yönelir.
Translate from Turkish to English
Şartların olumlu tarafına bakalım.
Translate from Turkish to English
Çatallar tabağın sol tarafına gidecek ve bıçaklar sağa gidecek.
Translate from Turkish to English
Çatalları tabağın sol tarafına ve bıçakları sağ tarafa koy.
Translate from Turkish to English
Tom kanalın öbür tarafına yüzdü.
Translate from Turkish to English
Beni nehrin diğer tarafına götürün lütfen.
Translate from Turkish to English
Nehrin karşı tarafına yüzmeye çalıştım.
Translate from Turkish to English
Kırık cam yolun her tarafına dağılmış durumda.
Translate from Turkish to English
Tom elbiselerini evin her tarafına bırakıyor.
Translate from Turkish to English
Tom nehrin diğer tarafına yüzdü.
Translate from Turkish to English
Tom odanın diğer tarafına doğru yürüdü.
Translate from Turkish to English
Nehrin diğer tarafına yüzmen ve geri dönmen ne kadar sürdü?
Translate from Turkish to English
Arap yağı bol bulunca bir tarafına sürermiş.
Translate from Turkish to English
Pencere de yap, boyu yukarıya doğru bir arşını bulsun. Kapıyı geminin yan tarafına koy. Alt, orta ve üst güverteler yap.
Translate from Turkish to English
Masanın öbür tarafına geç.
Translate from Turkish to English
Sokağın iki tarafına da park edebileceğimizi söylüyor.
Translate from Turkish to English
"Sokağın diğer tarafına gitmeliyiz." "Buradan geçmek yasak. Bir sonraki trafik ışığında geçmeliyiz."
Translate from Turkish to English
Yanni, Cezayir'in öbür tarafına gitmek istiyor.
Translate from Turkish to English